muazzez ilmiye çığ

ailesi köken olarak kırımlı göçmenlerden olup babası kırım'dan merzifon'a, annesi ise bursa'ya göçmüştür. ailesi izmir'de yaşamaktayken, 15 mayıs 1919 tarihinde meydana gelen izmir'in yunan ordusu tarafından işgali ardından daha güvenli bir yer olan çorum'a yerleşti.

ilkokula çorum'da başladı. daha sonra ailecek bursa'ya taşındılar. bursada özel bir okul olan "bizim mektep"te fransızca ve keman dersleri aldı. 1926'da sınavla bursa kız muallim mektebi'ne (bursa kız öğretmen okulu) girdi. 1931 yılında mezun oldu ve babasının da öğretmenlik yapmakta olduğu eskişehir'e tayin oldu. eskişehir'de öğretmenlik mesleğini dört buçuk yıl yaptı.

15 şubat 1936 tarihinde ankara üniversitesi dil ve tarih coğrafya fakültesi hititoloji bölümüne kaydoldu. nazi partisinin idarisindeki almanya'dan atatürk türkiye'sine iltica etmiş olan ve ankara üniversitesi'nde dersler veren prof. dr. hans gustav guterbock'dan hitit dili ve kültürü derslerini, prof. dr. benno landsberger'den sümer ve akad dilleri ve mezopotamya kültürü derslerini aldı. 1940 yılında ankara üniversitesinden mezun olduktan sonra istanbul eski şark eserleri müzesi çiviyazılı belgeler arşivine uzman olarak atandı. aynı yıl kemal çığ ile evlenmişti. müzede çalıştığı 31 yıl boyunca meslektaşı hatice kızılay ve dr. f.r. kraus ile birlikte müzenin deposunda bulunan sümer, akad ve hitit dillerinde yazılmış onbinlerce tableti temizleyip, sınıflandırıp numaralandırdı, 74 bin tabletten oluşan çivi yazılı belgeler arşivini oluşturdu, üç bin tabletin kopyasını yapıp katalog halinde yayımladı, dünya bilim adamlarına eşsiz bir kaynak hazırladı.

1957'de münih'teki oryantalistler kongresi'ne katıldı. 1960'da heidelberg üniversitesi'nde altı aylık bir çalışma yaptı. 1965'de roma'da sergilenen hitit sergisini bu şehirden alarak londra'ya götürdü. 1972'de emekliye ayrıldı.

emeklilikten sonra bir süre yurtdışında yaşayan muazzez illmiye çığ, 1988'de philadelphia'daki asuroloji kongresine katıldı. prof. kramer'in history begins at sumer adlı kitabını türkçeye çevirdi ve kitap 1990'da “tarih sümerle başlar” adıyla türk tarih kurumu tarafından yayımlandı. kitabın çok ilgi görmesi üzerine 1993'te çocuklara yönelik zaman tüneliyle sümerlere yolculuk kitabını yazdı; ilerlemiş yaşına rağmen ardı ardına eser vermeyi sürdürerek sümer ve hitit kültürlerini tanıtan birçok kitap yazdı.

2000 yılında istanbul üniversitesi kendisine "fahri doktor" unvanı verdi. 2005 yılında osmaniye'nin çardakköyü'ndeki anadolu kültür araştırmaları derneği tarafından "özgür insan ödülü" ile ödüllendirildi.
devamını gör...
ideolojik olarak sevilmeyebilir, ancak değerli bir bilimkadını olduğu, yaşama aşkını insanların gözüne sokarak iyi etmesi ve iyi niyetliliği su götürmezdir.
devamını gör...
kendisi cahil değildir, dahi de değildir, ama kesinlikle kemalist bilim ve ona bağlı çalışma metodolojisi ile araştırmalar yapmıştır. ataturk'un kafatasının ölçülmesini istemesi ve güneş dil teorisi ile ilgili ortaya atılanların somutlaşmı halidir.
devamını gör...
cahil tanımlaması sümeroloji konusundaki yetersizliğinden değil, islam ve türk kültürü konusundaki küstahlığından ileri gelen iki yüz yaşını geçtği halde hala bir kuzgun gibi islami değerlere saldıran telef olası varlık.

edit: bir de bu kadını savunmaya çalışan ahlak ve zeka düşmanları vardır, televizyonlarda ve bilumum yayın organlarında boy gösterirler. utanılır varlıklardır.
devamını gör...
sümerli bir ablamızdır. günümüz dünyasında ne görmüşse hepsini bir vesileyle sümerlere baglamıştır. gerçi bizim hiç sümer akrabamız olmadığından bize garip geliyor ama bu ablaya gidip, "sümerler diye bir kavim aslında yokmuş" desen ve ispat etsen muhtemelen hayatının anlamı bir anda yok olur. böyle olmakla birlikte sümeroloji konusunda üstaddır, eline kimse su dökemez. bir bilim insanıdır...

devamını gör...
yaşlı, ihtiyar bir kadındır. bilim adı altında her türlü islam düşmanlığını etrafa saçar. huzurevine dahi kabul edilmeyecek tiynette bir kadındır. sevimsiz, nursuz, huzursuz bir yapısı vardır. tipik bir kemalist cumhuriyet kadınıdır. çocuklar ondan korkar...
devamını gör...
aslında söylediği akıl almaz mantık dışı iftiraları ve yorumları yapabilmesi için kendisinin profesör titrinde olması gerekmiyordu bu değil bence aslolan. yani bu yorumları kendisi ola ki prof olsaydı da yapsaydı dediği şeyleri daha akılane yapmayacaktı elbet. ama medya o zamanlar bu hanımı o kadar göklere çıkardı ki, ne dediği bile anlaşılamayan bu çakma profesörü bilim, fikir ve sanat alanında önemli eserlere imza atmış 100 kişiden birisi bile seçmişlerdi. bütün bunlara sadece pes etmekle kalmayıp, bu yalancı medyaya çüş diyoruz, oha diyoruz..

muazzezler götürsün sizi!
devamını gör...
geçenlerde baktım tvde yaşlı bir kadın. hiç görmememe rağmen, bir an aklıma ismi geldi. kim bu? acaba diye düşündüm. ablam türkan saylanın kankası dedi. içimden bir ses de "muazzez ilmiye çığ" dedi. sonra altta adı yazdı: "muazzez ilmiye çığ"
şaşırdım. oymuş demek dedim. garip garip konuşuyordu, okan bayülgen de ayaklarına kapanacaktı neredeyse...
devamını gör...
fanatik laik cenah ve doğan medyası'nın ölmesi için ölümünü dört gözle bekledikleri kadın. ellerini ovuşturarak bekleyen tüccar gibiler hepsi.. başörtüsü ve ihl'ler için 'ezik edebiyatı yapmayın' diyen kesimin, aslında 'kurban psikolojisi' yaratmada maharetlerine diyecek söz bulamayız.. beğeniriz beğenmeyiz ilmi çalışmalara kendince katkılar sunan kadın. sonra arkasından 'ufo' 'uzaylı' güzellemeleri yapılarak, iyice işin ..ok'unu çıkarırlar. hiç ölmese keşke..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar