konfeksiyon atölyesi

pek bilinmez gençlik arasında. art arda dizilmişŸ çin malı makinalar hepsinin başŸında oturan kenar mahallelerin sessiz kızları. o makineden o makineye koşŸturan -bir makineden çıkan malı öbür makineye götüren- mütemadiyen kafası 3 numaraya vurulmuşŸ, elleri çuvala mal doldurmaktan ve çuval taşŸımaktan nasır tutmuşŸ ufak çocuklar. biri bendim o ufak çocuklardan. yaz tatillerinin vazgeçilmez mekanı konfeksiyon atölyesi. sürekli açık olan ve değŸişŸtirildiğŸi takdirde kavga çıkmasına sebep olan arabesk parçalar çalan damar bir radyo kanalı.

`zaman geçmek bilmiyor seni görmediğŸim an
dünyam cennet oluyor benim olduğŸun zaman

sevgini yıllar boyunca saklayacağŸım inan
aşŸkını ömür boyunca yaşŸayacağŸım inan`

öğŸle yemeğŸinden önce ve akşŸama doğŸru verilen 15 dakikalık aralar, demlenen çay, hiç bitmesin istenen sigaralar, kenar mahalleli konfeksiyoncu kızların evlilik hayalleri ve masum yüzleri. yaşŸamayan pek bilmez konfeksiyon atölyesini ayrı bir işŸleyişŸi vardır, makine gibi çalışŸan sigortasız insanlar vardır içinde. işŸ saati bitince saatlerce ayna karşŸısında üstündeki ipleri temizleyen konfeksiyon atölyesinin kızları vardır. hayaller vardır konfeksiyon atölyelerinde. siyaset, kültür, ekonomi bilinmez konfeksiyon atölyelerinde. evde yatan yatalak babanın bugün keyfinin iyi olup olmadığŸı düşŸünülür. küçücük iğŸne deliğŸinde kalakalır konfeksiyon atölyesi kızlarının gözleri. ayrılmak bilmez ufacık delikten. kimsenin aklına sığŸmayacak umutları geçirirler ipin zor geçtiğŸi bir iğŸne deliğŸinden.
devamını gör...
yarım gün çalışıp öğle tatilinde eve kaçıp bi daha geri dönmediğim yer.hem çabuk olup hem de düzgün iş çıkarman beklenir.okumak istemeyen her tük evladını üç beş gün çalıştırmanın şart olduğu mekan.
devamını gör...
en damardan şarkıların yüksek sesli dinlenildiği ve radyodan istek parçaların, mesela orhanâ´ların, müslümâ´lerin istenildiği yerdir. karanlık ve rutubetlidir. ancak arabeskle direnilebilir.
devamını gör...
okumak isteyen genç kızların korkulu rüyası* ve sinirli babaları söyledikleri her sözün kahraman mekanıdır..

- ders çalışmassan haydee yallah konfeksiyon atölyesine
- kız okumassan önce konfeksiyon atölyesine sonra da kocaya vercem seni
- kız bu notlar ne böyle düzeltmessen.. neyse neresi olduğunu biliyon sen..

+ baba yazın çalışıp para biriktirmek istiyorum
- konfeksiyon atölyesine gidersin kızım tanıdıklarım var
+ o tanıdıklarından adam gibi bir işveren yok mu?
- !!??!!

(bkz: based on a true story)
devamını gör...
daha okula bile başlamadığım günlerde ortasında harıl harıl yanan sobaya ufacık ellerimle kömür taşımaya başladığımda tanıştım onla. annem dayıma bu çocuğa böyle işler yaptırma daha çok ufak demişti. dayım bu zorlukları yaşasın ki ilerde ne zorluklar çekildiğini unutmasın demişti. hala kulaklarımda çınlar bu söz. yıllar geçtikçe o ufacık konfeksiyon atölyesi de ben de büyüdüm. ortacılık yaptığım sağa sola elbise taşıdığım, elbiselerin üzerinde kalmış ipleri temizlediğim, temiz elbiseleri paketlediğim, evden getirdiğim içinde ucuz peynir bulunan yarım ekmeğimi yediğim günler gözlerimin önünden geçiyor şimdi. ve alt katlardan gelen bu şarkı sevipte kavuşamayanlara gelsin anonsu hala kulaklarımda çınlıyor. tanım mı? konfeksiyon atölyesi hayat okullarından sadece biridir ve sadece yaşayanlar bilir.
devamını gör...
seri şekilde hazır giyim eşyası dikilen atölye. bugüne kadar sağlam bir tv dizisine konu olmaması handikap. bilenler bilir en entrikalı aşkların döndüğü meslek koludur konfeksiyonculuk. bugün kurumsal yerlerde hasıl olan vardiyalı aşkların doğduğu yerdir.
devamını gör...
millet atölye der ama varoşlarda adı konfeksiyondur. her tür ve ırktan insanın sabah 8 akşam 7 arası çalıştığı kurumsal kültürü olan yapıdır. yazları çocuklar sokaklarda boş gezmesin diye çalışırlar. önce ortacı olarak başlarsın daha sonra istidadına göre ustabaşı tarafından erkeklerde singer kızlarda overlok makinası ile taltif edilirsin, rütbe atlamış sayılırsın (tabi yazlık çocuklar hep ortacıdır), 10 ve 4 çay paydosunda makinacı abi ve ablalarla takılırsın. daha sonra iş kompleci (tüm makinaları kullanabilen kişi) veya ustabaşı olmaya kadar gider.

dinkledikleri müzik ile ün yapmıştır konfeksiyonlar. sabahleyin 8-10 arası millet kendine gelsin uykusu açılsın diye önce süper fm.den pop müziği dinlenir. 10-1 arası koyu arabesk dinlenir. çalışanlar müslümcü, ferdici ve orhan babacı olarak kategorize olmuştur. senin adamının şarkısı çıkmışsa masaya vurur ve açın ulan şunun sesini dersin. efkarına efkar katarsın. öğleden sonra 2-4 arası istek yayını yapan bi radyo açarsın orada karışık müzikler eşliğinde çalışmaya devam edersin. 4-7 arası akşam vakti ise gene arabeske devam eder ve mesaiyi hitama erdirirsin.

unutmadan birde geceleme olayı vardır dillere destan olan. işler acele ve belli bir vakte kadar yetişmesi gerekiyorsa işler bitene kadar mesai yaparsın ve iş bitince eve gidersin. bu da çoğu zaman sabaha doğru olur. bu durumlarda full arabesk dinlenir. efkar artar. sigara ve çaylar birbirini takip eder. herkes eski sevgilisini veya bir anısını düşünür. yoksa vaktin geçmeyeceğini bilir.

itiraf etmeliyim ki hayatımın güzel ve çok özel günleri geçti o konfeksiyonlarda, birçok farklı insan ve hayatları tanımama vesile oldu. önlerinden geçince eski hatıraları anımsarım. iyi ki çalışmışım derim.
hayatımda en çok hayali oralarda kurdum..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar