kurban bayramı

"kimdir senin ismail'in? kendin bileceksin. sevdiklerin olabilir, işin, rütben, mevkiin vs. olabilir. eğer Allah'a yakın olmak istiyorsan, kendi ismail'ini bulacak, onun yerine kurban keseceksin. yoksa yalnızca adet olsun diye koyun kurban etmek kasaplıktır." demiştir ali åžeriati kurban bayramı hakkında.
devamını gör...
bazı ülkelerce katliam olarak nitelendirilen dini bayramdır. onlardan biri de faroe adalarındaki dantesque'dir. mevzu bahis ülkenin erkekleri, erişkin olduklarını ispatlamak amacıyla onlarca belki yüzlerce calderon cinsi yunus öldürür. ama onun adı katliam değildir.

ayrıca bu adı katliam olmayan ispat çabası, mini minnacık çocukların gözlerinin önünde gerçekleşir.
devamını gör...
o zaman başlarınız traş edilmiş biçimde kurbanlarınızı kesiniz emriyle de bizlere birer boyun borcu haline gelmiş islami ibadetimiz olmakla birlikte, o ne sabırlı bir kuldu denilen hz.ibrahimin teslimiyetinin en büyük delillerinden olan hz ismaili kurban etme işlemiyle doğmuştur.
devamını gör...
heredot cevdet kurban bayramı hadisesini şöyle anlatır:


bir geliş var!.. ne mübârek, ne garib âlem bu!..
hava boydan boya binlerce hayâletle dolu...
kimi gökten, kimi yerden üşüşüp her kapıya,
giriyor, birbiri ardınca, ã®lâhi yapıya.
tanrının mâbedi her bir tarafından doluyor,
bu saatlerde süleymâniye târih oluyor.

yahya kemal beyatlı - süleymaniye'de bayram sabahı


kardeşim Allah'ın ilk mabedini hazreti ibrahim yaptı. ama bunu yapabilmesi için bir erkek evlada, bir ismail'e ihtiyacı vardı. gel gelelim hz ibrahim'in erkek evladı olmuyordu; bir de mahalleden muhitten bir takım terbiyesizler koskoca peygamberin erkek evladı olmuyor diye zevzeklik yapıyor, bu kutsal ailenin moralini bozuyordu. bir gün hazreti ibrahim Allah'a yakardı "ya rabbi yeter ki bana erkek evlat ver senin yoluna kurban edeyim."

bu yakarış sahibini buldu yaradan hazreti ibrahim'e erkek evlat sahibi yaptı. öyle bir güzel evlat ki yüzüne bakmaya doyamazsın sevmeye kıyamazsın, doğan aya doğdum diyemezsin. ismail et yer büyür mahalle takımının en golcü futbolcusu olur. topu daima 90'na takar, hiçbir zaman bencillik yapmaz, arkadaşlarına pas verir ihtiyara düşküne yardım eder. onları kırmızı ışıkta karşıdan karşıya geçirir. her görene "allah bize de böyle evlat versin inşallah" dedirtecek kadar numuneyi bir şahsiyettir.

kardeşlerim semtin en güzel, yüzüne bakmağa bile doyamayacağın, cirlop gibi manitaları bu güzellik abidesini hayranlıkla seyredip dalgınlıktan elma soyarken parmaklarını keser, çamaşır asarken balkondan düşer, ütü yaparken elini yakar, makyaj yaparken gözünü çıkarır. yine de tek gözüyle bakmaya çalışırlar. ama sabahlar olmasın

derken, akabinde ve detayında birden gökyüzünde bulutlar belirir. saf saf inen melekler hazreti ibrahim'i çembere alıp Allah'a verdiği sözü hatırlatırlar: "oğlun ismail'i Allah yoluna kurban edeceksin!" o dakikaya kadar ömrü hayatının en güzel yılları nı evladıyla yaşamış, onun gülmesiyle gülmüş, ağlamasıyla ağlamış, beraber yürümüş, beraber ıslanmış olan koca ibrahim peygamber bir anda 100 yıl daha yaşlanır ve olduğu yere çöker. gözlerinden yaşlar niyagara şelalesi gibi akmaktadır. işte bir dahi o anda, akabinde ve detayında gül yüzlü ismail babacığının yanına gelip "üzülme babacım madem ki ben ismail'em hak yoluna canımı kurban eylerem" demiş.

kardeşlerim ismail babacığının göznmü bağlamasın dahi istememiş. Allah yolunda kurban olurum nesinden korkacağım; güle oynaya giderim, hadi çal bıçağı babacım deyince hazreti ibrahim elleri titreyerek tahta saplı, çifte su verilmiş, halis muhlis bursa işi, usturadan keskin bıçağı evladına acı vermeden bir kerede kessin diye bütün gücüyle vurur... bıçak ismail'i kesmez! bir dahi vurur gene kesmez!hazreti ibrahim gözlerini açıp başını gök yüzüne kaldırdığında iki meleğin kolları arasında inen fiyonklanmış kurbanlık koçu görür ve "allah!" deyip bıçağı kurbanlık koça çalar.. böylelikle ilk kurbanı eda edip kendi soyunu devam ettirmiş olur.
devamını gör...
bu yıl 27 kasım 2009 cuma günü kurban bayramının 1.günü nasip olursa.. *

kurban bayramı yaklaşırken -ne hikmetse!- et fiyatları coştu.. maşallah maşallah! *
devamını gör...
henüz ufak tefek çocuktum. ilkokul çağlarımda bir yaz dönemi. bir hafta öncesinden geldi kurbanlık koyunumuz. yaz olduğu için bütün uğraşım Allah'ın bu sevimli yaratığıyla oynamak ve ilgilenmekti. geceleyin onu dışarda, toprağın üstünde bırakıpta yatağıma yatmak çok zor gelirdi. üzülür, onunda üzüldüğünü düşünür ağlardım. ama sabah kalkıpta onu aynı masumluk ve aynı zindelikte, yemini yerken görünce inanılmaz bir mutluluk yaşardım. ve herşeyi nizam içinde yaratan Allah'a tebessüm gönderirdim dua niyetine.

günler böyle geçmişti. bayram sabahı babam ve kardeşimle birlikte namaza gitmiştik. varoluşun en güzel günleri, bayram sabahları. ve yüzleşmem gereken gerçek. sevimli masum koyunun kurban edilişi. istemedim, yokmu başka çaresi dedim. annem güzelce; aslında o koyunun şu an rabbine kavuşmak için, kurban olabilmek için can attığını. eğer bunu yapmazsak varlığını en güzel şekilde ihya etmiş olamayacağını ve çok üzüleceğini anlattı. üstelik acıda çekmeyecekti. cennete gidip orada beni bekleyecekti. kalbim huzurla doldu.

koyunun kulağına eğilip fısıldadım; cennette görüşürüz. hem geceleride birlikte yatabiliriz.

(bkz: kurban ın kesilmesini istemeyen çocuk)

o gün bu gündür hiç eve gelmez kurban. babama mesaj: büyüdük da getirin artık.
devamını gör...
pek muhterem otobur kimselerin 365 gün devam eden hayvan kesimlerinin dikkat ve ısrarla takip ettikleri 4 günü. sen; ıspanakları, dereotlarını, domatesleri,patlıcanları,kabakları afiyetle mideye indirirken ben çıkıpta "yürü lan! elleme domates fidelerini vahşi, katliamcı insan!" diyor muyum?

aaa ama dur bir saniye! domateste; kan yok, baş yok, gövde yok, kalp yok. karaciğer, böbrek, işkembe triosu ve bilumum organ yok. domates canlı değil ki zaten...

sevsinler sizi ciciler.

bu arada; lüks restorantlar da bonfile, kebap, iskender, çöp şiş, somon, ıstakoz, ahtapot, çipura vs. götürüp kurban bayramına burun kıvırıp çamur atan kimseleri saymıyorum bile.

işe bak; vatandaş önünde ki soslu somon fletosunun biraz soğumasını beklerken, televizyondan izlediği kurban bayramı görüntülerini vahşet olarak nitelendirirse; o önünde ki balığı kuyruğundan tuttuğum gibi yanağına şaplatırım. hayır, seni temin ederm ki sözlük kötü amaçla değil! maksat kendisine gelsin. ne yaptığının farkına varsın...
devamını gör...

------- ali åžeriati -------
"Bu İbrahim'in dinidir; kana susamış tanrıların, mazoşistlerin ve işkencecilerin değil. İnsanın mükemmelliğe ulaşmasının, bencillikten ve hayvani arzularından kurtulmasının hikayesidir yaşanan. İnsanın daha ulvi bir makama ve aşka, ve bilinçli bir insan olarak sorumluluklarını yerine getirmesine engel olacak her şeyden azade olduğu bir iradeye yükselişidir...

Sen de İbrahim gibi kendi İsmail'ini getirmelisin Mina'ya. Senin İsmail'in kim? Ancak sen bilebilirsin, başkası değil. Belki eşin, işin, yeteneğin, gücün, cinsiyetin, statün vs. Ne olduğunu bilmiyorum, ama İbrahim'in İsmail'i sevdiği kadar sevdiğin birşey olmalı. Senin özgürlüğünden çalan, görevlerini yerine getirmeni engelleyen, seni eğlendiren, hakikatı duymaktan ve bilmekten alıkoyan, sorumluluk kabul etmektense meşrulaştırıcı sebepler ürettiren ve seni sadece gelecekte senden gelecek yardım için destekleyen ne varsa; işte bunlar onun işaretlerindendir. Onu arayıp bulmalısın. Eğer Allah'a yaklaşmak istiyorsan, İsmail'i Mina'da kurban etmen gerek.

İsmail'in yerine geçecek koçu (fidye) sen tespit etme, bırak Allah sana yardım etsin ve bir hediye olarak göndersin. O, koçu ancak bu şekilde kurban olarak kabul eder. Koç ancak İsmail'in bedeli olduğunda kurbandır; yalnızca kurban olsun diye koç boğazlamak ise kasaplıktır."
------- ali åžeriati -------

devamını gör...
kurban bayramının bir gün öncesi olan "arefe" gününün sabah namazından itibaren bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar yirmi üç vakit farz namazlarının peşinde, selamdan sonra birer defa: "allâhu ekber, allâhu ekber, lâ ilâhe illallâhu vallâhü ekber. allâhu ekber ve lillâhil'hamd" diye tekbir getirmek vaciptir.
devamını gör...
gurbette olanlar için en zor olanı kurban bayramıdır. hele hiç tanımadığın bir memlekette kimsenin kapını çalıp bir parça et getirmemesi üzülünücek bir durumdur. hayır insan kasaptan da et alabilir ama, kurban etinin tadı başka gelir insana.

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar