kırmızı oda

bir sakin şŸarkısı.

bir kırmızı oda düşŸle
yerde uzanmışŸ
duvarda isimsiz yıldız
nasıl yaşŸlanmışŸ
niye tanıdık olsun ki bunca fazlalık
ne yaratmaz ki istese
korku başŸımda

bir yalnızlık sesisin
ah kahretsin
her yerimde batmışŸ
ağŸrılar birden
kalktım baktım ve sabah


"ah kahretsin" vurgusu pek hoşŸtur.
devamını gör...
bir tv dizisi.
psikiyatrist gülseren budayıcıoğlu’nun klinikte karşılaştığı vakalardan yola çıkılarak ekrana getirilen seri.

psikoterapinin normalliği ve iyileştiriciliğine, ihtiyaç duyulması halinde ilaç ve görüşme desteğinin birlikte sağlanmasıyla iyi sonuçlar alınabildiğine, çift terapisine vurgu yapmasının faydalı olduğunu düşünüyorum. paylaştıkça hafifleme mesajı veriyor izleyiciye, insan insanın acısını alır diyor.
kurgu olması sebebiyle gerçeklikten çok uzak tarafları da göze çarpmakta. duyguları yüzünden ayna gibi okunan ve masa başında oturan bir terapist, terapistin hediye kabul etmesi, görüşme odasında içilen çaylar-kahveler, görüşmenin ortasında açılan kapılar, danışanların direncinin koltuğa oturur oturmaz kırılıvermesi... izleyicinin de bir görüşmeye başlaması halinde beklentisini yanlış yönlendirecek özellikler gibi duruyor.

bununla birlikte bu dizi tutar mı, tabi ki tutacaktır. çünkü dram severiz biz. duvarımızın ardında o hayatlar var belki de, haberimiz bile yoktur. öyle ekrandan izlerken hayretleniveririz, ‘vay be ne hayatlar var’.
devamını gör...
alalecele geçtiğim ilk öğrenci evinde odaların duvarları kırmızıydı. lan dedim nereye geldik. ev arkadaşlarım o ana kadar gayet normal kişilerdi ama o duvarları gördükten sonra çaktırmadan başka bi gözle baktım. dedim acaba bizi mi kesecekler. sonra öğrendim ki daha önce oturan manyak boyatmış. lanetli evdi kesin çünkü patates kızartması yaparken mutfağı yakmıştım tül perde hep tutuşmuştu. alışmam baya uzun sürmüştü. bu da böyle bi anımdır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar