minibüste ön koltuğa oturmak

her yolcuya nasip olmayan business class yolculuktur ve sadece vip yolcular bu ayrıcalıktan faydalanabilir. mesela ben şu yaşıma kadar 4 bilemedin 5 kez oraya oturmuşumdur. öyle herkes oturamaz. sen kimsin ki lan gelip oraya çökeceksin? haddini bil.
devamını gör...
şöförün yaveri gibi hissetmene sebebiyet verir. arkadaki yolcular gibi hissetmezsin bir anda şöförün dolmuş camiasındaki dertleriyle dertlenirsin. arkadan verilen paralara müdahil olursun . trafiğe şöförle birlikte söversin. öyle bir tirbe sokuyor ön kltuk.

''fitesi ben da attırayım mı bi kere abiy?''
devamını gör...
çok farklı hissettirir. herkesten bağımsızsındır bir kere. hem devasa pencereden manzarayı güzel bir şekilde izlersin. rahat rahat kıpırdıyabilirsin de :)
devamını gör...
çocukken oraya oturanların yalnızca şoförün yakını olduğunu zannettiğim durum. bir gün baktım adam para verdi. haaaa dedim bu da bizden. okey! kaptan devam et!
devamını gör...
1 kere oturmak nasip oldu. onda da kendimi çok kötü hissettim. sanki öndekiler ve arkadakiler olarak minibüs tamamen ikiye ayrılıyor. o koltuğa oturan kişinin görevi ise parasal işleri halletmek ve bir yandan şoförle muhabbet etmek http://gibi.değişik bir şey bir daha oturmak istemem sanırım.
devamını gör...
kışın klima açık olduğu için en sıcak, yazın cam açık olduğu için en serin yer ayrıca sıkış tıkış olmadığı için en rahat yerdir. ama evet, insana halktan uzaklaşmış gibi hissettiriyor.

niyeyse bizim burda genelde kadınlar oturur. hatta ön koltuk boşalınca şoför arkaya doğru bakar ve "abla sen şöyle gel" der.
devamını gör...
severek yaptığımız pek güzel eylemdir.

minibüslü, dolmuşlu bir başlık altında nasıl benim entrym bulunmaz diye kendimi kınayarak başlamak isterim sözüme... minibüste ön koltuğa oturmak çok düşsel bir şeydir arkadaşlar. birçok insan bunun hayalini kurar ancak pek azı yaşama şerefine nail olur. zira o koltuklardan yalnızca iki tane vardır. kimi dolmuşlarda bir tane olduğunu da gördüm. ön kapıyı açıp binmeye yeltenen "burası tek kişilik abi" sözleriyle yıkılan çok yiğit gördü bu gözler, ondandır şimdi nemlenmeleri... lisede minibüsten olma servislerde önde oturmak diğer insanlara karşı gövde gösterisi yapmak anlamına gelirdi. hele de serviste birden çok okulun öğrencisi bulunuyorsa... biz 3 okulun öğrencileri olarak aynı servisi paylaşıyorduk ve aramızda her zaman garip bir soğuk savaş hali vardı. dolayısıyla lisede ön koltukta oturmanın rahatlığına varmış ütopik hazzına ermiş bir insan olarak şimdilerde de gözüm hep kendisinde oluyor. ayaktaysam ve önden biri indiyse kalabalığı yarıp ön koltuğuma kavuşuyorum. "eeyy sevgili koltuk eenn sevgili koltuk, sana geldim" diye methiyeler düzüyorum ona. seviyorum sözlük!
devamını gör...
benim gibi kendisini araba tutanların, mide bulantısı yaşayanların yapabileceği en etkili çözümdür.dosdoğru yola bakacaksınız ama, sağa sola çok bakınmak yok
devamını gör...
genelde bu koltuğa oturan erkeklerin kendini para toplayıp, para üstü vermekten sorumlu hissedip 'parasını iletmeyen var mı? alooou ' diye seslenişiyle bir anda şoför amcayla kanka olup minübüs şoförü ruhuna büründüğünü gözlemliyorum. o efendi işinden dönen ya da işine giden beyefendinin ne ara hoouup, huup, alooğ der hale gelebildiğine şaşırıyorum. özü çıkaran bir koltuk.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar