kur'an-ı kerim okumak

düşünmek ve anlamak için okunması gereken, yaratıcımızın bunun için bize bıraktığı mucizesi.

dini, hurafelerden ayırmak için ve özellikle peygamberin sünnetine tâbi olmak isteyenler için öncelikli okunması gerekendir.
devamını gör...
"şeytanın izlerini silebilen ve kalbi etkileyen tek ilaç kur'an'dır. kur'an ilacının yararlı ve etkili olabilmesi için kalbin manevi sıkıntı ve hastalıklardan boşaltılması gerekir."

(ibn-i kayyım el-cevziyye)
devamını gör...
arapça harflerin telaffuzdaki sesini çıkarmak veya akıldan geçirmek değildir. manasının zihne yansımasıyla mümkün olan bir eylemdir. bazen roman okurken dalar gideriz ve bir bakarız ki birkaç cümleyi okumuşuz ama aklımız başka yerde. hemen geri döner o cümleleri okumamış varsayarak tekrar okuruz. çünkü gözle takip edilen, dil ile telaffuz edilen kelimelerin manaları zihinde oluşmuyorsa o okumak değildir.

bana göre kur'an okumak için de onu anlamak gerekir. bunun için iyi derecede arapça bilmek en güzeli. bunu bütün müslümanların yapabilmesi imkansız olduğu için iyi derece arapça bilen insanların açıklamalarını yani tefsirleri okuyarak bir bakıma kur'an okumuş oluruz. bir bakıma diyorum çünkü aynı şey değildir elbet. buna mahkum ve muhtacız. Allah kur'an'ı anlamamız ve hayatımıza uygulamamız için vahyetti. biz de her harfine 10 sevap var deyip arapça sesleri telaffuz edersek amaca hizmet etmiş olmayız.

kur'an-ı kerim'de altı yerde 'kur'anen arabiyyen' ifadesi geçer. birçok kaynak bunu gerekçe göstererek kur'an'ın arapça okunması gerektiğini söyler. kur'an'ın arapça inmesi nasıl bir gerekçe olabiliyor, bu nasıl mantıksal bir bağdaştırma, gerekçelendirmedir hala anlayamadım.

kur'an'ı başka dillere çevirinde tam manası karşılanamıyor. ama buna mahkumuz, yani tam olarak anlamı karşılanamıyor diye hiçbir şey anlamamaya devam etmek mi evla? mecbur dilimize çevrildiği kadarını anlayacağız veya arapça öğreneceğiz.
devamını gör...
kur'an-ı kerim okumak mushafı yüzünden okumaktır.meal veya tefsir okumak kur'an okumak değildir. insanların yazdıkları kelimeleri okumak ilahi kelimeleri okumakla nasıl eşdeğer tutulabilir? öncelikle anlamamız gereken kur'an'ın mahluk olmadığıdır.yani kur'an yaratılmış bir varlık değildir.kur'an Allah'ın kelam sıfatının tecellisidir.bu sebeple kelamullah diyoruz. yaratılmış olmak bir noksanlık belirtisidir.bir varlığa muhtaç olmaktır. Allah yaratılmışlara benzemediğinden yani noksan sıfatlardan münezzeh olduğundan o'nun kelamı da noksan sıfatlardan münezzehtir. çünkü o keyfiyetsiz bir varlıktır ve o'nun kelamı da keyfiyetsizdir burada keyfiyetsiz demek herhangibir varlığa muhtaç olmadan var olan anlamındadır. tekrar etmek gerekirse kur'an Allah'ın kelam sıfatının tecellisi olduğundan vahy olunduğu şekliyle kutsaldır. meal ve tefsir kitapları insanlar tarafından insanların cüz'i akıllarının ve icmalarının neticesinde yazıldığından Allah'ın vahy ettiği kelimelerle bir tutulamaz. tutulursa küfre girilmiş olur maazallah.

bizim meal ve tefsir okumaktan maksadımız kur'an'ı anlamaktır. kur'an okumak ile kur'an'ı anlamak farklı şeylerdir birbirlerine karıştıramayız. kur'an okumak farklı bir ibadet kur'an'ı anlamaya çalışmak farklı bir ibadettir. bunların birbirleri yerine kullanılması anlam karmaşasıdır.ancak bu iki ibadet birbirinin tamamlayıcısıdır.

müzzemmil suresinin 4. ayetinde kur'an'ı tertil üzere okuyun buyrulmaktadır.diyanet mealinde bu ayet "kur’an’ı tane tane, hakkını vererek oku." şeklinde çevrilmiş ve diyanet tefsirinde de "“tane tane, hakkını vererek oku” diye çevirdiğimiz fiilin masdarı olan tertîl, sözlükte “bir şeyi güzel bir şekilde sıralamak, dizmek, açığa çıkarmak ve açıklamak” anlamlarına gelmektedir. burada kur’an’ın açık ve düzgün bir şekilde, tane tane ve yavaş yavaş, mânası üzerinde düşünerek okunması kastedilmektedir. bu şekilde okumak kur’an’ı anlamaya ve mânalarını düşünmeye daha elverişli olduğu için yüce Allah böyle okunmasını emretmiştir. hz. peygamber’in kur’an’ı, harflerinin hakkını vererek ağır ağır okuduğu rivayet edilir (ibn kesîr, vııı, 276)." şeklinde zikredilmiş.

şifa tefsirinde müzzemmil suresinin 4. ayeti şu şekilde tefsir edilimiş : "veya (yarısının) üzerine artır, kur'ân'ı açık, tane tane ve
güzel oku."kur'ân'ı tertil üzere oku." hz. aliye sorulmuş! "ya ali! tertil üzere okumak nedir? bize anlatır mısın?" denilmiş.hz. ali; "kur'ân-ı kerim'in harflerini tecvid kaidelerine göre ve durak yerlerini bilerek okumak," buyurmuş. yani peygamberimizin ağzından nasıl çıkmışsa öyle okumaya çalışmak. yeterli mi? değil. "durak yerlerini bilerek okumak" demek manasını anlayarak okumak demektir.
bizim bu gün okumakta olduğumuz mushaflarda durak yerleri belirtilmiştir. mim, ta, cim, za, sad duraklan gibi. bunları secavendi koymuştu. daha önce bunlar yoktu. o zamanlar durak yerlerini bilmek için mananın bilinmesi gerekiyordu. Allah (c.c) kur'ân-ı kerim'i manasını bilerek okumamız gerektiğini bu ayeti kerimeyle ifade ediyor. günümüzde insanlarımız şöyle sorular soruyorlar. "namaz kılarken iki rekat mı, üç rekat mı kıldım şaşırıyorum.veya iki rekat namazda 10 defa esniyorum, bu kabul olur mu?" bunun temelinde, okumakta olduğumuz ayet-i kerimelerin manasını düşünmemek yatmaktadır. dilimiz namaz sureleri diye bilinen surelere, alıştığı için otomatik olarak "allahû ekber" diyerek başlıyoruz, sonunda da "esselamu aley-küm verahmetullah" diyerek namazı bitiriyoruz. kalıbımız namazda ama kalbimiz ise işinizde oluyor. şair öyle diyor: , leb zikirde, gönül fikri cihanda arada kaldı subha-i mercan mütereddid. adamın mercandan yapılma tesbihi varmış, onunla zikir yapıyormuş. ancak dili Allah, Allah diyor ama gönlü ise başka yerde dolaşıyor. bunu önlemenin yolu, namazda okuduklarımızı düşünerek okumamızdan geçiyor. "onlar kur'ân'ın hakkını vererek okurlar" ayetinin manası abdullah ibn. abbas'a sorulmuş, o da şöyle cevap vermiş. "harflerin mahrecine dikkat ederek okumak, manasını anlayarak okumak, anladığı mana ile amel etmektir." biz bu üçüne dikkat edersek, kur'ân okumanın hakkını vermiş oluruz. kur'ân'ın iniş gayesi bizim bu dünya hayatımızı düzenlemektir. öyle olunca okuyup, anlayacak ve anladığımızı hayatımıza tatbik edeceğiz."

yanlış,hatalı ve yanıltıcı kelam etmekten Allah'a sığınırım.ettiysem de Allah'tan affımı diliyorum. en doğrusunu Allah bilir.
devamını gör...
her müslümanım diyenin yapması gerekendir. kur'an-ı okumayın sadece anlayın tane tane tekrar okuyarak gerekirse.
ben çok kitap okudum ama kur'an okurken hiç olmadığı kadar yavaş okuyup bitirdim çok daha iyi öğrenim diye .
bazı inanmayan kişilerin sabah akşam dini karalamaktan başka bir şey yaptıklarına bakmayın.
kur'an insana iyi olmayı çalmamayı , haramdan, zinadan daha bir çok kötü şeyden uzak durmayı emrediyor.böyle bir kitap okunur, yol göstergesi olarak belirlenir.

kur'an da peygamber efendimizin bile sadece bir uyarıcı ve müjdeleyici olduğunu (( kehf sûresi, âyet 110) daha fazlası olmadığı belirtilirken. peygamberimize kimseden bir ücret isteme benim mükafatımı Allah verir diye belirtilmesine rağmen. interneten peygamberimizin evine bakın ne bir saray ne başka bir uçuk bir şey.tek katlı ufacık bir ev . isteseydi en iyi sarayları yaptırırdı.
günümüzde ise birbirinden 5 para etmez kişilerin eteğini öpüp mehdim efendim diyen müslümanlar var. bir de bu üç kağıtçılar dünya para topluyor .azıcık beyninizi kullanın her sakallıyı ermiş sanmayın.kur'an ı anlaya anlaya okursanız doğru yolu görürsünüz. Allah ile aranıza yalancı aracıları koymayın sadece kur'an olsun.
devamını gör...
kur'an'ı kerim'i indirildiği gibi arapça okumak ibadettir. nasıl ki hasta olan bir insan ilaç aldığında, bu ilaç hasta olan bölgeyi bulur ve tedavi eder, aynı şekilde kur'an-ı kerim ayetleri de manen hasta olan ruhumuzda ki yaraları bulur ve tedavi eder.( büyüklerden bir zatın tasviriydi fakat zatın ismini de cümlenin aslını da hatırlamıyorum)
isrâ suresi 82. ayet;
''biz kur’an’dan öyle bir şey indiriyoruz ki, o müminler için bir şifa, bir rahmettir; zalimlerin ise sadece ziyanını arttırır.'' buyurur.
kur'an-ı kerimi anlayıp hayatımıza tatbik etmek ise yaşama gayemiz, dünya ve ahiret saadetinin anahtarı.
devamını gör...
3 ihlas okuyup 1 hatim sevabı kazanmak varken...

şaka şaka...

ramazanda, cenazelerde ve mezarlıklarda muhakkak okunmalıdır!

başlığı uplayan arkadaşın da dediği gibi " arapçasından okumalıyız" meal, tefsir, anlam bunların bir kıymeti yok. anlamasan bile arapça'dan okumak; işin hakkını vermek, her harfine 10 sevab kazanmaktır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar