mimoza sürgünü

nazan bekiroğlu'nun 2013 ekim çıkışlı deneme kitabı. timaş yayınları'ndan yayınlandı, daha çok yeni olduğu için okumadım. belirtmek istediğim mevzu, kapağının kadife kumaşa dokunuyor hissi oluşturması, kitabın adı dolayısıyla yapılan bir tasarım olma ihtimali oldukça yüksek.

--! spoiler !--

tamam, estetize ediyorum, idealleştiriyorum biliyorum. düpedüz yazıyorum. romantik olduğum da bir yafta gibi boynuma asılı. ama ben gördüğümü söylüyorum. neticede şu yazdıklarımda ben hem mecazlı hem de gerçekçiyim. yani düpedüz kinayeliyim. eğer öyle değilse ya ben hayal görmüşümdür ya bana hülya anlatmışlardı.

nazan bekiroğlu’ndan yıllarca okunacak bir deneme kitabı mimoza sürgünü. bir mimoza ağacının altında insanın içine ve dışına doğru bir yolculuk bu. kördüğümleri çözmekte üstüne olmayan ama basit bir fiyongun ucunu çekemeyen, yüce dağları aşıp da tatlı bir yamaç yolunda sendeleyen bir kalbin gücünün ve kırılganlığının iç dökümü. aşkın ve metafiziğin, yıllarca biriktirilen hatıraların, yaratılmış her şeyle kurulan incelikli ilişkilerin izleriyle dilin büyüsünün iç içe geçtiği denemeler mimoza sürgünü’nde.


--! spoiler !--
devamını gör...
''kader var. kader değişmez deme!
kendini küçük esmanı hor görme, demiş erenler.
el-hak; her an yeniden yaradılış var...
vallahi ölüm var, billahi ölümden sonrası var.
şükür ki ölüm var.''


çeyrek kişisel gelişim, çeyrek depresif, çeyrek tasavvufi, çeyrek kurgu olan bir eser..
devamını gör...
".. ama işte bir vurgun varmış ortada da hiç kimsenin suçlu olmadığı yerde bir suçlu bile yokmuş. çünkü suç yokmuş. farzı, muhâl olmaktan çıkaran yegâne, cesaretmiş o da bende yokmuş.
çünkü en zayıf olduğum yerden sınanmış en hassas olduğum yerden vurulmuşum. hangi yanımdan yara alsam o yanımdan ağrımışım. taşıyamam zannettiklerimi taşımış, taşırım zannettiklerimin altında kalmışım. içimdeki ummanı önce sızdırmış sonra taşırmışım.
..
gün gelmiş feryat etmişim yolumu kaybedip, sonra “nerede kayboldun sen?” diye kendi yakama yapışmışım. hesap sormuşum fütursuzca, küstahça.
"

dillendiremediğim düşüncelerimin,duygularımın satır satır yazıldığı kitap. *
devamını gör...
nazan bekiroğlu hocamızın çoğunluğu(ya da hepsi)zaman gazetesinde yayınlanmış olan denemelerinin kitap haline getirilmiş şeklidir. herbirini zevkle okudum o makalelerin, gezi kısmında mekanları öyle bir tasvir edişi vardı ki ,dayanamadım bir çok yeri açtım internetten, fotoğrafları inceledim.
insanın kendi içine olan yolculuğu, tasavvufi dokundurmalar, baktığı bazı şeylerde gördükleri.. sanırım kelimelerle pek ifade edemiyorum. hele sonunda bir sinek olayı var, aklıma geldikçe tebessüm ediyorum. kitabını imzalatmaya götürdüğümde de o sinekten bahsetmeden edemedim kendisine..

velhasıl okunası eser. denemeseverler için tavsiye ederim. alıntı yapacak olsam kitaptan yazacağım çok şey çıkar ama temsilen bir tanesini paylaşayım..defalarca okuduğum bir paragraftır

"ölenler çekip giderken kalan sağlar arasındayım şimdilik.
gerçi ölüm olmasa da seni hatırlardım. ama varlıklarının kıymetini bilmediklerimin yokluğunda, boşluklarının muazzam hacmini fark etmişliğime gafletten başka bir ad koymaya çalışıyorum.
bir kelime olarak pişmanlık bile aklamaz bu gecikmişliği.
bir avuntusu, telâfisi tazmini de yok bu işi
n "
devamını gör...
nazan bekiroğlu tarafından yazılan ve yıllarca okunacak bir deneme kitabi.

"içimde çok büyük bir ağlamak var. bir ağacın altında oturarak hem kendime, hem bütün insanlara, hem börtü böceğe, kurda kuşa. bin yıllık gözyaşıyla ağlamak istiyorum."
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar