kuran-ı kerim'de kar kelimesinin geçmemesi

şapkalı değil, bildiğiniz "kar" işte. her ne nazım hikmetse, dünyanın bir çok coğrafyasında yer almış bir meteorolojik olgu, bu kitapta yok,esamesi bile yok. üstüne şiirler,şarkılar, kitaplar yazılmış, ama muhammet bilmiyor,görmemiş ki, hatta duymamış bile. tanım: yerel dinlerin muzdarip olduğu konu.
devamını gör...
aslında tam tiye alıp gevura vurur gibi rüsva etme fırsatıdır ama bu bize yakışmaz. cahiliye platformlarında birbirlerini gazladıkları bu absürt argümanlara usulünce cevap verelim.

mekke müşriklerinin Allah'ın resulüne ilk itirazları allah'ın elçilik görevi için bir insan tayin etmesidir. onlara göre bu kutlu görev ancak bir melek tarafından yapılabilir çünkü nebinin üstün vasıflarının bulunması elzemdir. hz. muhammed (s.a) ise onların hayvanlarına çobanlık yapan alelade biridir. onların gözünde seçilmiş kişi olamayacak kadar vasıfsızdır. ancak inkar için kendilerine buldukları bu bahane son derece gülünçtür. yaratılış/fıtrat itibariyle bir melek ile ademoğlu tamamen farklı yapıda olduğu için verilen görevleri ve kurulması emredilen nizamı uygulama noktasında oluşacak farklılıklar ciddi sorunları beraberinde getirirdi. bu sefer de insanoğlu "o bir melek ve emirleri yerine getirebiliyor. biz ise onun gibi değiliz ve bu nizamlar bize ağır geliyor" diyerek işin içinden kendilerini çok rahat çıkarabilirlerdi.

Allah azze ve celle, mekki ayetlerde sıklıkla belagattan faydalanmış, hazreti peygamberin üstün hitap yeteneği ile coğrafya insanına doğrudan hitap etmiştir. bu ayetlerdeki bütünlük, nizam, kafiye, yani tüm edebi etkiler çok daha fazladır. kul fıtratı gereği doğrudan kurallarla sınırlandırılıp bir nizamı sindiremez. önce yeni düzeni kabul edip kalbine ve zihnine nakşetmesi gerekir. sonrasında aşama aşama hayatına sokarak üstün ahlakıyla yaşamına yön verir.

hal böyle iken kur'an'ı kerim'de verilecek örneklerin bölge insanına yabancı olmaması gerekir. Allah; kullarının zahiri olarak duyularıyla tecrübe ettiği maddeler üzerinden örnekler sunup kalp gözünü son haddine kadar açarak gerek duydukları imanı akıtır ve kullarını terbiye eder. kur'an'ı kerim'de geçen örneklerdeki yiyecekler, hayvanlar ve hatta doğa olayları indiği coğrafyaya göre düzenlenmiştir. çünkü ilk temsilciler yaşadıkları çağda ellerindeki imkanlar gereği bir başka coğrafyadaki hadise ve eşyalardan habersizdi. böyle bir durumda tanımadıkları, bilmedikleri, herhangi bir muhabbette isminin dahi geçmediği bir örnek ile ikna edilmeleri pek akıl işi değildi. rab böyle uygun buldu, böyle ifa etti. konu da burada kapandı.
devamını gör...
ben hak veriyorum. öyle ya muhammed bir çöl insanıydı. dolayısıyla arap çöllerinin ötesindeki dünyayı bilemez. muhammed'in rahman suresinde okyanus diplerindeki mercanlar hakkındaki ayetini kaleme alması da sizi şaşırtmamalı. çünkü muhammed ayda bir kez ashabla birlikte okynusa gidip tüplü dalış yapardı. bu vesileyle mercanlar hakkında bilgi sahibi oldu.

bak ben trolleri hiç kale almam. ne başlıklarına yazarım ne de tanımlarına artı yahut eksi oy veririm. yöneticiyken de çizgiyi fazla aştılar mı gömer gönderirdim. tekrar tekrar farklı mahlaslarla gelmelerinden ise sonsuz keyif alırdım. ancak insanların inanışlarını alaya almaktan artık vazgeçin. insanların inanışlarına saldırmayı yasaklayan islam dini ve şanı yüce hz. muhammed'in sahip olduğu ahlakın zerresine sahip olmayıp da aklınızca eğlenmeniz çok komik lan.
devamını gör...
kur'an'ın indiği bölgenin 300 km güneyinde yemen var. yemem' de 3500 4000 metre yüksekliğinde dağlar var ve bu dağların zirvelerinde yaz mevsiminde bile kar bulunmakta. o bölgeden gelen hacılar ve ticaret kervanları da var. dahası, iran ve flistin bölgesinde de 3000 m yüksekliğinde dağlar var . bu bölgelerden de mekke'ye hacılar ve ticaret kervanları gelmekteydi.

kabe'de yaşayıpta dünyadan habersiz olmak imkansız. evet.
devamını gör...
içinde o kadar güzel cümlenin geçtiği bir kitapta olmayan şeyi arama aklı. olanın güzelliğini ıskalamak.

ne diyelim?
devamını gör...
newton'un kitaplarında bale ve lokum geçmiyor. bu adam nasıl gelmiş geçmiş en iyi bilim adamı olur?
kuran meteoroloji kitabı olsaydı haklı olabilecek bir önermeydi ama şu haliyle boş bir soru.
devamını gör...
bilale anlatır gibi anlatmak zorunda bıraktınız beni, bu başlıkta dikkat çekilmek istenen konu, sıcaktan,hurmadan,deveden,çölden bahseden "allahın" neden hiç soğuktan,kardan,kıştan,buzdan,buzuldan bahsetmemesiydi. çünkü kitabı yazan muhammet... evrenlere,cosmoslara hakim Allah, kardan neden bahsetmeyecek elbetteki bahsederdi. dip not: bir ergen, beni nasıl gömdüğünü falan ballandıra ballandıra anlatmış,askerden gelince, evet bu çocuk olmuş demiştim,geri alıyorum.
devamını gör...
yanılmıyorsam mevdudi bir eserinde şuna yakın bir söz söylüyordu.
''kur'ana negatif yaklaşmayın, kur'ana pozitifde yaklaşmayın ona nötr olarak gidin ki olduğu gibi size gelsin.''
kısaca sen ona nasıl gidersen muhtemelen aradığın şeyi aradığın haliyle bulacaksın.
devamını gör...
--- alıntı ---

onların bu dünya hayatında harcadıklarının durumu, kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinlerini vurup da mahveden kavurucu ve soğuk bir rüzgarın hali gibidir. Allah onlara zulmetmedi. fakat kendileri, kendilerine zulmediyorlar.

--- alıntı ---

--- alıntı ---

orada donatılmış koltuklar üzerine dayanmışlardır: orada ne yakıcı güneş görürler, ne de şiddetli soğuk.

--- alıntı ---
--- alıntı ---

“baksana, Allah bulutları sevk ediyor, sonra onları bir araya getirip üst üste yığıyor. işte görüyorsun ki bunların arasından yağmur çıkıyor. Allah, gökteki dağlar büyüklüğündeki bulutlardan dolu indirir de onunla dilediğini vurur, dilediğini de ondan korur. bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır!”

--- alıntı ---

ayetlerde soğuk ile ilgili olanlar.

3. “benim (kıyamet günündeki) havuzum, kardan daha beyaz, baldan daha tatlıdır.” (buhari, menakıb, 23; müslim, taharet, 26; tirmizi, tefsir, 108; ibn mace, zuhd, 39; darimi, rikak, 113)

bu da bir hadis.
devamını gör...
ek: bu vb konularla ilgili mantık hep aynıdır. kur'an da cennet tasviri eskimolara hitap etmiyor. tam çöl insanının arzuladığı şeyleri anlatıyor ama çok zor olmasa gerek bunu anlamak. kum fırtınasını da anlatmıyor ama sineği örnek veriyor. kur'ana bütünsel bakarsanız olaylar çözülür çok şey yapmayın.
tavsiye; kur'an da edebi tasvirler. seyyid kutup
mevdudi kur'anı nasıl anlayalım?
bu eserlerde biraz ufkunuzu açacaktır. ayrıca muhammed esed mealide tavsiye edilir. birde birazcık samimiyet, temiz bir kalp, doğruya gitmek için verilmesi gereken emek.
devamını gör...
kuranın ve yüce Allah'ın seçtiği anlatım metodunun bir sonucudur.allah kur'anı tüm insanlığa göndermiş fakat bunu bir peygamberin kılavuzluğu ve belirli alegoriler vasıtası ile yapmıştır.bu alegorilerde de peygamberi ve onun ashabını vesile kılabileceği unsurlara yer vermiştir.peygamberin sünnetlerinin anlaşılmasına ilişkin çok doğru bir soru aslında.peygamberin nordik bir coģrafyada zuhur etmemesi kalpak giymenin değil sarık giymenin sünnet olmasına,anlatımlarda tundra ve kar imgelerine değil çöl ve kum imgelerine rastlanmasına sebep oluyor.bu sarığa takılıp kalmak yerine "temiz ve şartlara uygun edep sınırları içinde giyinmek" mesajına bir vurgu.ayda yarık aramak,metaforlarda ve biçimlerde takılıp kalmak yerine öze inmeye teşvik eden bir anlatım metodu.

müslümanlık adı altında arapperestlik yapanlara " tuzak kuranların en hayırlısı" imtihanın rabbi tarafından atılmış güzel bir yem.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar