million dollar baby

günlerce etkisinde kurtulamadığım film. utanmasaydım ve kendime altı üstü bir film için ağlayabildiğime dair mantıklı bir açıklama getirebilseydim koyverirdim herhâlde. istisnasız seyreden herkesten benzer tepkiler aldım. bir istisnası var elbet. diyalog şöyle:

eşim: (telefonda) ya huzursuz bacak, fatma geldi şimdi de beraber film seyredeceğiz. cdlerin arasında yolumuzu kaybettik. bize şöyle sağlam bir film söylesene.
ben: bak bir tane söylerim; ama demedi demeyin şaftınız kayar. sonra eve geldim mi ağlamaktan şiş gözler görmeyeyim.
e: yok yok, söyle sen.
b: iyi, o zaman milyon dolarlık bebek var orda. bakın ona.

gecenin bir vakti olur. huzursuz bacak yorgun argın eve düşer. inceden tedirgindir. "aga yanlış yaptık. şu filmi söylemeseydik keşke. şimdi açız, yorgunuz. iki güler yüz görsek iyi olurdu." diye mırıldanmaktadır kendi kendine. eve girer. o da ne. her şey gayet normal. "e siz filmi seyretmediniz mi?". "seyrettik. ne var ki onda? biz de bir şey var zannettiydik!" * hayır, sanki en uyduruk yeşilçam sahnelerini salya sümük seyreden benim. ne vicdansızmışsınız be yahu!
devamını gör...
clint eastwood'un yönettiği, akademi ödülü almış, 2004 yapımı, amerikan filmi.

filmin başrol oyuncuları clint eastwood, hilary swank, ve morgan freeman'dır. film, 2005 yılında, en iyi film ödülü'nü de içeren 4 akademi ödülü almıştır.
devamını gör...
başında bir güzel gitar solosuyla başlayıp sonu piyano ile biten, dünyaya 1 kg ağırlığında, babasının diyişiyle "dövüşerek" gelen kızın, dünyada tek zevk aldığı şey boksu, boks hayatına başlarkenki mücadelesini ve hayatının sonlarında yaşam mücadelesi verirkenki hayatla dövüşmesini anlatır. duygusal bir film olduğu söylenir ama hanımlar için vasat duygusal bir filmdir.
devamını gör...
başlığı benim açıyor olmama üzülmeli miyim sevinmeli miyim bilemedim ama neysehh.

ülkemizde milyonluk bebek ismiyle sinemalarda gösterilmiş clint eastwood, hilary swank, morgan freeman filmi. oscar ödüllü. kimileri senaryosunun klişelerle dolu olduğunu söyleyip burun kıvırsa da güzel oyunculuklarla, o harika müziğiyle gönlümdeki oscarları daha 'ooo...' demeden havada kapmış filmdir.
devamını gör...
acıtasyondan zevk almaya çalışan daha doğrusu ekmek yemeğe çalışan hollywood un çalışması. boks sahneleri fena değil rocky 3 ü hatırlatan yerleri de yok değildi. hayatı mahvolmuş bir kızın tutunma unsuru bir spor olan boks ben kadın çalıştırmam diyen bir antrenör sonrası malum şampiyonluk maçları.. russell crowe un cinderalla man filminden ne farkı var bilemedim..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar