mehmet akif ersoy

sakalları dolayısı ile elit kesimden çok eleştiri alan büyük şair.

şöyle bir diyolog rivayet edilir.

+mehmet o suratının hali ne kıllı kıllı, maymuna dönmüşsün
-arkamı döneyim ozaman.

böyle bir ayar verdiyse, şeyh şamilden sonra duyduğum, en büyük ayar sahibi kişidir ayrıca.
devamını gör...
kendisinin mesleği veterinerliktir . bir toplumda veterinerliğini kafaya almak isteyen biriyle arasında şöyle bir konuşma geçer ;
+pardon , siz hayvan doktoruydunuz değilmi ?
akif gayet sakin cevap verir ;
- evet bir yeriniz mi ağrıyor ?


geç gelen edit : bu anektodu okurken başlığa bakıp okusun bazıları . biz bunu 'islami espri anlayışı' başlığı adı altında mı vermişiz ? 'islami geyikler' adı altında mı vermişiz ?
önce başlığa bakıp mevzuyu kavra . ondan sonra espri yapıp kişnersin .
sözümüz ihl sözlükten dışarıdır kimse alınmasın .
devamını gör...
asıl mezarı şu an edirnakapı tüneli nin bulunduğu alan iken 1970 lerde çevre yolları inşaa edilirken mezarı edirnekapı da başka bir yere nakledilmiştir.
devamını gör...
zulmu alkislamayandir.

zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;
gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!..
- boğamazsın ki!
- hiç olmazsa yanımdan koğarım.
üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;
hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.
doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle,
bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle!
yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,
onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım.
çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
irticâın şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?
devamını gör...
bizim mahallenin eski kurbanlarındandır merhum. yapı itibariyle suskunluğu, onun bu duruma itilme sebebidir diye düşünüyorum. bizim mahallede ciyak ciyak olanlar hem göz önünde hem el üstündedir.

en büyük mahalle bizim mahalle (!)
devamını gör...
kendisini benimsemis ve ayni misyonun evladi olarak goren kardesleri sinirlendiren bir gercek vardir bu da mehmet akif in hafif sosyalist dusunur bir yapida olmasidir. keza 2. kusaktan torunu tkpnin baskanidir.
devamını gör...
çok büyük. şiirini "sözüm odun gibi olsun hakikat olsun tek" diyerek açıklamıştır. her şairin bir şeytanı vardır sözüne binaen eğer akif şeytanın sözünü dinleseydi ve öyle şiir yazsaydı bugun tğrk şiirinde hiçbir kesim onun şiirine hayranlık duymadan edemezdi. mısır yıllarında "sehiv secdesiz namazım geçmedi" demiştir. çünkü milletinin halini düşünmekte ve namazda ağlamaktan sehiv secdesi yapmaktadır. o zaman ki türkiyenin durumu gözler önüne gelirse daha iyi anlaşılır.
devamını gör...
mehmet akif.................................................................................m.cemal kuntay



bir de benim akifâ’im var bu akif hayatımın 33 senesidir.bu 33 senede o,bir tek defa bayağı olmadı.onun iç yüzüne baktığım vakit gökyüzüne ,denize bakar gibi ferahlardım.sonra onun 63 senelik hayatını öğrendim,bu ne berrak 63 senedir.siyah ve pis tek bir dakikası yoktur.

.......................
fakat, tuhaftır, benim o zaman akıl erdiremediğim akifâ’in bu acayipliği düşmanlarında bile hürmet görüyordu: akif cemiyetâ’e darılıp ayağını kestikten sonra bir adam bir gün bir fesat cemiyeti hazırlandığını kara kemalâ’e haber veriyordu, ve:

- bu fesat cemiyetinde mehmet akif de var, diyordu.

polis müdürüne telefon etmeye hazırlanan kara kemal, bunu duyunca telefonu bırakıyor

eğer, diyordu, içinde akif varsa bu bir fesat cemiyeti değildir.

........................

içimden akifâ’i çekiştirmeye başladım: â“o mağrur olduğu için mütevazi idi.tevazu onda gururun zekasıydı.eserleriyle heyeti içtimaiyenin ahlakını düzeltmeye kalkması da gururunun sanâ’atlaşmasıydı. zamanında ki cerayanların önüne dikilmesi de bir dağın gururuydu.kendini dağ sanan adam bir su parçası kadar serseri ve güzel bir şair olamazdı.â”yokum┠diyordu. halbuki yokluğunun üslubu, vezni ve kafiyesi, planı vardı ve mahviyetini bina gibi kuruyor, her yerden görünsün istiyordu. sonra hep onun suitefehhümleri haklı, hep onun öfkeleri makul, hep onun ölçüleri doğruydu. bir de insanlar hep suratsız olacaklardı; güleryüz kabahatti. istibdadda parisâ’e kaçmış bir hoca kadri vardı, aksi bir adam... meşrutiye olunca, istanbulâ’a dönmemiş, â“artık hürriyet var niçin istanbulâ’a gitmiyorsun?┠diyenlere şu cevabı vermişti: â“ahmet rızaâ’nın meclis, ali kemalâ’in gazete başmuharriri olduğu bir memlekette oturulmaz.!┠akif, bana her anlatışında bu cevaba bayılıyordu.

..........................
dalkavukluk etmeyen adam gördüm; fakat dalkavukluktan hoşlanmayan adam görmedim; bunun bir müztesnası vardır :

akif.

..........................

heyecanını göstermek için başkalarının arasında kavga çıkmasını bekleyecek yaşta bir genç de bu gürültüde akifâ’e sövdü: â“beynin sağır, gözün kör!┠gibi lakırdılar söyleyerek.

akif bir şiirle cevap verdi.

ne yapsam, neyle kurtarsam şu yatmış inleyen halkı,

deyip ezberden olsun gezdiğin vaki⒠midir şarkı?

benim beynim sağır, yahut gözüm körmüş, peki, lakin,

senin görgün yolundaymış da, keskinmiş de idrakin,

ne gördün, söyle evladım, ne duydun lütfen izah et.

hayır, hacet de yok izaha, pek meydanda mahiyet.

o mahiyet fakat iğrenç, o mahiyet fakat çirkin;

niçin? dersen, sıkılmak hiss-i insanisi yok ilkin.

evet beynim sağırdır, kainatım çünkü hep feryad!

işitmem başka bir ses, milletim eylerken istimdad!

gözüm görmez, evet, zira muhitim kapkaranlıktır!

fakat sinemde imanım müebbet fecr-i sadıktır.

kör olmaz ağlayan gözler, sağırlaşmaz tutuşmuş beyn;

yaşarmaz gözle yanmaz beyni hilkat addeder bir şeyn.

geçilmez kahkahadan her taraf yangın içindeyken,

yanan bir sineden lakin ne istersin, nedir öfken?

beraber ağlamazsın, sonra, â“kör!┠dersin â“sağır!┠dersin:

bu hissizlikten insanlık hem iğrensin, hem ürpersin.

devamını gör...
cumhuriyet döneminde kendisini bozmamış muhterem şahsiyet.
1873 yılında istanbul'un fatih semtinde dünyaya gelen mehmet akif 27 aralık 1936'da beyoğlu'nda mısır apartmanında vefat etmiştir.
4 yaşındayken mahalle mektebine başlamış ve on beş yaşında iken mülkiye idadisinden mezun olmuştur. daha sonra halkalı baytar mektebi'ne girmiş ve dört yıl sonunda birincilikle mezun olmuştur.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar