mavi marmara davası üzerinden akp değerlendirmesi

sahip çıkan akp'ydi. savunan akp'ydi. hatta hızını alamadan israil cumhurbaşkanına posta koyan da cumhurbaşkanıydı. bu olay üzerinden oy topyalayan siyasi parti de chp değil akp'ydi.

siz de aynı oldunuz be. chp, hdp, anap, dyp, shp aklına ne gelirse hepsiyle aynı oldunuz. prensip, inanç filan yok. günlük siyasi menfaatler var. zaten bu beklenti niyeydi ki? durup dururken bana mı sordunuz giderken diyen de erdoğan'dı. lan bu dava ihh ile aranızdaki probleme kurban edilecek bir dava mı. bu kadar ucuz mu yani bu dava. hani filistin'di, hani şehitlerimizdi, hani kahrolsun israil'di. lan harbiden yeter be.

bugünkü davada gördük ki işi sulandırıp unutturmanın peşindesiniz. şunu söyleyebilecek olan var mı; geçenlerde savcının talep ettiği davanın düşürülmesinden reisin haberi yok. bunu diyebilecek olan var mı. işin içinde bu derece olan bir adamın haberi olmayacak yani. savcının gerekçesi neydi; iki ülkenin anlaşması.

mazlumların sesiymiş. he canım o günlerde sana inanan bizde suç.

ha bir de rabia olayı vardı. noldu o iş? benimki de soru mu mısırla anlaşma yapılır mevzu kapanır.

yeni bir seçim zamanı tekrar bir şey patlatılır tekrar ümmet deriz, vatan deriz gaza gelip yine akp deriz.
devamını gör...
günübirlik siyasetin sonuçları mı yoksa aslını saklayıp millete başka türlü görünmek mi artık çözemediğim hadise. mavi marmara davası belirleyici bir unsurdu benim için. evet 15 temmuz şehitleri şehit. de mavi marmara da yahudilere karşı çıktığı için ölenlerin durumu. tazminat (bahşiş) alınca konu kapandı mı? samimiyetleri sorguluyorum artık.
devamını gör...
--- insani yardım götürmek için dönemin başbakanına mı sordunuz ---
mevzu başbakandan izin alınma mevzusu değil. konuyu başta bülent yıldırım kim buraya çekiyorsa yanlış yapıyor.
cumhurbaşkanı mavi marmara olayından sonra bu işin ekmeğini tıpkı ihh'ya son yaptığı çıkıştaki gibi meseleyi şahsileştirerek yedi mi ? defalarca yedi.
özellikle 17 aralık'tan sonra "otoriteden izin almalıydınız" sözüne karşı biz verdik izni, senin otoriten kim ?" benzeri sözlerle mavi marmara'nın arkasında durdu mu ? defalarca ve farklı yerlerdeki konuşmalarıyla durdu.

bu noktadan sonra cumhurbaşkanı mavi marmara yola çıkarken "benden izin almadılar", "yolun çeyreğinde izin verir gibi olduk", "yarısındayken izinden vazgeçtik", "israil güçleriyle karşılaşmadan önce geri dönün la nereye gidiyosunuz" da dese siyasi ekmeğini 5 yıl yediğin bir hadisenin üzerine yaptığı manevradır aslolan.

senelerce partinin ve siyasal hareketinin bir simgesi gibi taşıyıp dillendirdiğin hadiseyi işlerin rengi değişip, anlaşma zeminine gelindiğinde kontrolün dışında geliştiğini söylemek düpedüz ayıptır. bu ayıbı cumhurbaşkanını sevip görmezden gelmek daha büyük ayıptır.

adam yıllarca arkasında durduğu yanlışları kabullenip (son ucube inşaat mevzusu) yeni söylemler üretiyor ama biatçılar adama hata yakıştıramıyor.
söylediklerini cumhurbaşkanının aklından geçmeyen açılımlarla tevil edip kraldan çok kralcılığa devam ediyorlar.

uvey (02/07/2016 16:54 ~ 02/07/2016 16:59)

--- #5530722">#5530722 ---
devamını gör...
yerinde bir değerlendirmedir.. şöyle ki olay akp hükümeti zamanında yaşandı ve dava süreci hep akp zamanında oldu.. eğer ki sen hükümet olarak vatandaşına sahip çıkmıyorsan onu uluslararası bir suç karşısında savunamazsan gelme başa, milletimi düşünüyorum diye çıkma ortaya..
öyle sözde one minute demekle olmuyor sınırını belli ederken devletinin üstünlüğünü en önemlisi vatandaşının hakkını her platformda koruyacaksın..
devamını gör...
satrançta ileriki hamleleri düşünmeden hücum edersen mat olursun. akp mat olmuştur. uzun uzadıya yazılacak çok şey var aslında ama gerek yok. ne de olsa sonuç tek kelimeye çıkacak; mat.
devamını gör...
israil'e geri adım attırmış ve gelecek yeni politikalar için iki adım ileri bir adım geri politikaları devam etmekte. filistin konusunda hamas memnun ama bizdekiler memnun değilse bir düşünmek lazım gelir. rte'nin samimiyetini sorgulayacak, politikalarda ikilik doğuracak popülizmden ve duygusallıktan geri durmak lazım. hele ki islamcı diyerek aşağılamalarda bulunan tipler islamcı tepkilerde bulunuyorsa. işin sonuna bakmak lazım.
devamını gör...
hele bir soluklanın yeğenlerim şeklinde yaptığım değerlendirme.

unutmayın ki, mehter takımı da yürürken 2 ileri bir geri yürürdü.

chp bile bu konu üzerinden siyaset yapmaya çalışıyorsa ben biraz bekleyelim derim.

durum gerçekten gördüğümüz, hissettiğimiz gibiyse birlikte vururuz kırbacı, ama biz kendimiz vururuz, basiretsiz muhalif tayfa az ötede depinsin.

davanın düşürülmüş olması yüreğimi burktu evet. aması var.

dip not: karaktersiz muhaliflerin gazına gelme müslüman. fitne zamanları en güzel olan şey susmaktır diyor islam alimleri. zor zamanlar, imtihan zor.
devamını gör...
yok yok o değil de cemaatin hukumet içindeki eski bakanlarından ertuğrul günay meseleyi o dönem söyle özetlemiş..
donemin cemaat gastesine verdiği röportajdan..
iktidarı eleştirirken..
hatta yerden yere vururken..

''yani cemaat’in suçu, siyasal islamcı, ümmetçi olmaması mıydı?

bence öyle! bunu son günlerde daha fazla düşünmeye başladım. bediüzzaman üzerine yaptığımı yeni okumalarda da, bu işin eğitimle, dünyanın bugününden kopmadan yapılması gerektiğini fark ettim. tarihi geriye doğru değil, ileriye doğru sürdürmeye çalışmak... akif, “asrın idrakine söyletmeliyiz islam’ı” der. bu teceddüt ve yenileşme çizgisi yok, erdoğan’da. dünyevi saltanat çizgisi var!

o saltanatın parayla mı geleceğine inandı?

emevi saltanatının anlayışıdır, bu. egemenliğinizi bu dünyada kurduğunuz zaman, ahireti de satın aldığınızı düşünüyorsunuz!

mavi marmara’nın gidişine öfkeliydi

mavi marmara olayı da bölgesel ile global olanın çatışması mıydı?

o tartışmada, gerçek, dışarıya yeteri kadar yansımadı. mavi marmara olayı olduğunda, başbakan’la birlikte brezilya’daydık. haberler geldiğinde, başbakan hiç mutlu olmadı, geminin gidişine öfkelendi. kontrolsüz, devlet sorumluluğu taşımayan bir hareket olduğu konusunda nitelemeler yaptı.

kendisinden izin alınmış mıydı?

zannetmiyorum; ama içeriye ve dışarıya karşı, orada yurttaşlarımız öldüğü için savunmak zorunda kaldık. o günlerdeki bir sözüm, fethullah gülen’e bir cevap gibi algılandı. dedim ki, “dışarıdan bakınca belki öyle gözüküyor”

bunu söylerken kastınız neydi?

“biz de içeride bunun sıkıntısını yaşıyoruz; ama siz onu oradan fark etmiyorsunuz” demekti. biz de aynı sıkıntıyı yaşıyorduk; ama yurttaşlarımız öldüğü için dışarı yansıtamıyorduk. başbakan aslında paylaşmadığı bir düşünceyi paylaşır gibi yaptı. bunun toplumda karşılığı olduğunu görünce de o söylemi devam ettirdi.''

mevzuya bir de cemaatin ağır topundan bakalım..
yıl 2014..

http://t24.com.tr/haber/erd...
devamını gör...
dindar ve dindar geçinenler, müslüman ve islamcı geçinenler, zalime karşı duran ve zalime boyun eğenler, kahramanlar ve sahte kahramanlar arasındaki farkı öğrenmenizi ve anlamanızı sağlar.

kafir bir terör devleti tarafından uluslar arası sularda öldürülmeniz, işkenceye maruz kalmanız ve taciz edilmeniz sonucunda hakkınızın sözde islamcı bir iktidar tarafından savunulmayacağını öğrendiniz arkadaşlar.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar