kuşlar

kırmızı tşŸörtle kumsala uzanan ilginc hareketler yaparak müziğŸe eşŸlik ettiğŸi izlenimini veren bir adamın oynadığŸı kabus gördüğŸümü zannettiğŸim kliptir.
devamını gör...
noktalama işaretlerine ve imla kurallarına uygun bir şekilde yazılmış ömer karaoğlu ezgisidir.

yarım kafiye ile yazılmıştır.
cümlelerden sonra nokta konulmuştur.
devamını gör...
sizin kadar hür olmaktı hayalim kuşlar.
sizin kadar hür olmaktı hayalim.

güneşin doğduğu yerden güneşle birlikte doğmak.
kaf dağının arkasındaki zümrüdü anka olmak.
kanat açmak gökyüzüne sevdaların ülkesine.

kuşlar

kanatlarımı kırdılar umutlarımı vurdular.
ninnileri susturdular yüreğimi dağladılar.
devamını gör...
bir yaşar şarkısı,
sözleri şöyledir:

sensiz olmadı ellerime kelepçe
vurdun kalmadı ayrılığa gerekçe
nasıl ki evlerin odaları varsa
nasıl ki kuşların yuvaları varsa
gönlün mabedimdir
omrüm al senindir
gördüm gözümü ilk açışımla
döndüm dolaştım ellerine
başım nasıl hasret dizlerine
aşkım sen sakın kuşlara uyma
sensiz olmadı en sonunda nihayet
bitti kalmadı şarkılarda keramet
sensiz olmadi en sonunda nihayet
bitti kalmadı şarkılarda nihavent
nasil ki..
gönlün mabedimdir.
döndüm dolaştım ellerine.
duşlar her baharda gelirler
ama sonbaharda göçerler
aşkım sen sakın kuşlara uyma
kuşlar sen kuşları boş ver
evler yerlerinde değiller
aşkım sen sakın kuşlara uyma
ah sen kuşları sevdin
ah sen de gidermiydin
ah sen hala kuşlara hayran
ah aşkım gemilerdi
ah sana demirlendi
gemilere adres oldu liman
sen hala kuşlara hayran

devamını gör...


--- alıntı ---
uçun kuşlar uçun, doğduğum yere
şimdi dağlarında mor sümbül vardır
ormanlar koynunda bir serin dere
dikenler içinde sarı gül vardır
--- alıntı ---
rıza tevfik bölükbaşı.
devamını gör...
süzülün uçuşun beni de beni de alın götürün
bir okyanus ortasına ya da bir senri yanına
kanat kanat yelken olup götürün beni kuşlar
bir dalganın içine ya da kör bir kuyuya.

sevda çok uzaklarda yıldızların da ötesinde
bilmem nasıl yakalarım kuşlar kuşlar kuşlar
ya umutlar biterse
gidemem gidemem gidemem o kadar uzaklara gidemem
tek çarem sonsuzluğa atın beni kuşlar...

yetişin nefesim bitiyor yetişin bana kuşlar
ya özgürlük adına ya da sevda hatırına
bir dalı kırık ağacım söküp beni koparın
bir deli orman içine bırakın beni kuşlar.

sevda çok uzaklarda yıldızların da ötesinde
bilmem nasıl yakalarım kuşlar kuşlar kuşlar
ya umutlar biterse
gidemem gidemem gidemem o kadar uzaklara gidemem
tek çarem sonsuzluğa atın beni kuşlar...

#s/1aj7oa

edip akbayram" target="_blank">http://fizy.com/s/1agxc6~~~....
devamını gör...
20.
herşey kaçış içerisindeydi
toprağımızda.
kanı nasıl emerse tüy
öylesine emiyordu kardinaller de
kanı
anahuac'ın şafağından.
tukan parlatılmış yemişlerin
mucizevi
koruyucusuydu,
yıldırımların ilk kıvılcımlarını
saklayan arıkuşuydu

ve kıvılcımların küçük ateşi
kımıltısız havada yalazlandı.

yeşil
altın külçeleri kadar
usulca akan kütlenin aksırığı
yükseldi taşkın
bataklığın üstünde,
azametli papağanlar doldurdu
sararmış yaprakların
esrarını,
ve yusyuvarlak gözlerinde
mineraller kadar eski
sarı bir
halka baktı durdu.

gökyüzünün bütün kartalları
o kimsenin oturmadığı
mavide
saygı gösterdi kanlı akrabalarına;
ve yırtıcı kanatlarıyla

uçtu geçti dünya üzerinden
kondor, katillerin kralı
yalnız keşişi
gökyüzünün
siyah muskası kar'ın
fırtınası şahin avının.


hornero-kuşu'nun yapı sanatı
mis kokulu balçıktan,
sesli küçük
mizansenlerle
dansetti şarkısıyla.

atajacamino kuşu kopardı

rutubetli çığlığını
derin göletlerin kıyısından.
araukanya'lı
orman-güvercini pürüzlü
yuvalar kurdu, çelik mavisi
yumurtasının kralsı
armağanını
bıraktığı ıssızlığa.

güney'in loica'sı, sonbaharın

mis kokulu, tatlı marangoz kızı
gösterdi kıpkızıl yıldızlarla

süslenmiş göğsünü,
ve antartik chingolo'su
havaya kaldırdı, demincek

suyun sonsuzluğundan aldığı flütünü.

ama bir nilüfer gibi nemli,

gül renkli katedral kapılarını vurdu
telliturna geniş ağzında
ve
uçtu gitti sabah-kızıllığı gibi
sıcak ormandan çok uzağa,
birdenbire
uyanan, devinen ve sonra
sıvışan ve parıldayan ve kızoğlankız sıcaklığını

uçsun diye bırakan quetzal-kuşu'nun
mücevherlerinin asılı olduğu yere
doğru.

bir deniz-dağı uçuyor
adalara doğru, kuşlardan
bir ay
peru'nun mayalanmış
adalarına kanat çırpıyor.
yaşayan bir gölge akımı
bu,
titreyen, kuyruklu bir yıldız bu,
küçücük ve sayısız yürekten
yapılmış,
uçuyor adalardenizine doğru,
karartarak dünyanın güneşini

donuk duvaklı bir yıldız gibi.

ve orada, isyâncı denizin bitiminde,

okyanusun yağmurunda,
yükseltir albatros tuzdan düzenekler
gibi
kanatlarını
ve çeker gider sessizlikte
kudurgun boraların

hiyerarşisinde
yalnızlıkların huzuru arasında.

pablo neruda.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar