muhafazakarlık

on sekizinci yüzyılın sonlarında fransız devrimine karşŸı ortaya konulmuşŸ bir ideolojidir. evet ideolojidir. sanıldığŸının aksine dini duygular temelli bir yaklaşŸım değŸil, maske takmışŸ liberalizmdir. asıl amacı radikal modernizmin ürküttüğŸü insanları, önce hüplet sonra gümlet ilkesi gereğŸi yumuşŸatmaktır. yumuşŸayan kitlenin daha uyumlu olduğŸunu söylememe gerek var mı bilemedim. edmund burke'ün sistemleşŸtirdiğŸi siyasal bir yaklaşŸım teorisidir. kolpadır, kolpacılıktır.

(bkz: akp)
devamını gör...
koskoca dini bir metrelik kumaşa sığdıran; kul hakkı yiyen, yalan söyleyen, adam öldüren ama örtününce ya da örtünmeyi savununca dindar olacağını sanan, kendi abazılığına engen olamayacak kadar iradesiz olduğu için kadını baskı altına almaya çalışan, elalemin karısına kızına bakan ama kendisininkini saklayıp gömen hastalıklı yobaz bir zihniyet ürünü düşünce.
devamını gör...
aydınlanma düşüncesine karşı konulmuş bir ideolojidir.
-aklın tanrılaştırılmasına ve herşeye çare olarak gösterilmesine karşı çıkar.
-ön yargıyı kuşaklar arası iletilen bir değer olarak görür ve önemser.
-kişilerin dışarıdan zorla müdaheleyle düzeltilemeyeceğini savunur.
-insanın sınırlı bir varlık olduğunu,aklın gücünün herşeye yetmeyeceğini savunur.
-değişim devrimlerle değil evrimle olmalıdır bu düşünceye göre.
-aklın ancak ahlak ışığında kullanılırsa doğruyu bulabileceğini savunur.
-bireyi toplumun yapıtaşı olmak için çok zayıf bulur. dolayısıyla liberalizmle çelişir. aynı kusurluluk durumunun,insanı bir parçası haline getirmiş kollektivist yapıların da işlevsiz olması sonucuna yol açtığını düşünür. dolayısıyla sosyalist de değildir.
-günümüz muhafazakarlığının temeli olan anglo-sakson muhafazakarlığı parlamenter demokrasiyi temel ilke olarak savunur. aynı muhafazakarlık kolu,en anlamlı devrimlerin kansız devrimler olduğunu söyler.
devamını gör...
muhafazakarlık ne zaman adam olur?
galiba şöyle:
murat menteş'in dublörün dilemması'ndan bir alıntı yapıyım:
-ohooo. eşek ölecek-ters dönecek de- ... güneş görecek...

galiba durum bu. sonumuz hayrolsun.
devamını gör...
türkçe karşılığı "tutuculuk". direkt dindarlığa bağlı bir kavram değildir. ahlak kurallarıyla ilgilidir. bir inançsız da, prensipleri gereği muhafazakar olabilir. bir ara cemil ipekçi de "ben muhafazakar bir eşcinselim" demişti. muhafazakarlıkla eşcinsellik çelişir fakat. çünkü, muhafazakarlık bir ahlak ve prensip gibi değerleri korumaktır. eşcinsellik de bu tabuyu delmek olduğundan, muhafazakarlıkla ilgisi olmaz.
devamını gör...
müslümanları asla tanımlamayan/tanımlayamayacak olan kavramdır, lakin müslümanların sırtlarından atamadıkları yaftadır...
ateistin, kapitalistin, liberalin muhafazakarı olur, fakat müslümanın muhafazakarı olmaz...
devamını gör...
herşeyin dibine kadar ters yüz olduğu yalnız ve güzel ülkemin yanlış konumlandırılan bir kelimesidir. çok büyük laf etmiş hakikaten cemil meriç; önce kelimelerde anlaşalım derken. en yüzeysel bakışla statükoya eşit olan muhafazakarlık, ülkemde dindarlığın adı olmuş. olmaz arkadaş benim dinim islamiyet, benim önderim hz. muhammed (sav) muhafazakar filan değil, basbayağı; yenilikçi, devrimci, ilericidir.
devamını gör...
ilericilik modern bir kavram olamakla beraber muhafazakarlık da modern bir kavramdır. geçmişin kutsanması anlayışına kadar gider. dinden tamamen bağımsız bir kavram olmakla beraber kur'an-ı kerim'de "ya atalarınız hiçbirşeyi düşünemeyen ve doğruyu bulamayan kişilerse" denilerek yerilmiştir.
(bkz: bakara 170)
devamını gör...
türkiye'de galat-ı meşhur sadedinde mütedeyyinliğin mutlak karşılılığı olarak kullanılan siyasi/fikri(sel sal eklerine meftun olanlar bu kısmı siyasal/düşünsel olarak okusun) kavram. muhafaza edilen salt inanç, düşünce ise, yani düşünce ve inançta süreklilik "muhafazakarlık" ise, yeryüzünde muhafazakar olmayanlar kimlerdir? gibi bir soru, bu galat-ı meşhurcuların aklına hiç gelmez! ne denmiş, galat-ı meşhur lügat-ı fasihten evladır...
devamını gör...
hiçbir müslüman bu kavram içerisine giremez çünkü din muhafazakarlık kavramı üzerine kurulmuş değildir. hristiyan, dini vecibelerini her yüzyıl yaptığı için, dini vecibelerini yerine getirmesini istemesi muhafazakarlık kavramı içerisinde tartışılamaz.

21. yüzyıl'da ise ağzı torba olamayan birkaç gerizekalı kemalist, komünist, kendine müslüman diyen kavram kargaşası yaratmaya çalışanlar tarafından sıklıkça kullanılıyor. aa bu müslümanmış, şeref fakiri muhafazakar.

dinimizde, iyi şeyler olduğu kadar bidatler de vardır ki bunlar çok önemli bir tartışmanın mevzusudur. diyanet işleri başkanlığı, onlarca yıldır bu konuda hiçbir adım atmaması türkiye'deki müslümanlar için büyük bir sorundur. osmanlı zamanında da dinimize birçok bidat eklenmiştir, dinimizde varmış gibi de kullanılıyor ha bir şeye muhafazakarlık denilecekse olsa olsa bu olur. dinde zaten yüzyıllardır var olan hiçbir şey muhafazakarlık kavramı içerisinde irdelenemez.

(bkz: müslüman bir insana muhafazakar diyen salak)
devamını gör...
--- alıntı ---

Hz. İsa döneminde biri gelip ona “Ben senin yolunda girmek istiyorum ne yapmalıyım” demiş. Hz. İsa da “Neyin varsa sat bütün paranı bir kaba doldur, nehre bırak gel, dünyalık namına endişe etme sakın” demiş.
Adam söyleneni yapmış ama “dünyanın bin türlü hali var ne olur ne olmaz” deyip kaseyi iple bir çalıya bağlamış.

İşte bu adam ve onun gibi düşünenler muhafazakardır. Muhafazakarlık budur. Allah’a inanır fakat güvenmezler. Bir Allah var fakat gündelik hayatta asla ona güvenmez. Hem yalnızdır, hem cemaatsizdir, hem korkaktır. Parasız hiçbir iş yapamaz.

--- alıntı ---

http://ihsaneliacik.blogspot.com/2011/09/soylesi-mes-sendikasi.html#more
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar