kur'an-ı kerim

diğer bütün kitapların sadece kendisini daha iyi anlamak için okunabileceği el-kitâb.
şu büyük kainat kitabının ezeli bir tercümesi.. yaratılış ayetlerini okuyan çeşitli dillerin ebedi tercümanı.. şu gayb ve şehadet kitabının müfessiri.. zemin ve gökte gizli ilahi isimlerin manevi hazinelerinin keşşafı..
hadiselerin satırları altında gizlenmiş hakikatlerin anahtarı.. görünürler aleminde görünmezler ve bilinmezler alemlerinin dili..
devamını gör...
başlı başına bir mucize, bir harikadır. kitapların en mukaddesi, en doğrusudur kur'an. hissederek okunduğu vakit insanı başka diyarlara götürür. daimi bir huzur içinde bazen korkutur, bazen neşe doldurur. anlatılamaz duyguların kitabıdır kur'an. okunmalı, okutulmalıdır.
devamını gör...
milyarlarca insana rehberlik eden Allah kelamı. hz muhammed zamanında insanlığa inmiş olup, geleceğe dair umutlu bakmamızı sağlayan, yer yüzünün ışığı. asla eskimeyecek yapısı ile zamanın çok ötesinde.
devamını gör...
bilimsel olmak gibi bir zorunluluğu yoktur.
bilimsel birtakım gerçeklerden söz edebilir. ama bu kitap bir biyoloji ya da kimya kitabı değildir.
evet, inanmak teslimiyetçiliktir.
boyun eğmek ve bu boyun eğişten gocunmamaktır. isyan çok kolay itaat çok zordur. inanmak zor olanın peşinden gitmektir. inanmak, elimizde hiçbir delili bulunmayan kavramlar için kullanılan bir kelimedir. apaçık görünen bilinen birşey için inanmak tabiri kullanılmaz. dağlara inanıyor musunuz? yağmura, aya, güneşe inanıyor musunuz? gibi bir soru duydunuz mu hiç?
Allah'ın kuran'da vadettiği kavramlar (kıyamet, mahşer, cennet, cehennem) gerçekleştiğinde artık inanmak söz konusu olmayacaktır. inanmanın bir anlamı da olmayacaktır zaten.
inanmak ve iman bu dünyanın kavramlarıdır.
zor olan ve sınanandır.
üstelik bu kitabın hiçkimsenin kendisine inanmasına ihtiyacı da yoktur aslında. müslümanlar özgüven eksikliğinden midir yoksa materyalistleri kafalamak için midir bilinmez kurandaki herşeyi bilimselleştirme çabasına girişmişlerdir.

gelgelelim bu kitabı inanılır kılmak için çabalamak ve bilimsel temellendirmelere kalkışmak kimi zaman komik durumlara yol açmış ve kitabın ciddiyetine zarar verir hale gelmiştir.

mesela kitapta domuz eti kesin bir dille yasaklanmıştır. kimi ilahiyatçılar sanki kendilerinden böyle birşey talep edilmiş gibi "domuz eti haramdır çünkü domuz eşini kıskanmayan tek hayvandır." gibi enteresan bir açıklama getirmişlerdir. iyi de size ne domuzun özel hayatından?
biri de çıkıp demiştir ki "domuz haramdır çünkü kendi bokunu yiyor!" peki pilavının üzerine koyduğun tavuk ne yiyor?

olmadı...

o zaman daha bilimsel bir çıkış yapmalıyız. "buldum! domuz haramdır çünkü domuzda insan sağlığı için çok zararlı olan trişin isminde bir parazit bulunur!" burada da benim gibi sivri zekalı bir veteriner hekim çıkıp şu cevabı verebilir.
"bugün avrupa ülkelerinde üretilen domuz eti salgın hastalıklar ve parazitler açısından sizin sığır etinizden kat be kat daha sağlıklıdır."
kuran'a Allah'a ve vadettiklerine inanmak gaybe (bilinmeyene) inanmaktır. evet neden şaşırdınız tam da körükörüne dediğiniz cinsten.
devamını gör...
hakkında şu örnek sıklıkla verilir:
bir insana çok sevdiği birinden örneğin askerdeki oğlundan, yakın akrabasından, memleketteki anne babasından, sevgilisinden mektup gelse, okumak için beklemez. bir kenarda dursun boş bi zamanda okuruz demez kolay kolay. kur'an da kullarını çok seven ve onlar tarafından sevilen Allah'ın göndermiş olduğu bir mektuptur, normalde insanın okumak içi sabırsızlanıyor olması lazımdır.
veya birine başbakandan, cumhurbaşkanından vs mektup gelse, umursamamazlık yapamaz, aksine çok sevinir gururlanır, onu en güzel yerlerde saklar vs. aynı şekilde kur'an da en yüksek makam olan Allah'ın bizzat hepimize gönderdiği mektuptur.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar