michael jordan

michael jeffrey jordan ,17 şubat 63 doğumlu efsanevi basketbolcu. 10 sezon nba de sayı krali olan 2 olimpiyat madalyalı
espn'in anketinde 100 yılın en iyi atleti seçilmiş, spor tarihinin en büyük winner ı, atleti, sporcusu.
devamını gör...
michael jordan her şeyden önce bir duruştur.o sahada herkes farklı durur, bakar, drive eder, şut atar sanki rakibe karşı değilde tek başına oynuyormuş gibi rahattır.

michael jordan'ı tanımnayan, basketbolu bilmeyen birisi bile onun maçını izlediğinde sahada ki bir oyuncunun oyuna hükmettiğini diğerlerinin ise ona göre pozisyon aldığını anlayacaktır.

bu durum çoğu kez rakipleri tarafından "sanki başka bir boyutta, onu engellemek imkansız". şeklinde tarif edilir.

devamını gör...
veda maçında tribünler tarafından dakikalarca ayakta alkışlanması, alkışın bir türlü kesilmek bilmemesi tüyler ürperticidir. hak ettiği bir veda olmuştur.
devamını gör...
charlotte bobcats'de görev yapan efsane.

sürekli elinde telefonla maçları izlemektedir.çektiği reklam filmlerinin kalitesi ise tartışılmazdır.

ayrıca nike*'nin bu kadar evrenselleşmesinde büyük rol oynamıştır.

(bkz: winner)
devamını gör...
butun zamanlarin en iyi basketbolcusu. kazanma hirsi, oyunu cok iyi okuyabilmesi, oyunun psikolojik taraflarini gorebilmesi, ustun atletik yetenekleri, saglam fundamentali, ve kritik zamanlarda yaptigi olaganustu hareketlerle bir zamanlar photon'un cok yakindan takip ettigi basketbolcu.
devamını gör...
gelmiş geçmiş en winner oyuncu. bu sonradan kazanılan bir özellik değil. sonradan kazanılan özellikleri de * 95te basketbola tekrar döndükten sonra daha da geliştirmiştir. eskiden daha çok drive ederek oynayan jordan, kariyerinin sonlarında sadece aklı ile oynayıp 3 şampiyonluk daha kazanmıştır. washington zamanlarını izleyebilen basketbolseverler gerçek jordanın sadece yüzde 20sini görebilmişlerdir.
devamını gör...
18.
1963 new york doğumludur. north carolina state üniversitesi mezunudur. draft üç numarasıdır.

havada asılı kalarak yaptığı hareketleri seyrederken, iyi bir izleyicinin dibi düşer. sayıya gidişini izlemek müthiş bir haz verirdi insana. yeni nesil yıldızlar bazı alanlarda ona ait rekorları egale ediyorlar doğrudur, ama sahada onun gibi duran, bu derece karizmatik bir oyuncu bir daha gelemez.nickim ona atfen türetilmiş birşeydir. dolayısıyla onunla ilgili saatlerce yazabilirim. o türk insanına -tabi belli bir kesime- sabahlara kadar uyumayıp bir basketbol maçını izleme alışkanlığını kazandıran kişidir. sakız çiğnemesi farklıdır, topu sürmesi farklıdır. hatta basketbol oyunu bile o sahadayken uygulama açısından farklıdır. itirazlara teknik faul çalan hakemler, o itiraz ettiği zaman köşelerine çekilirler. asla kaçmaz, tarihin gördüğü en savaşçı kişilikteki sporcudur. sağ kolu sakatlanır, faul atışı kullanacaktır, yerine girecek kişinin kullanması gerekir, ama o öyle rekabetçidir ki hırslıdır ki, bunu bir kaçış olarak, acizlik olarak görmesinler diye, çıkar sol eliyle faul atar (elbette isabetli). dizi davul gibi şişmiştir ama oturamaz çünkü rakipte en yakın arkadaşı ama en büyük rakibi charles barkley vardır. dikembe mutombo smacına blok yapar, o altta kalamaz, gözleri kapalı sayıyla neticelenen iki faul atışı yapar ve sahasına dönerken omuz üzerinden dönüp manalı bir bakış atar. dream team efsanesi bile onun rekabetçi, bitmek bilmez hırsından kaynaklanmıştır. o oynadığı dönem içerisinde nba yönetiminin kitlelere sunduğu model insandır da ayrıca. lakabı olarak majesteleri, air, bilinse de, esaslı bir lakabı da president'tır. bir dönem hakkında abd'de ileride bir zenci başkan olacaksa, o kesinlikle jordan olacaktır dahi denmiştir. özetle bir spor dalı bir oyuncu ile ancak bu kadar özdeşleşebilir.

nba tarihinin gördüğü en rekabetçi oyuncusudur. nba'de rekabetçi ruhun kaybolmasından ötürü, şimdilerde eleştirileri olmaktadır. kendi oynadığı dönemde, en yakın dostları olan barkley ve magic johnson ile sahada ölümüne kapışmıştır.
şimdiki nesil basketbolcular arasındaki ilişkiler ise onun dönemine göre çok farklı. onun yıllarında, kendisine rakip olarak gösterilen hiçbir oyuncu ile arkadaş değildi jordan. arkadaş değildi derken, aralarında sportif rekabetten kaynaklanan husumet vardı demek daha doğru olur. mesela, dominique wilkins ve reggie miller gibi onunla aynı pozisyonda oynayan efsaneler ile neredeyse kan davalıydılar. aralarında, nba'in kralı olmaya dayalı bir rekabet ve husumet vardı. jordan hayatının en iyi savunmalarını, bunlara karşı oynadığı maçlarda, bunları savunarak yapardı. şöyle bir örnek var: jordan basketbolu ilk bıraktığında, dominique wilkins; tüm zamanlarda jordan'dan daha fazla sayı üretmişti. jordan bıraktığına göre artık beni geçemez diyerek, o da avrupa'ya transfer oldu. bir yıl oynayıp emekli olacaktı. ama jordan birden karar değiştirip dönünce, o da hemen spurs ile anlaşarak ertesi sezon geri döndü.

günümüzde ise durum farklı. iki-üç sezon önceye kadar ligin en iyi iki oyuncusu olarak gösterilen kobe bryant ve t-mac arasında, sahaya bile yansıyan bir dostluk vardı. her ikisi de jordan'dan daha iyi olduklarını iddia ederlerken, birbirleri hakkında yorum yapmıyorlardı. oysa, doksanların sonunda malone-jordan kapışması varken, jordan nba yönetiminin normal sezon için mvp seçtiği karl malone hakkında, "bu ödül saçma, malone o ödülü hiç almamalıydı, çünkü ben ondan daha iyiyim ve tüm dünyaya kimin daha iyi olduğunu play off'larda göstereceğim" demişti. play offlarda, jordan normal sezon istatistiklerini zıplatmış, malone'un top aldığı pozisyonlarda, onu savunan bulls oyuncusuna yardıma gidip sayı bulmasını zorlaştırmıştır. hatta 98'de gelen son şampiyonlukta, utah son topu kullanırken, malone'a yerde blok yapıp, topunu çalmış ve gidip sayıyı atarak, şampiyonluğu getirmiştir. işte böyle bir rekabetçilik vardır kanında. kendisine rakip gösterilen oyuncu ile kanka olmaz. ama hakkını teslim eder. mesela malone için o kadar sayıp, söylemesine rağmen; o tüm zamanların en iyi uzun forvetidir der. bunu malone da onun için der.

işte jordan, kendi zamanında var olan, bu rekabetçiliğin yumuşaması yüzünden nba konusunda sıkıntılıdır.

bazı başarılarını da eklemek gerekir:

-nba mvp (en değerli oyuncu ödülü): 1987-88, 1990-91, 1991-92, 1995-96, 1997-98
-nba finalleri mvp ödülü: 1990-91, 1991-92, 1992-93, 1995-96, 1996-97, 1997-98
-nba yılın en iyi savunma oyuncusu ödülü: 1987-88
-nba yılın çaylağı ödülü: 1984-85
-acc ligi yılın basketbolcusu ödülü: 1983-84
-nba all-star smaç şampiyonası ödülü: 1987, 1988
-kariyer sayı ortalamasında (normal sezonda 30.1, play-off`larda 33.4) tüm zamanların en yüksek ortalamasına sahip oyuncudur.
-bir play-off maçında 63 sayı atarak play-off`ların bir maçta en çok sayı atan oyuncusu olmuştur.
-espn`in anketinde 100 yılın en iyi atleti seçilmiştir.
-10 sezon nba`de sayı kralı olmayı başararak bir rekora imza atmıştır
-6 nba şampiyonluğu (1990-91, 1991-92, 1992-93, 1995-96, 1996-97, 1997-98)
-2 altın olimpiyat madalyası.(1984 ve 1992)
-28 triple double
-10 kez en iyi nba ilk beşi
-bir all star maçında triple double yapan tek oyuncu
-kariyerindeki maç başına sayı ortalaması 31'dir. chicago bulls ve washington wizards forması altında çıktığı 990 maçta, attığı 30652 sayı ile bu rakama ulaşmıştır. ayrıca, bu kategoride hala 1. sırada yer almaktadır.
-attığı sayıların dışında, kariyerini 6672 ribaund, 5633 asist ve 893 blokla tamamlamıştır.
-1989 yılında, 7 maç arka arkaya triple double yaparak, oha denecek bir rekora imza atmıştır kendisi.

aktif basketbol kariyerinden sonra, nba'de yönetici olarak yer almaya devam etmekteyse de, şimdiye kadar dişe dokunur bir başarı elde ettiğini söylemek zordur.

bir de en beğendiği aktör olan bill murray ile space jam'de birlikte oynamışlığı vardır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar