gülben ergen eşine palto tutarken fotoğraflanmış... yorumlar, yorumlar... bilemem reklam yapmış, yapmamış, ama bence gayette iyi yapmış...
eski terbiyede misafirin mantosunu giydirmek, terlik vermek ‘buyur’ eder etmez ayakkabıları düz döndürmek, el yıkamaya gidince havlu tutmak, evin kızının mutlaka yapması gereken işler ve saygı göstergesiydi...

beylerine hizmeti saygılı bir vazife olarak kabul eden bunu bir aşağı kalma gibi görmeyen, beyi eve gelme saatlerinde evine çeki düzen verip yemeğin altını tam dakikasında söndüren eve geliş saati yaklaştıkça yüreği hem hasret hem de sorumluluk duygusuyla heyecanla çarpan hanımların varlığıyla terbiye olurdu kız çocukları... eşlerimiz hayat arkadaşımız, eğer o mükâfatı görsek inşallah; ebedi arkadaşımız...

bir arkadaş grubunu evine misafir ederken ne yapacağını şaşıran, hürmette kusur etmeyen yanlış, bir kelam edip gönlünü incitmekten korkan, arkadaşlığımız bozulur diye ödü kopan bir hanımın hayat arkadaşı eşine daha fazla hürmet göstermesine velev ki paltosunu giydirmekle olsun, niye tuhaf tepkiler veriliyor?

yeni hayat şartlarında ailesinden uzakta olan genç hanımların, beylerinden yardım istemesini bir ihtiyaç, bir zorunluluk olarak nasıl görüyorsam, hanımların beylerinden beklentilerinin hürmet ve saygılarında nakise meydana getirecek seviyede olmamasını o kadar savunuyorum...

çünkü bizim medeniyetimiz teavün ve fazilet esasları üzerine yükselir. istismar ve menfaat çekişmelerinin sahteciliğinden uzaktır...

galiba hep kızların nasıl nazik, kibar anlayışlı bir koca bulacakları üzerine çok kafa yormaktan, kızların beylerine karşı nasıl nazik edepli hürmetli olması gerektiğini ıskalar olmuşuz.

tabii ki kızları ille de beylerinize palto tutacak terbiyede yetiştirin demiyorum. ama o tutumdaki saygı emarelerinden bîhaber ve hatta tepkili olmaktan kız kısmısına da bir fayda gelmiyor diyorum. saygı ve terbiye okumalarından geçmek çok tahsil görmüş olmaktan daha evladır, eşin sevgisine giden yol belki de dualarla uğurlarken o paltoyu tutmaktan geçiyordur... kabul etmese de hoşuna gider, gitmez mi diyorum da.

yanlış mı diyorum?

(bkz: zeynep çakır)
(bkz: yeni asya)
devamını gör...
aynını erkekler de yapacaksa mesele olmayacak hadise.

hatta bir tık artırıp ayağımı yıkarsa ben de onunkini yıkarım diyorum. ciddiyim. muhabbet karşılıklı bir şey sonuçta.

edit: lafim bazi abilere batmis olmali. niye ki acaba. siz kadin paltoyu tutunca mutlu oluyorsunhzda kadin yaninda mutlu olamaz mi. eee tabi din erkek egosuna hizmet ediyor da diyemiyorsunuz siz onu.
devamını gör...
islam; kadını eşine karşı hürmet ve muhabbetle, erkeği de kadınına karşı muhabbet ve merhametle mükellef kılmıştır, fıtrat da bunu gerektirir.
devamını gör...
sanırım babam anlatmıştı hülya koçyiğit gece geç vakitte hemen hemen her zamanki ki kumardan dönen eşine kapıyı açar,paltosunu alır ve karnının aç olup olmadığını sorarmış.
şimdi bizim islamiyeti yaşayan hanımlarımız işten elinde ekmekle geleni bile böyle karşılamıyor!

küçükken o kadar çok havlu tuttum,o kadar çok babamın çayına şekerini attım,abdest aldırıp ayaklarını kuruladım ki hesaplasam ömrümde ciddi yer teşkil eder.
şimdi eşime hürmeten havlu tutayım desem tutturmuyor,vicdanen rahatsız oluyor,lavobanın hemen dibinde ayak havlusu var e onu da yapamıyorum,zaten yüzü için havlu tutturmayı vicdan yapan o güzide insan ayaklarını hayatta kurutturmaz. çayını da şekersiz içiyor.
velhasılı kelam onca baba eğitimi boşa gitti yaf sözlük,hepi topu montunu tutacağım ona da çoğu zaman müsaade etmiyor.
kendimi hiç kullanılmamış hissediyorum,yaf sözlük niye böyle yapıp psikolojimi bozuyor,ben nasıl sevap point toplayacağım Allahım yarabbim.
devamını gör...
erkek mutfakta yemek yapınca eşi memnun oluyorsa, kadın da palto tutabilir.
yetiştiren anne ben ezildim kızım ezilmesin deyip ateş etmeye hazır yetiştirdiği bir kız değil palto tutmak kirlisini yıkarsa öpsün başına koysun.
devamını gör...
edep, saygı, merhamet için yapılabilecek bir hareket.

ancak bazı erkekler var ki eşlerinin onların hizmetçileri olduğunu düşünürler. elbette ki ev işleri kadının sorumluluğundadır ama bu durum kocaya hürmeti gösterir.

hürmeti hakeden bir kocayada yapılması lazımdır.
devamını gör...
ahmakça bir kız yetiştirme taktiği. ahmaklık şurda; kıza terbiye diye öğretilen şeyin sonucunun kocaya palto tutmak gibi basit bir sonuca ulaşması. bunun için terbiyeye bile gerek yok çünkü. kıza katrede boğulmayı değil okyanusu aşmayı öğretin. ufkunu açın. paltoyu tutmakmış hadi lan!!
devamını gör...
kızları, eşlerine rağmen oynaş tutacak karaterde yetiştirmeden bin kat iyidir bu terbiye, evet. kızlarınız patronuna palto tutsun; hocasına tutsun, arkadaşlarına tutusun, dayısına tutsun, bir tek kocasına palto tutmasın. aman... kıyamet kopar!

gelen kadın olmaya gelmiyor ki. anasının babasında başaramadığını yapmaya geliyor. koca'dan, kazık yediği sevgilisinin rövanşını almaya geliyor.

yazıklar olsun.
devamını gör...
paltoyu tutmak sadece bir terbiye metodunun en ince tezahürlerinden biri olan en estetik hareketlerdendir.

palto tutup terbiyeslik yapanla palto tutmayıp terbiyesizlik yapmayanlar tez, palto tutup terbiyesizlik yapmayanla palto tutmayıp terbiyeszlik yapan antitez; sonuç palto tutup tutmamak bir kültürel terbiye biçiminin tezahürüdür ve bir insanın komple terbiyesiyle ilgisinin kurulup kurulamayacağı daha fazla bilimsel mukayeseye muhtaçtır.

mühim olan tezin ilk kısmını alıp; aman ya kalbi temiz bir kız olmanın bunla ilgisi yok sonucuna hemen avlanmamak.

ekseriya bu zokaya çok geliyoruz.

ideali erkeğin aman canım ne gereği var zahmet etme kıvamıyla hayır içimden geliyor sana böyle yardımcı olmak arasında bir yerde olabilir. tabi kurallaşan şeylerin etrafında çok şey döner.

ama bunlara kafa yormanın manası yok, dedik ya önemli olan kalp temizliği. şekilcilik değil.

yani bir de kadının, bir erkeğin gayet rahat yardımsız yapacağı bir şeye terbiye edilerek erkekte hizmet beklentilerini artırma, kadının hizmet eden pozisyonuna sabitlenmesine bir sembol bağlamında konuşulabilir bu.

ama dedik ya bunca lakırdıya gerek yok, ilk satırlardaki kıyas biçimi ile gelenek her daim azar azar yıkılabilir.

a kültürel yaşayış biçiminin kötü sonuçları, b kültürel yaşayış biçiminin iyilikleri eşittir b harika.

palto tutmayan ne kötü kadınlar duydum ben, şaşırtmadılar beni, palto bile tutmuyorlardı.

palto tutup edepli görünen ne kadınlar duydum şaşırttılar edepsizlikleriyle.

paltoyu aşıyor olay. olay başka. şaşırmak iyi midir, belki.
devamını gör...
beyler de eşlerinin emeğine saygı duyarak yetiştirilirse neden olmasın ki? böyle küçük detaylar eşler arası samimiyeti artırır gibi geliyor bana. birbirine muhabbetle bağlı eşlerde kadın paltoyu tutar erkek de Allah razı olsun, sağol derse kadın bunu yapmaktan gocunmaz zaten. ama her şey karşılıklı işte.
devamını gör...
gogol'un paltosunu öğretmek daha hayırlıdır. erkekler de kendi paltosunu giymeyi öğrensinler, ha bunu yapmayı başaramayacak denli yeteneksizlerse de evlenmesinler. bilim bu konuda onları anlayışla karşılayacaktır, üzülmesinler.
devamını gör...
bir terbiye ölçütü olarak palto tutmak... derdinizi seveyim. herkes paltosunu kendi giysin rica edeceğim. nezaket bu göstermelik hareketlerle olacak şey değil.
devamını gör...
kız çocuğu eğitip birey olarak yetiştirmek yerine bir adama halayık yetiştirmekle eşdeğer iş.
tabi buna terbiye denmiyor buna beyin yıkayıp kişilik haklarının istismar edilmesine yol açmak denir. kız babası olarak bunu düşünenin evladına acırım.
devamını gör...
bunu eziklik, kölelik olarak görenlere şunu soruyorum. bu başlık "erkekleri eşlerine hizmet edecek terbiyede yetiştirmek" olsaydı yine köle, asalak, birey olamamış diyecek miydiniz? ben söyleyeyim asla demeyecektiniz. çünkü işinize gelmiyor. amacınız kadınları zulümden kurtarmak değil kadınları üstün kılmak. çocuk bakmak kadının görevi değil, evi çekip çevirmek kadının görevi değil, temizlik yapmak kadının görevi değil, yemek yapmak kadının görevi değil. peki nedir kadının görevi? 7/24 gezip tozup bütün işleri erkeğe kitlemek mi? kadın eğilip bir toz kaldırsa köle oluyor, erkek dünyayı kadının önüne yığsa erkeğin görevi oluyor. madem bireysiniz, bireycilikten hoşlanıyorsunuz, bireycilik mutlu etsin sizi. niye evleniyorsunuz?

böyle böyle anlayıştan uzak, yumurta kırmaktan aciz ve bunu zavallılık olarak gören kibir fıçısı sözde ponçik prensesler yetişiyor. söylenen her şeye "banane. kendin yap" diyorlar, her şeyi ve herkesi kendine hizmet edecek zannediyorlar. ondan sonra iş boşanmaya gidiyor. aileler de "benim kızım prenses" deyip üstüne tüyü dikiyor. bu devrin erkekleri evlenmemekte haklı kardeşim. böyle en ufak jesti bile hakaret olarak gören kibir abidesi biriyle evlenip ne yapacaksın? şimdi olayı palto tutmak zannedenler olacak. mesele o değil, değil. mesele en ufak şeyi bile kendine hakaret olarak görmek. kibrinden burnunun tavana değmesi. mesele her türlü fedakarlığı karşıdan bekleyip kendinin hiçbir şey yapmak istememesi. böyle biriyle ömür geçer mi?

ek: tanımda açıkça söylediğimi düşündüm ama yetmiyor. kastettiğim "palto tutmaları gerekli" değil. şakalaşma veya muhabbet amacı dışında palto tutulmasını istemek kibir alametidir zaten. karşı çıktığım şey kocaya yapılan en ufak bir şeyin bile kölelik olarak nitelendirilmesi. bu ister palto tutmak olsun, ister yemek yapmak olsun, hatta isterse "teşekkür ederim" bile demek olsun. *
devamını gör...
kızları eşlerine palto tutacak terbiyede yetiştirmek bir şey olabilir; ancak bunun değerini bilecek erkek yetiştirmek de mühim. günümüzde iki türün de çok çok az olduğunu görüyoruz. sebebini tahammülsüzlüğe ve başka seçeneklerin varlığına üzülerek bağlıyorum. bir insanla ömür geçirme kabiliyetimizi yitiriyoruz. bu korkunç bir şey.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar