mazot

mazot

ağŸlamadan
dillerim dolaşŸmadan
yumruğŸum çözülmeden gecenin karşŸısında
şŸafaktan utanmayıp utandırmadan aşŸkı
üzerime yüreğŸimden başŸka muska takmadan
konuşŸmak istiyorum.


şžehre neden
esmer ve dölek yüzümle döndüm dağŸlardan
kar vakti tarlaları kımıldatan soluğŸum
niyedir sarmalasın vites dişŸlilerini
defneler, nakışŸlar yok
alnıma neden.

ağŸlamadan
etimin iğŸneli beşŸiklerde bıraktığŸı izlere aldırmadan
o mavi korularda ve dibektaşŸlarında
bırakıp sözlerimin kalıntılarını
açıkça konuşŸmak istiyorum.
besbelli ki leşŸler koruyor şŸehrin bedenlerini
göğŸsünün kafesinde yalnızca pasak
biliyorsun
korkutulmuşŸ bir kızın
yüreğŸinden fışŸkıran beyaz güvercinleri
sabahın köründe kalkan tirenlerdeki nefret
her gün aynı kalafat yerine çekilmenin nefreti
bunları
bütün bunları biliyorsun
dağŸlardan dönüyorsun o sağŸır yamaçlardan
çevik bacaklarını getiriyorsun, ne çiçek ne de ninni
boz şŸayaktan poturun dağŸlarda ne güzeldi
şŸehre varınca artık meşŸinler giymelisin
daha esmer
daha kankusturucu
sen o baygın sevgilerin adamı değŸilsin.

sana yaşŸamak düşŸer çarkların gövdesinde
bin demir kapıyla hesaplaşŸmaktan omzun çürümelidir
bin çeşŸit güneşŸle ovulmalıdır gaddar ellerin
yürü yangınların üstüne, kendi alevini de getir
çarpıntısız dakikası olur mu devrimcinin
ki
ölüm
her yerde uyanıktır
alestadır korkunun yardakçıları
tez kızaran güllerden kendini sakın
sevgiler ürkütsün seni, aşŸk ayrı-
aşŸktır diye geri geldin o çekiç seslerine
bıraktın vazgeçilmez ırmakları
gönlüne kar yağŸdırıyorsa çocuk sesleri yetsin
dikkat et hiçbir şŸey ıslatmasın namluları.
devamını gör...
mazot

ağlamadan
dillerim dolaşmadan
yumruğum çözülmeden gecenin karşısında
şafaktan utanmayıp utandırmadan aşkı
üzerime yüreğimden başka muska takmadan
konuşmak istiyorum.


åžehre neden
esmer ve dölek yüzümle döndüm dağlardan
kar vakti tarlaları kımıldatan soluğum
niyedir sarmalasın vites dişlilerini
defneler, nakışlar yok
alnıma neden.

ağlamadan
etimin iğneli beşiklerde bıraktığı izlere aldırmadan
o mavi korularda ve dibektaşlarında
bırakıp sözlerimin kalıntılarını
açıkça konuşmak istiyorum.
besbelli ki leşler koruyor şehrin bedenlerini
göğsünün kafesinde yalnızca pasak
biliyorsun
korkutulmuş bir kızın
yüreğinden fışkıran beyaz güvercinleri
sabahın köründe kalkan tirenlerdeki nefret
her gün aynı kalafat yerine çekilmenin nefreti
bunları
bütün bunları biliyorsun
dağlardan dönüyorsun o sağır yamaçlardan
çevik bacaklarını getiriyorsun, ne çiçek ne de ninni
boz şayaktan poturun dağlarda ne güzeldi
şehre varınca artık meşinler giymelisin
daha esmer
daha kankusturucu
sen o baygın sevgilerin adamı değilsin.

sana yaşamak düşer çarkların gövdesinde
bin demir kapıyla hesaplaşmaktan omzun çürümelidir
bin çeşit güneşle ovulmalıdır gaddar ellerin
yürü yangınların üstüne, kendi alevini de getir
çarpıntısız dakikası olur mu devrimcinin
ki
ölüm
her yerde uyanıktır
alestadır korkunun yardakçıları
tez kızaran güllerden kendini sakın
sevgiler ürkütsün seni, aşk ayrı-
aşktır diye geri geldin o çekiç seslerine
bıraktın vazgeçilmez ırmakları
gönlüne kar yağdırıyorsa çocuk sesleri yetsin
dikkat et hiçbir şey ıslatmasın namluları.
devamını gör...
içinde su varsa biraz bekledikten sonra dibe çöker, sıvı-sıvı heterojen bir karışım olur. ayırma hunisi ile birbirinden ayırabilirsiniz. mazot temiz değilse, zamanla pompayı yer, bitirir; yüklü bir masraf çıkartabilir. aracın deposundaki mazot bitmek üzereyse, araç hava yapar.
devamını gör...


--- alıntı ---

ki
ölüm
her yerde uyanıktır
alestadır korkunun yardakçıları
tez kızaran güllerden kendini sakın
sevgiler ürkütsün seni, aşk ayrı-
Aşktır diye geri geldin o çekiç seslerine
bıraktın vazgeçilmez ırmakları
gönlüne kar yağdırıyorsa çocuk sesleri yetsin
dikkat et hiçbir şey ıslatmasın namluları.


--- alıntı ---

devamını gör...


--- alıntı ---

sana yaşamak düşer çarkların gövdesinde
bin demir kapıyla hesaplaşmaktan omzun çürümelidir
bin çeşit güneşle ovulmalıdır gaddar ellerin
yürü yangınların üstüne, kendi alevini de getir
çarpıntısız dakikası olur mu devrimcinin
ki
ölüm
her yerde uyanıktır
alestadır korkunun yardakçıları
tez kızaran güllerden kendini sakın
sevgiler ürkütsün seni, aşk ayrı-
aşktır diye geri geldin o çekiç seslerine
bıraktın vazgeçilmez ırmakları
gönlüne kar yağdırıyorsa çocuk sesleri yetsin
dikkat et hiçbir şey ıslatmasın namluları.

--- alıntı ---

devamını gör...
''ağlamadan
dillerim dolaşmadan
yumruğum çözülmeden gecenin karşısında
şafaktan utanmayıp utandırmadan aşkı
üzerime yüreğimden başka muska takmadan
konuşmak istiyorum.''...

der şair ismet özel ama daha önemlisi son satırdadır...

''dikkat et hiçbir şey ıslatmasın namluları. ''...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar