oldukça ilginç bir hadisedir. bu insanlarla da sıkça karşılaşırsınız hayatta.
zamanında her günaha bulandıktan sonra Allah'ın lütfuyla tövbe eder ve Allah'ın dilediği yolda yürümeye başlarlar. şimdi, buraya kadar çok güzel.
ama tövbe ettikten sonra bir aşırılık bir keskinlik vardır.
kimsenin hatasına günahına tahammül edemez. kızar, öfkelenir, lanetler okur. yapmaz, yıkar.
yaftalar, sınıflandırır vs vs.

bu oldukça ilginç bir durumdur.
kendisi de benzer şeyleri yapıp yaşadıktan sonra doğru yola dönmüştür ama başkalarının da Allah'ın lütfuyla doğruya dönebileceğini düşünmez.
ben de bir zamanlar öyleydim demez. yanlıştaydım demez. arayıştaydım demez. bataklığa batmıştım demez.
Allah lütfetti kurtardı, onları da kurtarabilir demez.

bilakis..
vurur da vurur.

hz. ömer'in ara ara geçmiş günahlarına ağlamasını hatırlamak gerekiyor bazen!

not:
bu yazıda hiç kimse geçmişiyle yargılanmamıştır.
zira insan beşer şaşar. eyvallah.
ama kraldan çok kralcılığın lüzumu yoktur.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar