mahalle maçlarındaki en kötü mevki

eve götürülen top olmaktır. durduk yere topun sahibi çocuğun annesinin eve çağırmasıyla elalemin evine gitmek hiç hoş bir davranış değildir.
devamını gör...
bazen de forvet olmaktır.

aslında havalı iş ama maçı kaybederseniz ve maç gazozuna falansa mahalleye dönünce linç edilirsiniz:


-ne oldu lan yine mi yenildiniz.
x:
-bu salağın yüzünden bomboş kale önünde gidiyo uzaya vuruyor topu.
devamını gör...
mahalledeki arkadaşlarla karşı mahalleye karşı oynayacağımız maç için kendi mahallemizden takım oluşturuyorduk. benden birkaç yaş büyük abiler vardı birine kaptan diyorlardı. işte bu adamlar tahmin edileceği üzere orta saha forvet falandı. bir tek kaleci seçilmemişti. ben ve sergen diye bir çocuk kalecilik için sırayla kaleye geçerek takım oyuncularından birer birer şut yiyerek rekabet etmeye başladık. ama bu çekişmede ben galip geldiğim halde kaleci olarak yine onu seçtiler. işte en kötü mevki kaleci bile yapılmayan kaleci namzeti olmaktır benim için*.
devamını gör...
kaleciliktir , çünkü ; 30 tane kritik kurtarış yaparsınız ama 2 tane gol yersiniz maçın kaybetmesine sebebiyet verirsiniz ve dünyanın en kötü adamı siz olursunuz*

gerçi bu sadece mahalle maçlarına özel bir durum değil.profesyonel futbol müsabakalarında da geçerlidir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar