pek tabi ki akp 'lilerin oylarıyla reddedilmiştir.

tam olarak; çocukların her türlü istismardan korunması, yaşanan sorunların tespit edilmesi ve çözüme yönelik çalışmalar yapmak için komisyon kurulması konusunda mhp 'nin yaptığı önerinin, akp 'li milletvekillerinin hayır oyu vermesi sonucu reddedilmesi olayıdır. ayıptır.

biz bir şeyleri söylerken boşa söylemiyoruz, akp döneminde, milletin saçına başına, içtiği içkiye, sigaraya, izlediği diziye karışmaktan, öpüşmeyi en büyük ahlaksızlık olarak görmekten, gerçek ahlaksızlıklar gözardı edildi, belli çevreler, otoriteler tarafından meşrulaştırılmaya, sümen altı yapılmaya başlandı. akp öncesi döneme göre büyük bir ahlaki çöküntü yaşandı, yaşanıyor.

bunun reddedilmesi konusunda, hakikaten mantıklı, insani ve vicdani bir gerekçe gelecek mi ? bu ülkede, çocuk gelin dramı, aile içi cinsel istismar, küçük çocuklara cinsel istismar gibi büyük trajediler yaşanırken neden devlet eliyle bu konular masaya yatırılıp, çözüm yolu aranmaz. yoksa, bu birilerinin ipliğinin pazara çıkmasına mı yol açar?

sizin çoluğunuz çocuğunuz yok mudur?

çok ayıp..
devamını gör...
aile ve sosyal politikalar bakanı sema ramazanoğlu "buna bir kere rastlanmış olması hizmetleri ile ön plana çıkmış bir kurumumuzu karalamak için gerekçe olamaz." dedi bile, siz hala vicdan çoluk çocuk muhabbeti yapıyorsunuz..

çok kereler dedim, hala da diyorum: bu sözlükte ve türkiye'de akp için ailesini, vatanını, milletini bir çırpıda satacak adamlar var. bunun örneklerini bu güne kadar onlarca kez gördük. bu da sadece biri.

şimdi dünya sözlük için kafaları kuma gömme vaktidir. başlık sol frame'den düşsün, yeni şakalı komiklikli (muhafazakar mizahı) başlıklar açılsın, hiç yaşanmamış gibi hayatımıza devam edelim.
devamını gör...
niye reddedildiğini anlayamadığım önergedir.

bakın aynı hatayı madencilerin iş güvenliği hakkındaki yasa tasarısında da yaptılar. sonra 300 madenci ölünce olayın tek sorumlusu haline geldiler. şimdi de aynı haltı yemişler sayın indir kaldırcı vekiller. peki hemen yarın yine aynı dernekten bir tecavüz durumu olursa ne yapacaklar, garantileri ne? ama yok, nasılsa herşeyi sineye çeken bir seçmen var değil mi? ne diyeyim Allah islah eylesin bunları.
devamını gör...
sebebini bilmemekle beraber tahminde bulunabileceğim durumdur.

öncelikle tabii ki yapılanları eksik buluyorum hele devlet eliyle yapılan çalışmaların sayısı ihmal istismar konularında oldukça az. lakin hiç yok diyemiyoruz. tabii hükümet kanalı veya meclis vasıtası ile genele yönelik bir çalışma benim bildiğim kadarıyla yapılmadı bu güne kadar. özellikle kadın ve çocuklara yönelik şiddet ve istismar ile alakalı genellikle sivil toplum kuruluşları ile yer yer bakanlıklar kendi içlerinde ve kısıtlı bir veri ile araştırma yapıp kamuoyuna sunarlar. hatta çoğu zaman bakanlığın belirttiği ile sivil toplum örgütlerinin araştırmaları arasında ciddi fark olduğu da ne yazık ki görülüyor, müşahade ediyoruz.

geleyim devletin yaptığı çalışmalara. savunmak gibi bir gayem yok ama var olanı ortaya koymamak adalete terstir. özellikle eğitim sektöründe yani milli eğitim bakanlığında benim bildiğim çalışmalar yürütülmektedir. çalışmalar yetersiz ve kesinlikle yaygın değildir lakin merkezi bakanlık yaptığı çalıştay ve gönderdiği evraklar ile genellikle okullarda eğitimcilerin bilinçlenmesi ve çalışma yapmasını hedefler. lakin bu çalışmalar genelde isteğe bağlı olarak algılanır ve nitekim çok üzerinde durulmaz ya da insanlık formu bir takım idareciler tarafından yapıldı gösterilir.

bildiğim kadarıyla yine okul eksenli ama hastane ve yerel kolluk kuvvetlerinin iş birliği içinde olması gereken ihmal istismar vakaları koordinasyon ekipleri gibi ekipler var kimi beldelerde. özellikle eğitim tedbirleri adı altında öğretmenlerin varsa ihmal veya istismar şikayet edecek doğrudan mercii bulmaları ve bunların ivedi müdahalesi amaçlanmış diye biliyorum. ama bunun yanında yok okulun adı çıkar veya şikayet edersem başım yanar ya da çocuk yalan söylüyor diye pek çok vaka gün yüzüne çıkmıyor. ayrıca kurulan sistem insancıl değil. yani avrupa veya amerika'daki gibi çocuklar ve aileleri terapi desteği almıyorlar. sadece müdahale ve okul rehberlik servisleri dayanışması var. ki o da yüzeysel kalıyor çoğu zaman.

kadına yönelik şiddet konularında yine polis merkezleri ve çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında önleme birimleri bazı kaymakamlık ve valiliklerde kadın sığınma evi benzeri örgütlenmeler yapılmaya başlandı. bunlar ama haberlere de yansıdığı gibi ne kadına destek konusunda yeterli ne de içinde barınma haricinde hizmet var. yani mantık olarak bir sistem var lakin uygulamaya ya henüz türkiye hazır değil ya da uygulayıcılar berbat.

sivil toplum kuruluşlarına değinmek istemiyorum.

gel gelelim devlet neden kadın ve çocuğa yönelik şiddet ve istismardı araştırmıyor? daha doğrusu genel olarak şiddet ve istismarı araştırmıyor? çünkü meclis kararı ile yapılacak araştırma ki bunun için hemen meclis komisyonu oluşturulup bir kaç ayda türkiye geneli bayağı ciddi istatistik çıkarılabilir, meclis'i bağlar niteliktedir. yani hükümeti ve genel olarak partileri bu konuda çalışma yapmaya, bakanlıkları aktif göreve çağırmaya davet eder. türkiye'de şiddet oldukça yaygın bir durumdur. fiziksel şiddeti çok şükür eskisi gibi yoğun görmüyoruz, yine aşırı fazla ama neyse, duygusal, sözel ve cinsel şiddet olaylarında ciddi artış var. ki şiddeti genel olarak saklamaya çalışan bir toplum olmamızdan ötürü her ne kadar bakanlıklar dar çerçevede baksa veya sivil toplum kuruluşları şehir bazında da baksa büyükçe bir tablo çıkaramıyorlar pek. ama devletin yani meclis'in yapacağı hem genel olacak hem de sonuçları itibari ile çözüm de sunmak gerekeceği için çıkan tablodan ve yapılması gerekenlerin ağırlığından endişe ediliyor olunabilir. zira parti mantığı ile bakılacak olursa eğer aslında seçmenin sorgulanması demektir bu ki biz henüz o kadar medeni ve politika ile insan hakları konusunda bilinçli değiliz.

diğer bir sebep ise yine devlet eli ile yapılacak araştırmanın ülke içi istatistik belirtmesi ve eğer sonuçlar ciddi derecede çıkarsa milletler arası arenada ülke imajına zarar vereceği endişesi. düşünün kadınların yüzde 60 ının duygusal şiddete maruz kaldığı bir ülkenin sosyo ekonomik araştırmalarda diğer ülkelerin yanında nasıl duracağını. yani milletin ağzına laf vermek gibi algılanıyor olabilir. ki bir ülkenin gelişmişlik düzeylerinden birisi kadının toplum içindeki konumu ve refahıdır. özellikle kadın konusunda ve unicef in gerektiğinde baskı yapmasından ötürü çocuklar konusunda çıkabilecek ters bir istatistik ülkenin imajına zarar verebilir. bu konu önemli mildir? bence değildir. olmamalı lakin devlet açısından bakınca ki devletler arasındaki çocuk gibi atışmayı görünce insan neden olmasın diyor.

vel hasılı kelam herkesin çoluğu çocuğu var ama kimse ne kendininkini koruyabilecek durumda ne de başkasınınkini... devlet araştırma yapmasa bile sahada alelade insanlara sorduğunuz zaman hepsi hayatının bir devrinde bir şiddet türüne ki o da en az maruz kalmıştır. kadın ve çocuklarda ihmal istismar oranı oldukça yüksektir. araştırma yapması elbette elzemdir lakin sorunu sorun olarak görmek şu noktada daha önceliklidir bence. yani şiddeti sadece dayağa indirgemek veya kadını kurallara uyduğunda tacizden tecavüzden koruruz demek ne yazık ki ne sorun çözüyor ne de işlevi var böylesi gereksiz mentalitenin.

ne yapılabilir diye akıllara sorular gelebilir. bu konuda çalışma yapan yapmaya çalışan yurt içinde dışında pek çok kurum kuruluş var bakılabilir bunlara. ama önce meclis'in türkiye'de kadınların ve çocukların haklarının yendiğine dair el kaldırması lazım.

edit: yanlış anlaşılmalara mahal vermemek açısından belirtmek istiyorum. yorumum ve verdiğim bilgiler ne devleti ne de hükümeti desteklemek için verilmiştir. yapılmayan bir sürü çalışma var kadın ve çocuklar ile alakalı. bu konuda acaba neden meclis veya hükümet karar almak konusunda direnç gösteriyor? sorusuna cevap vermeye çalıştım.
devamını gör...
bir sekilde bu rezillik de savunulacaktir. bekleyin ve gorun savunan cikacaktir. insallah yanilirim.

tanim: hayattan ve insanliktan sogumama sebep olan rezalet, utanmazlik, adilik.
devamını gör...
muhtemelen bu olaylar fetö terör örgütü dediklerinin yurtlarında kurslarında okullarında vs meydana gelse idi bu iddiaların doğruluğu ve yanlışlığı araştırılmadan şunlar denilir ve yapılırdı " var ya bunlar hem terörist hem de subyanci" deyip uzerine ozel yasa çıkartılıp topyekûn seferberlik yapılırdı...
devamını gör...
yok kurumun itibarı yok ben değilde niye başka parti bu öneriyi sundu. böyle saçma bişey var mı? haberlerini dahi izlemeye, okumaya utanıyorken bunu yaşamış ve yaşama ihtimali olan insanları düşünüyorlar mı acaba?
devamını gör...
red oyu verenlerin hiçbir makul gerekçeleri olamaz. kendilerini ve tavırlarını tarif edecek kelime bulamıyorum.

o meclisin duvarları utançtan kızardı hanımlar beyler. altınızdaki koltuklar yer yarılsa da içine girsem dediler.

Allah müstehakınızı versin. dilerim hesap gününde rahmetiyle değil adaletiyle muamele etsin size.
devamını gör...
ucu ensar vakfı dolayısıyla akp'lilere dokuacağı içindir. yoksa çocuk istismarını savunduklarından değil.

esas sorun da bu malesef. ucu sana dokunacak bile olsa haksızlığın üstüne gitmelisin arkadaş.
devamını gör...
adam açıkladı işte ,2 muhalefet partili önerge reddedildi, diye. hükümet partisinin de içinde olduğu komisyon kuruldu. ama siz kötü niyetlisiniz. amacınız üzüm yemek değil bağcıyı dövmek.

ve bu konuyu da çarpıtarak siyaset malzemesi yapmak aşırı aşağılıkça. bunu yapan hiç kimse gelip de ben çocuk istismarına karşıyım onun için uğraşıyorum demesin.

bir iftira bir çarpıtmadır. ve bu korkunç olayı başka niyetlerle kullananların Allah cezasını versin.

ekleme: şu her lafa da araştırmadan dinlemeden bilmeden inanmaktan vazgeçin. fasık bunlar.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar