marriage story

evlilik ve iki kişinin ortak bir hayatı paylaşması ile ilgili çarpıcı bir film. film gibi değil de gerçek hayattan uyarlarmış gibi. filmin yarısında mutlaka biri suçlu olmalı diye suçlayacak birini arıyor insan böylece vicdanlar rahat edecek ama kurgu ilerledikçe karakterler çözüldükçe -çözülmek ama kafa yorarak bir bulmacayı çözmek değil kendiliğinden oluvermek manasında çözülmek- evliliğin “ortak bir hayat” olurken aslında ne kadar da zor bir iş olduğunu düşünüyorsunuz. bencilliğin ve içgörüsüzlüğün ve empati yapamayışın karşındakini nasıl yıpratıp tükettiğini.
bazen sararıp solmak için çok büyük şeyler gerekmiyor “görülmemek” başa gelebilecek ruhsal bunalımların en başında belki de.
ve evet scarlett johansson olmanız bir şeyi değiştirmiyormuş. kadınlar hep daha güzelini kıskanmaya meyilli oluyor fakat mesele bu kadar basit değil. neyse ki değil. insanın karmaşık olması hoşuma gidiyor basit olsa “basit” olurduk. karışık olunca “değerli”.
güzel bir sorgulama filmi, izlenilesi.
devamını gör...
benzer süreçlerden geçmemiş olmaktan ya da fazlaca amerikan olmasından dolayı hikayesiyle empati kurmakta zorlandığım, sonlara doğru sıkıldığım film. ancak oyunculuklar üst düzey.
devamını gör...
izlediğimde evlenmemiş olmaktan ötürü mutlu olduğum filmdir. evlenince tuhaflaşan çift ayrılırken daha da bir tuhaflaşıyor ortada bir bebe var o da bir tuhaf.
dip not: bekarlık sultanlıktır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar