şimdi bunu elimize alıp bağlıyoruz ama geçen gün umumi tuvalette bu bağcık açılıp etraftaki nereden geldiği belli olmayan suya muya değip, ıslanmıştı. en iyisi ellemeyim artık. boşver azıcık gevşek olsun. zaten merdivenden sürekli soğuk geliyor, cırcır olacağım iki düğüm atacağım diye.
devamını gör...
hala çocukluğundan kalma saflığını müdafaa edenler için olsa olsa önce sağ ayakkabının bağcığını bağlamanın dikkati ve huzurudur.
devamını gör...
başkası adına düşündüklerim merdivenden pislik, namaza mani necaset bulaşıp bulaşmayacağıyla ilgilidir. sonuçta merdiven dediğin pis olur olm oturmasanıza.
devamını gör...
"inşallah bu sefer paçalarımı indirmeden yola çıkmam"

istisnasız her gün bunu düşüyorum ve düşünmeme rağmen haftada en az bir kez bu yüzden rezil oluyorum.. *
devamını gör...
''ya bunları bol şekilde bağlasam da bir daha hic uğraşmasam nasıl olur... hehhh bak ne kadar güzel oldu... aferin kız...'' şeklinde olabilir.

neee? tuvalette aforizma patlattığımız yetmiyor da bir de ayakkabı bağlarken mi yapalım?
devamını gör...
gideceğim yıl uzerine kıritik yaparım kafamda. sonra eğildiğim için belim agridigindan belim hakkında düşünüp canımı sıkarım.
devamını gör...
özellikle namaz vakitlerinin arasının kısa olduğu kış günlerinden biriyse:

"bugün bağcıklı ayakkabı giyerek hayatımın hatasını yapıyorum sanırım" şeklinde uzun uzun düşünülür.
devamını gör...
düşünecek bir şeyim olduğuna şükretmem gerektiğidir olsa olsa. merdivende oturup sımsıkı bağlı ayakkabılara baka baka çaresizce ağlanan günlerden birinde değiliz, ne mutlu.
devamını gör...
yolda yürürken, kendi meskenime ait olmayan bir yapının merdivenine hallenmişsem eğer “ya burada oturan kişi çıkmak ya da içeri girmek isterse ve ben önünü kapatmış olursam?” düşüncesi. evet çünkü bir keresinde tam da böyle bir şeyi düşünürken başıma gelmişti.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar