laiklik

kendini Allah sanan bazı yazarların,insanları yargıladıkları başlık..
devamını gör...
kurtuluş savaşı sonrası yapılması gereken devrimlerden biri olup türk islam toplumu ile doku uyuşmazlığı yaşayan bir kavramdır. 1918-1930 arası yaşayan ya da o kaynakları incelemiş her insanın fikir birliği yapacağı bir takım veriler vardır. bunlar

-islamiyetin halifelik çatısı altında toplumları ortak hareket ettiren bir kurum kimliğinin kalmamış olmaması
-islamiyetin çeşitli tarikatlar aracılığı ile 93 harbinden itibaren yaşanan tüm olumsuzlukları gayri müslim ve dış güçlere bağlayıp modern
ordu ve merkezi yönetimin yaptığı icraatleri din karşıtı yapılan eylemler olarak algılanması
-milliyetçilik ve bunu kaşıyan ülkelerin osmanlı tebaası olan arapları kışkırtması ve bunun sonucu olarak 1. dünya savaşında özellikle yemen cephesinde yaşananların türk halkı üzerinde yarattığı travma
-kurtuluş savaşı sırasında ingiliz uçaklarından atılan şeyhülislam fetvaları

bu verilerin içinde yaşayan bizzat bunlarla savaşan her insan eğer emevi dönemi ve o dönemin islam üzerindeki etkileri konusuna hakim değilse laiklik kavramını getirirdi. çünkü halifelik ve ülke halkının içinde yaşadığı bilime kapalı öküzün boynuzunda dönen dünya algısı yeni kurulan ülke için felaket olurdu. bu bakımdan haklılardı ama gözden kaçırdıkları bir gerçek var islamiyette halifelik babadan oğula geçen haline muaviye döneminde gelmişti. burdan yola çıkarak belli aralıklarla din şurası yaparak halkın yaşadığı dindeki emevi etkisi kırılabilir beşeri ilişkiler günümüz hukuk normlarına göre inşa edilerek, dini yok saymadan bir nevi töre kavramının içine sokulur devlet tüm dinlerdeki halkına eşit mesefa de yaklaşır ve halkında o zaman uygulanan laiklik ile bir derdi olmazdı. ancak yaşanılanlar devletin din olgusundan elini çekmesi ile dindarlığın şekilci bir dinciliğe indirgendiği cemaat ve tarikatlerin insafına bırakılmış yığınlar yarattı.
devamını gör...
islam ile taban tabana zıt görüştür. islâmi hükümlere atfedilebilecek hiç bir tarafı olmadığı gibi, din müessesesini sosyal hayattan ayrıştıran bir anlayış biçimini ihtiva eder. bir diğer handikap, milletimizin laikliği benimsediğinin zannedilmesidir. millet lâikliği benimsememiş, lâiklik millete dikte edilmiştir. inkilapları yerleştirmek için dökülen kan, kurtuluş savaşında akan müslüman kanının iki katıdır. tarih bunu yazıyor.

müslüman olduğunu iddia edip lâik olarak yaşamak münafıklığın zirvesidir.
devamını gör...
temel olarak din ve devlet işlerinin ayrılması olarak insanlara empoze edilmiştir. evet 18.yy modern döneminin kelimesidir ama içinde sadece dini yönden değil, bir çok alandan anlam barındırır. vicdan özgürlüğü,insan hürriyeti,inanma,seçme ve seçilme vb. şimdi bu bir çok alan kapsandığına göre neden idrak edemiyoruz? sebebi şu; şartlanmış bir şekilde,araştırmadan ve kendi bildiğimiz doğruları katmadan inandığımız için. din konusuna gelirsek bana göre dönemide baz aldığımızda gayet normal bir şey. zira osmanlı'nın yıkılması'nın sebeplerinden biride dini bilmeyen, ama din alimi diye geçinen sözde islam alimlerinin fetvaları idi. ayriyetten 12 yaşında seyhülislam olan çocukların da bu yetkiyle donatılması cabası. şimdi objektif olun lütfen. bağdaştırın. yeni bir devlet kurmak istiyorsunuz ve düşmanlar bu din alimlerini kullanıp sizi her yerden sarmış. tabikide ilk icraatınız eğer akıllı bir insan iseniz, bu yetkileri o sözde din alimlerinin elinden alırsınız. şimdi herşeyin bir ehli vardır dimi? dini yetkileri siyasetle bütünleştirip uygulayan yegane insanlar nadirdir. o yüzden ayrı olması elzem bir sonuç doğurmuştur.

bakın yunan kazansın diyen (bkz: kadir mısıroğlu) insan, bunu neye dayanarak söylüyor? idrak edemediği, aslında aklını kullanmadığı için söylüyor. ve böyleleri olduğu sürece modern kelimenin altına saklanan anlamlar asla keşfedilemeyecektir.
devamını gör...
atatürk'ümüzün ortadoğuya birkaç gömlek fazla olduğunu bildiği hâlde, fikri ve vicdanı hür türk çocukları görmek için, ülkemizi kurarken getirdiği ve kanunlara eklettiği temel siyasal prensiptir.

araplar sevmez, istemez. araplaşmış olanlar da.
devamını gör...
islam sadece din olsaydı laikliğin bir zararı olmazdı. ama islam sadece bir din değildir.
devamını gör...
din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır.

bazı güzel dostlarım bunu herkesin mesut ve bahtiyar yaşaması için olduğunu söylese de islami açıdan özgürlüğü kısıtlayıcıdır.

dinin devlet işlerinden ayrılması düşüncesi insanlara dinin gündelik yaşamdaki öyküsünü unutturmuş, sanki yaşamdan ayrı bir kavrammış gibi öğretilmiş maalesef.

oysa islama göre din dışında herhangi bir iş yapmanız olası değildir.
Allah için yapılmayan eylemlerin dünyalık ve nefsani oluşunu unutmayalım.

islami bakış, islami yaşam şartlarına göre yaşamaktır. şimdi devlet işlerindeki, miras işlerindeki hukuku kim islama göre ayarlar?
e nerede kaldı o zaman islamı yaşama özgürlüğü.
kusuruma bakmayınız ama islam %50-%60 oranında yaşanması gereken bir şey değildir.

islamı bir teori gibi yaşayamazsınız, islam eylem gerektiren bir dindir.

velhasıl-ı kelam sözün özü: islamı yaşam amacı yapmamış bir ideoloji ürünüdür laiklik.
bizim de her türlü ideolojiye saygımız sonsuzdur.

uygulama kısmında ise üzgünüm ki bir dayatıya maruzum cümlesinden başka bir şey kuramam.

umarım kimseyi kırmamışımdır.
devamını gör...
şeriatın tatbikine savaş açılması, islamın farzlarından farzların inkar edilmesi, içkinin, fuhuşun, zinanın, livatanın önünün açılmasıdır.
laik kişiler:
*müslüman kadınlarla evlenemezler
*kadınlarından nikahı düşer
*ilişkilerine zina denir
*müslümanın malından miras alamazlar
*arkasında namaz kılınmaz
*onlarla dostluk kurulmaz
bu yönüyle hükümleri demokratlara ve liberallere benzer.
devamını gör...
383. (Tematik)
din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması, devlet düzeninin ve hukuk kurallarının dine değil, akla ve bilime dayandırılması, fakat kimsenin inancına,inancını yaşamasına ve vicdan hürriyetine karışılmamasıdır. *
devamını gör...
tayyip beyin ortadoğu ülkelerine önerdiği kavram.

kötü bir şey olsa reis laikliği tavsiye etmez değil mi?
devamını gör...
bir ayraç vazifesi gösterilen kavramdır.

yapmayın gençler bize birlik dirlik lazım.

laik olan, layık olan, yobaz olan, dindar olan, herkesin burası vatanıdır. tek bir vatanımız var türkiye.
bu vatan mazallah elimizden çıkarsa laikliği sığınabileceğiniz bir ülke ararken tartışmak zorunda kalacağınız.
devamını gör...
devletin dini olur. çünkü devlet insanların kurduğu bir örgüttür hayvanların değil. netekim din insanlara has bir şey.
devamını gör...
devletin dini olmaz. devletin dini adalettir. bu nedenle devlette olması gereken bir kavramdır. ama yasalarda tanımının apaçık yapılması da gerekiyor. yoksa biri çıkıp “bu laikliğe karşı” diye böğürüyor.
devamını gör...
fransa laik bir ülkedir almanya seküler türkiye de ne var çözemedim.
devamını gör...
devletin dinlere eşit yaklaşması gibi uyduruk bir ifadeyle tanımlanan küfür düzeni. e şimdi de dinsizliğe yakın oldu nasıl olacak bu? kainatta orta kutup diye bir şey yoktur. ya eksi kutuptasındır ya artı kutupta. devleti dinlere eşit mesafede tutacağız diye devleti dinsiz yaptık. sonra? dindara nasıl hizmet verecek bu devlet? diyanet diye uyduruk bir balı çaldılar milletin ağzına emiklesin dursun millet. geçin bu ayakları. bu yalanlara karnımız tok artık.

ya da herif olun dinsiz olacak ulan bu devlet diyin. ama %99 musluman olunca halk doğrudan boyle söylemek yemiyor. neymiş dinsiz deel cağnım dinlere eşit mesafede! bah bah bah!! ha kel hasan, ha hasan kel.
devamını gör...
din ve devlet işlerinin ayrı olması gerektiğini savunan kavram.
istiklal mahkemesi tehditi yapanlara sorum sizden hiç kan aldılar mi? bu lafı sokakta de bakayım konuşacak bir dilin oluyor mu?
devamını gör...
insan iktidarının Allah’ın iktidarına başkaldırısı
devamını gör...
şu başlıkta yazılanları okuyunca kanım çekildi. biz nasıl insanların içinde yaşıyoruz? kimlerle yanyana tanım yazıyoruz? buraya yazanların bir çoğu hala aktif yazar. elim ayağım titriyor şu an.

t: yıkamayacağınız son kale. din ile devlet işlerininin birbirinden ayrılması. o dini öğelerinizi yavaş yavaş sokmaya da çalışsanız bir noktada tıkanacağınız gerçeği.

ne kadar rezil yazarlar var. kendimden utandım şu an.
devamını gör...
bir kadın olarak şeri hükümlerde pek söz hakkımız yok gibi burda ki şeri hükümler Allah'ın adaleti dediğiniz kavram değildir neticede günümüz müslümanları bu hükümleri dilediği gibi değiştiriyor ve uyguluyor (bkz: ortadoğu) kişiler mi laik olur devletler mi? bunlar burda iki tanım girilerek açıklanacak şeyler değil aslında ama cumhuriyet çok güzel bence.
devamını gör...
iyiki laikiz be. yoksa muslumanlarin şerrinden nereye sığınırdık biz.

t: seriata göre daha efdal yönetim şekli. yönetim şekli miydi ki? laiklik ne ulan?
devamını gör...
hürrrriyet, vicdan, özgürlük, eşitlik ne janjanlı, albenili, insanın içini kıpır kıpır eden kelimeler değil mi? müslümanlar ne vicdanın ne hürrrriyetin ne özgürlüğün ne demokrasinin ne eşitliğin ne de başka bir kavramın, beşer ürünü ideolojinin, çakma hümanizmin, sözde adaletin kulu köpeği değil. isteyen olabilir. burası Allah'ın mülkü ve elbette hüküm de o'na ait. beğenmeyen Allah'ın mülkünden çekip gidebilir.

tanım: küfürdür.
devamını gör...
vicdan ve ibadet hürriyetini de kapsayan bir tercihler silsilesidir. %99 konusunda nasıl eminsiniz anlamadım lan.
devamını gör...
madem oranlar mühim, %99'u müslüman olan ülkede referandum yapılsın, şeriat mı, laik yönetim mi? ne çıkarsa o, kaybeden de çenesini kapatsın.
devamını gör...
--! spoiler !--

%99'u müslüman ülkede tüm muamele dinsiz olsun. sebep?

--! spoiler !--

edit: verdiğim spoiler bundan 100 yıl öncesine ait. şimdi oranlar daha kötü tabi. ama işte o oranları karıştıran şey de bu.
devamını gör...
chp'lilerin bir ara dillerine doladıkları konudur. aslında din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması anlamına gelir. bu konuda bir de hatıramı nakledeyim, askerde denetlemedeyiz, bölge komutanımız gelmiş bizler sıradayız, ortaya sordu laiklik ne demektir asker ? bir kısa künye patlattım, din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır dedim. komutan denetlemeyi bitirdi bölük dağıl serbestsiniz dedi.
devamını gör...
ülkenin önündeki en büyük engellerden.

başka dine mensup kişilerin çoğunlukta olduğu bir ülkede yaşasaydım, eğer laiklik türkiyedeki gibi uygulanacaksa, evet o ülkenin laik olmasını çok isterdim.
düşünsene kendi ülkesinin dindarlarına laiklik adı altında her türlü zulmü yapacak, her türlü yasağı koyacak. ama aynı durumdaki müslüman olan bana laf etmeyecek.
mesela diyecek ki kamusal alanlara haç takıp giremezsin, ama biz başörtülü ya da takkeli geldik mi hiç sorun yapmayacak.
mesela hristiyan öğrenciler kiliseye gittiklerinde ülkenin en büyük kanallarından biri gizli kamera ile onları sanki uyuşturucu imalathanesi başmış gibi basıp program yapacak. ama ülkenin laikleri biz müslümanların ibadet hakkını savunacak.

(bkz: kendi halkının dinine düşman olup diğerlerine ses çıkarmayan laiklik çok güzel gelsene)
devamını gör...
din adı altında münafık insanların topluma baskı yapmasını engellemek için özgür olabilmek için yapılan bir inkılap.
laikliğe karşı olan yazarlara şu soruyu sormak istiyorum. başka dine mensup kişilerin çoğunlukta olduğu bir ülkede yaşasalardı o ülke laiklik olsun isterler miydi istemezler miydi ?
devamını gör...
atatürk inkılaplarından biri.
eğitim sisteminin, ezberlemem icin bana dayattığı bilgiler bütünü.
bir sosyal varlık statüsü kazanmam ve değer kazanmam icin, dini vicdanıma kapatmam gerekirmiş. tşkkrlr, almayayım.

doğruluğuna inanmadığım şeyleri doğru kabul ederek diplama almak bana koyuyor.

--- alıntı ---

işte atatürk inkılâplarının bütününe böyle bir laiklik anlayışı hâkim olmuştur. o halde atatürk inkılâpları’nın ortak ve ana temelini teşkil eden laiklik, din düşmanlığı değil, dini dünya işlerinden uzaklaştırmak, ona Allah’la kullan arasındaki ilişkiler çerçevesi dışına çıkmayı yasaklamak ve gerçek yeri olan vicdanların harimine kapanmasını istemektir. dini batılı ve rasyonel bir kültür çerçevesinde ancak bu şartlar sosyal bir varlık ve değer kazandırabilir.

--- alıntı ---
devamını gör...
cumhurbaşkanımızın tavsiye ettiği ilke.
------
türkiye'de anayasa laikliği, devletin her dine eşit mesafede olması olarak tanımlar. laiklik kesinlikle ateizm değildir. ben recep tayyip erdoğan olarak müslümanım ama laik değilim. fakat laik bir ülkenin başbakanıyım. laik bir rejimde insanların dindar olma ya da olmama özgürlüğü vardır. ben mısır'ın da laik bir anayasaya sahip olmasını tavsiye ediyorum. çünkü laiklik din düşmanlığı değildir. laiklikten korkmayın. umarım ki mısır'da yeni rejim laik olacaktır. umuyorum ki benim bu açıklamalarımdan sonra mısır halkının laikliğe bakışı değişecektir."
---
devamını gör...
müslüman bir insanın kabullenmesi imkansızdır. çünkü bu Allah'ın hükmünü yok saymaktır ki küfürdür.
devamını gör...
muhafazakar kesimin içeride eleştirdiği ,yurt dışında yaşayınca sadece bu görüşte olan partilere oy verdiği kavramdır.
devamını gör...
din işleri ile devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır. inanç ya da inançsızlık kişinin kendi yaşayacağı bir şeydir. bunu herhangi bir devlet kademesine getirmek saçma.
devamını gör...
ıdrarı, dışkıyı taharet alan insanlar necis bilir necis kabul ederler, ama taharetten haberi olmayan birinin bunları söylemesi de ayrı ironik tabii
devamını gör...
şimdi malumunuz bu kelime iki anlama gelir biz bizdekini konu edinelim...

laikliğin savunucusu olanlar islam dininden bi haberdir diyorum bakınız memlekette parmakla göstereceğim atatürkçülerden (ki bu uğurda tarihi bile olması gerektiği gibi anlatamamakta ve taraflı yaklaşmakla yaftaladığım ilber bey) ilber ortay' lı laikliğin yahudilik ve müslümanlık açısından uygulanmasının mümkün olmadığını söylemektedir...

işte burası şark deyip durmam birazda bundan...

bizim memlekette işte cumhuriyetçiler dahil (kemal paşa ve avanesi) kervan yolda düzülür misali alırlar kanunları koyarlar uydu uydu uymadı kaldır at durumu alaturka müzik yasağı buna örnektir...

şimdi bana söyleyin...

yokmuş kanun, yap kanun, olsun kanun diyen enver paşa ile hiç düşünmeden kanun ihraç eden cumhuriyyet yöneticileri ne kadar farklı...

devamını gör...
takipcilerine deve sidigi icmeyi ogutleyen inanislarin yonetimde soz sahibi olmamasi olarak da yorumlanabilir.
devamını gör...
laiklik sadece türk milleti için değil, ister hristiyan olsun ister yahudi ister budist, dindar olan tüm toplumları değerlerine yabancılaştıran bir zırvadır. devletler/hükümetler politikalarını kültürlerine, inanışlarına, toplumun hayat tarzına uygun olarak belirlemek zorundadır. aksi halde toplum nazarında meşruluğu olmayacaktır. elbette din de bunlardan birisidir. hatta ve hatta din bizi biz yapan değerlerden biri olduğu için politikaların dine uygunluğu da bir zorunluluktur. kısacası türk toplumunun yapısı laikliğe ve laik iktidarların varlığına müsaade etmez. birileri istediği kadar biz laik bir devletiz desin. bu sadece kağıt üstünde böyledir.
devamını gör...
mitolojik hikayelerin degil aklin esas alinmasi hadisesi.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar