#siyaset 

valla dürüst olmak gerekirse uzun zamandır söylenilmeyenleri söylemiş, chp yi sevmiyorum, bir tercih yapmak istesem saadeti desteklerdim, ama akp hakkında doğruları söylemiş.


devamını gör...
chp vekili de olsa mecliste sayısı az olan vekillik görevini yapmış ve doğruları söylemiştir. en güzeli ise ak partinin üslubuyla bunu yapmıştır.
devamını gör...
sanırım ilk kez burda yazıyorum muharrem ince benim dershane hocamdır. eşi lise çoğrafya hocamdır ikisi de değerli insanlardır maddiyata hiç önem vermezler,

söylediklerinde "halkı düşünüyorum" diyor ya fakirlerden, işsizlerden bahsediyor ya bilirim, gerçekten onları düşünür, 1999 yılında dershaneye gideceğim zaman maddi imkansızlıktan şehrimin en kaliteli dershanesine gidememiştim, onları tanıdığım halde alnımızı aynı secdeye koyduğumuz halde zamanın parasıyla çok yüksek bir para talep etmişlerdi hemde peşin.

sonra muharrem beyin yanına gittim, bir pazar günüydü çaldım müdür odasının kapısını, unutmam hiç lafmacun falan yiyordu "nedir durum?" dedi. anlattım "git ne kadar verirsen ver başka kimseye de söyleme" dedi.

o bana kolaylık sağlamasa belki hiç dershaneye gidemeyecektim.
sonra aradan yıllar geçti geçen dönem ki vekilliği sırasında katsayı konulu bir konferansta konuşmacıydı söz istedim soru sormak için "aramızda eski öğrencilerimizde varmış" dedi lakin ben sorduğum soru ile onu ters köşe yapmış, katsayı adaletsizliğinden bahsetmiştim şaşırmıştı bağımızda orda koptu zaten.

şair adamdır, şiir kitapları var, köyünde sevilir eski çobanlardandır. abisi köy muhtarıdır. yalova'ya ak partili vekillerden daha çok faydası olmuştur.

bugün söylediklerini de elimizin tersiyle bir kenara itemeyiz.
devamını gör...
3 sene önceydi sanırım tbmm e-mail listesine girdim oradan mailini aldım. sanırım 5 adet kitabı var, mail ile istedim bırak kitap yollamayı maili bile okumaz diyordum, aradan bir hafta geçti tüm kitaplar kargo ile elimde. işyerinde arkadaşlar nasıl takılmışlardı bana meclisten adama kargo geliyor diye müdürüm bile tırsmıştı *
devamını gör...
kalkmış selefin yaptığını yapıyor. arkadaşım, alternatif üret! eleştirdiğin sistemin içinde sen de varsın. senin partin ta yıllar evvelden türkiyenin tarih mirasını müsvedde kağıt olarak sattı. siyasi gerçekleri açık tezahürlerle ortaya koyarım ama gereksiz buluyorum. ak parti'nin yaptığı şeylerin hepsini tasvip edemem, çoğunlukla ediyorum.. yaptınız, ettiniz, vurdunuz, talan ettiniz.. bu tevfik fikret'in han-ı yağma şiiri gibi oldu. peki dostum sen ne yaptın? konuşmanda bir tane alternatif bile yok.. kalkıp konuşmak kolay, önemli olan yeni fikirler sunmaktır. belagatı-fesahatı iyi olan herkez senin tespit ettiğin şeyleri bir kağıda bakarak ikrar edebilirim, mesele bu değil ki.

ak parti.. türkiye'nin önüne açan partidir. tgrt'yi de ak parti değil enver ören satmıştır. parası devlete akıyormuş gibi bühtanda bulunmak yanlıştır.

ayrıca kendisi diyor ki binlerce eğitim mezunu türkiye'de işssiz.. e be kardeşim neden işsiz? sen tekel işçisine verirsen 2 milyar para tabii ki işsiz olur. bugün devlet külfetli olduğu için öğretmen atayamıyor, vekil öğretmen çalıştırıyor.

tekel işçisinin çoğu iş'i okey'e dörtlü arayıp okey oynamak... bilmediğimiz, görmediğimiz şeyler mi bunlar. ülkenin okuyan tayfası 600 liraya çalışıyor tekel işçisi? 2 milyara.. hadi geç canım. yemezler.

devletin özelleştirmesine gelince.. kesinlikle destekliyorum. şimdiye kadar gelmiş siyasetçilerin çoğu devletin tekelinde olan kurumların hepsini sömürmedi mi? eğer türk telekom özelleştirilmeseydi bugün buradaki muhalif arkadaşlar interenete çok amiyane giremeyebilirdi.

bilmeyenler varsa, hatırlatayım.. ama sözlüğe siyasi polemik mesajları vermek istemiyorum. akp'den önceki birçok siyasi partinin içindeki siyaset aktörleri devletin kurumlarını çoğu kişiye peşkeş çekmiş, büyük ücretlerle rüşvet yemiş, bunlarla beraber halka hiçbir hizmet vermemiş zihniyetlerden ibarettir.

devletin işi, ticaret değil, ülkeyi denetlemek ve yönetmektir. devletçiysen liberal değilsin arkadaş, ikisinden birini tercih et. hem avrupa birliği diye ağlıyorsun hem de yana yakıla devletçilik diyorsun. olmaz. devletçilik geliştirmez, elindekiyle yetinir. ayrıca türk telekom'un %51'i satıldı diye biliyorum.
devamını gör...
akp'li bazi ustadlarin sozlukte tekrar sacmalamasini saglamis milletvekilidir. (bkz: #2964666) bu entry'de yine dogrular ve yanlislarin bilincli bir sekilde karistilmasini goruyoruz. neden mi? entry'in ilk paragrafi dogru sayilabilir ancak unutmamak gerek ki ey cahil üstdad arkadasim
1) adam muhalafet milletvekili
2) adam butce gorusmesinde butceyi elestirmek icin konusuyor

ha gelelim gerisine. su tekel iscileri ile ilgili biraz belge versen, kim nerde dorduncu ariyormus. sen yer ver ben gidecegim okey oynamaya.
dahasi ab ve liberalizm. ya sacmalamak lazim bu kadarda. yanlis bilmiyorsam fransa, almanya ve hollanda ab uyesi ve aaaa hatta kuruculari. bu ülkeler "sosyal devlet" aman dikkat "liberal devlet" degil, "kömür dagitan devlet" degil "sosyal devlet". azcik gündem takip etsen renault'un %15'nin fransiz devletine ait oldugunu ve fransiz hükümetinin bu orani %20'ye cekmek istedigini bilirdin. biraz az kahveye takilsan daha cok okusan mesela
1) fransada danone yasasi oldugunu bilirdin
2) volkswagen'in %41'nin almanyadaki bir eyalate (baden wurttemberg) ait oldugunu bilirdin
3) alman hukumetinin, gm'in iflas ettigi icin opel satmak istemesine karsi ciktigini ve hatta opel'i almak istedigini de bilirdin.
4) dahasi kendi kahvehanede takilmayip arastirsam ab uyesi ısvec'in sosyalist bir ülke oldugunu da bilirdin.
birileri liberalizm ve ab mi demisti yoksa ben mi yanlis hatirliyorum

ah be üstadlar ah.... muharrem ince, bazi üstadlara sunlari ögretmelidir:
1) bilmemek ayip degil, ogrenmemek ayip.
2) sözlük gibi bir seyleri bilen insanlarin oldugu yerde atip tutmayalim, burasi kahvehane degil. bir bilen cikar sonra.....
not:
bu satirlarin yazari koyu ekonomik ve sosyal anlamda liberaldir. hatta milton friedman ve friedrich von hayek hastasidir.
devamını gör...
o güzel konuşmasının sonunda deniz baykal'a da giydirecek diye çok heyecanlandım; ama yapmadı. tamam belki baykal hakkında da doğruları söyledi ama olumsuz eleştiri de yapmalıydı. "ölmeden önce bırak artık şu chp genel başkanlığını" diyebilirdi.
devamını gör...
cemil çiçek'e iyiden iyiye geçirerek onun her devrin adamı, derin bağlantılı bir kişi olduğunu birkez de o ortaya koymuştur...iyi etmiştir ki sözlükteki insaf sahipleri hakkaniyet düsturunca ve ayarını kaçırmadan adamın hakkını vermişlerdir.
devamını gör...
genel başkanına yalakalık ettiği kısma kadar olan 15 ocak tarihli meclis konuşmasının metni:

sayın başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

konuşmama başlamadan önce, cumhuriyetimizin 2'nci cumhurbaşkanı, partimizin genel başkanı, millã® mücadele kahramanı rahmetli ismet inönü'yü saygıyla anıyorum bu kürsüden, Allah'tan rahmet diliyorum kendisine.

çok garip bir şey. neresinden başlayayım sayın milletvekilleri? bu kürsüye her çıkan akp'li 2002 öncesinden başladı, sürekli geçmiş hükã»metleri eleştirdi ama kendi bütçelerini savunmaya çıkan birisi de 21/12/1987'den beri milletvekili, altı hükã»mette -özal hükã»metlerinde, yıldırım akbulut hükã»metlerinde, mesut yılmaz hükã»metlerinde- on iki yıl bakanlık yapmış birisi akp hükã»metini savundu. bu çelişki değil mi? ortada bir gariplik yok mu? yedi yıldır bu kürsüde hayal tüccarlığı yaptınız. yedi yıldır bu kürsüde sürekli aynı şeyleri tekrarladınız. rakamları tersine okuttunuz.

2002'de ilk iktidara geldiğinizde, ilk işiniz gömlek değiştirmek oldu, sonra sakallarınızı kestiniz, sonra jeep'lere bindiniz, sonra orman içindeki villalarınızda havuzlarda yüzmeye başladınız.

değerli milletvekilleri, ben size... hiç kızmaya gerek yok, hiç kızmaya gerek yok; bu memleketten insan manzaraları sunacağım size.

afyon'un kışlacık köyü; borçlarını ödemek için bütün köylü böbreklerini satışa çıkardı mı? çıkardı.

diyarbakır'da kayıt parasını ödeyemeyen bir anne, okulun halılarını yıkarken düşüp felç oldu mu? oldu.

daha dün, şırnak'a 38 doktor tayini yaptınız, 5 tanesi göreve başladı, 3 tanesi göreve başladığı gün istifa etti mi? etti.

erzurum'da hamiline arama kararları çıkarılıyor mu? çıkarılıyor.

muğla'da, milas'ta kore gazisi açlıktan ve soğuktan öldü mü? öldü.

erzincan'da görevlerini yapan yargı mensuplarına "cemaatlerime dokunursan yakarım" dendi mi? dendi.

230 bin eğitim fakültesi mezunu bu ülkenin sokaklarında işsiz mi?

gazeteler intihar haberleriyle dolu mu?

memleket yangın yeri, millet ölmüş, bitmiş, siz hâlâ ne konuşuyorsunuz!

başbakan, camdan okuduğu yazılarla pembe tablolar çizerek, milletin canına nasıl okuduğunu saklamaya çalışıyor. böyle bir ortamda, başbakan yardımcısı "civanım, delikanlım ne hâle geldi" diyor. "civanım, delikanlım ne hâle geldi" diye bakacağına, güzelim memleketin ne hâle geldi diye ona bir bakmak lazım.

değerli arkadaşlarım, çok değil, daha 2002'de türk telekom türk müydü? türk'tü. siz bunu araplara sattınız mı? telsim'i ingilizlere, adabank'ı kuveytlilere, kuşadası limanını israillilere, araç muayene işini almanlara, izmir limanını hong hongluya, avea'yı ve mng bankı lübnanlıya, tgrt'yi amerikalıya, süper fm'i kanadalıya sattınız mı? sattınız. çok değil, 2002'de bunlar türk müydü? türk'tü; şimdi bunların hepsi yabancıların elinde. yedi yıllık iktidarınızda özelleştirmeyle sattığınız fabrika, tersane, tesis, liman, arsa, bina sayısı kaç, biliyor musunuz? özelleştirme idaresinden tek tek çıkarttım bunları. 721 adet. bir Allah'ın kulu çıksın buraya, desin ki: biz sekiz yıllık iktidarımızda bir tane fabrika yaptık. baba malını babalar gibi sattınız ve mirasyedi bir hükã»met oldunuz. bir tane yaptınız mı, bir tane? bana bunun hesabını verin.

gelelim tekel konusuna. sayın cemil çiçek iyi bilir, oğlu orada, sigara aş'de yönetim kurulu üyesidir, yakından takip ediyordur tekeli. siz tekeli 292 milyon dolara sattınız. alan kişi 920 milyon dolara sattı. aradan çok kısa bir sürede 608 milyon dolar kâr etti mi? etti. şimdi siz bugün neyi konuşuyorsunuz? tekel işçisine vereceğiniz 25-30 milyon dolarlık parayı konuşuyorsunuz.

biz cumhuriyet halk partisi milletvekilleri olarak abdi ipekçi parkı'nda, meydanlarda o işçilerin sorununu dinlerken siz oturduğunuz yerde milletin telefonlarını dinlediniz.

değerli arkadaşlarım, habur'da teröriste kibar, ankara'da işçiye gaddar oldunuz. bunu bütün millet görüyor. size buradan tavsiyem şu: bu barajı düşürün, yüzde 10 barajını. bakın, hazır yetki elinizde, hazır iktidarsınız. bu barajı düşürmezseniz önümüzdeki dönem bu parlamentoya gelemeyeceksiniz, benden size uyarması.

masallarınıza devam edelim. "türkiye zenginleşmiş..." "türkiye zenginleşmiş..."

bu ülkede 10 milyon yeşil kartlı var, 9 milyon emekli var, 5 milyon asgari ücretli var, 6 milyon işsiz var. bunlar mı zenginleşti? bağ-kur primini ödeyemeyen esnaf mı, ürünü dalda kalan çiftçi mi zenginleşti? kim zenginleşti? bu ülkede zenginleşenler var, doğru; gemiciğini yürüten kaptanlar var bu ülkede, bunları biliyoruz. girişim dehası bakan, başbakan, cumhurbaşkanı çocukları var ama sizin yatacak yeriniz yok, bunu unutmayın.

değerli arkadaşlarım, hukuk sistemimizi altüst ettiniz. "aihm ve danıştay kararları ideolojik, ulemaya soralım." dediniz. silivri'de faşist hukuk, silopi'de liboş hukuk, deniz fenerinde işlemeyen hukuk düzeni icat ettiniz.

sayın milletvekilleri, "sine-i millete döneriz." diyenler sine-i apo'ya döndüler. sayenizde artık teröristler parti il binasını açıyor. imralı'daki katil prensin odasına nem emici duvar kâğıdı döşettiniz. abd'den korktuğunuz kadar Allah'tan korksaydınız bu memleketi bu hâle getirmezdiniz. sayenizde terminoloji değişti, artık teröriste "barış elçisi" diyorlar, profesöre "terörist" diyorlar, tarikatlar "sivil toplum örgütü", sendikacılara "dinozor" diyorsunuz. bu ülkenin içişleri washington'da dışişleri brüksel'de, incirlik abd'de, ekonomi imf'de, başbakan gezilerde; manzarayı umumiye bu.

sayın milletvekilleri, sayın başbakan "askerlik yan gelip yatma yeri değildir." dedi, çok doğru söyledi, çok doğru söylüyor, ben katılıyorum; başbakan yardımcısı "bu ülkede tuzu kuruların çocukları doğuda askerlik yapmıyor." dedi.

bakın, sizin döneminizde millã® eğitim bakanlığında bir bakanın danışmanı kahramanmaraş'ta çavuş olarak askerlik yaparken ilksan yönetim kurulundan 2 milyar 700 milyon lira maaş aldı. hem yan gelip yattı, hem askerlik yaptı hem de sizin bürokratınız o öğretmenlerin sandığından maaş aldı. işte sayın başbakan burada, araştırsın, yalanım varsa, yanlışım varsa bu kürsüden, gelip özür dilerim.

biz, yedi yıldır bu kürsüde gece sokağa aç yatan çocukların, tenceresi boş kalan anaların, çocuklarına harçlık veremeyen babaların haklarını savunmaya çalıştık; parklarda direnen işçilerin, ürünü dalda kalan çiftçilerin, geçinemeyen emeklilerin sesi olmaya çalıştık.

siz koltuklarınıza alıştınız, ne yazık ki aşınıza haram karıştırdınız, ne yazık ki öğrenciler, öğretmenler, avukatlar, eczacılar, işçiler, memurlar sokakta sesli yürüdüler, ama bu ülkede bazıları sessizce yürüttü.

şimdi sizlere sesleniyorum: 72 milyonu dinlemeye muktedirsiniz.

mehmet çerçi: sen ancak şov yaparsın televizyonda!

o şovu gel bir kere de sen yap çerçi! sen devlet hastanesindeki röntgen cihazını boz da senin özel hastanenden para kazan biraz! sen o işe bak!

sayın milletvekilleri, yandaş medyanızla birlikte yargıdan önce infaz yaptınız. bunu yapmaya muktedirsiniz. iş adamlarını vergi silahıyla ezmeye muktedirsiniz, kendi zenginlerinizi yaratmaya muktedirsiniz, tekel işçilerine biber gazı atmaya muktedirsiniz ama sürekli mağdursunuz! yok darbe yapacaklar, yok suikast yapacaklar! iki tane adresi ezberleyemeyen adamdan suikastçı mı olur? bırakın bu berlusconi sendromunu! berlusconi bir yumruk yedi, yedi puan arttı diye! bırakın bu işleri! memleketin gerçek sorunlarına dönün, kurumları çatıştırmayın, çatışmadan rant elde etmeye kalkışmayın. gerçek gündem, işçiyi, memuru, çiftçiyi düştüğü bu karanlık kuyulardan kurtarmaktır. sizler bunu yapmalısınız.
devamını gör...
aklı ve taraftarları sıra başbakana ayar vermiş bir muhalefet milletvekili. yalnız kendi duruşu ve söylediklerinin içi genel başkanın yukarı doğru oynattığı kaşlarıyla boşalmıştır. bu ülkede deniz baykalın önderliğinde siyaset yapanlarda haklılıktan çok subjektif bakışlar ve köklü geçmişi olan kompleksler aranmalıdır.
devamını gör...
yaptığı tek şey muhaliflerin yıllardır birikmiş bütün safsata argümanlarını tek başlıkta biriktirmek ve alt alta sıralamaktır. bu bağlamda 4chan trolllerinden pek de farkı yoktur. haklı olduğu noktalar elbette vardır ancak benim eleştirdiğim kişiler sanki yer yerinden oynamış, atının üstüne çıkmış "cesur yürekoooo" diye bağıran adam gelmiş gibi gürültü çıkarmaya çalışanlar, yok böyle bişey kendinizi kandırmayın.
devamını gör...
muhalefet sözcüğünün içini doldurmaya çalışan vekillerden biri. söyledikleri, önceki söylenenlerden çok farklı değil. toparlamış, eklemiş vs. ama gerçeklik payı yüksek (tüm söylediklerinde değil). hitabeti çok iyi.

gayet iyi olmuş. size böyle biri lazımdı, biraz yüzünüze yüzünüze çarpması gerekiyordu birilerinin bunları. (abartarak da olsa) *.

kemal kılıçdaroğlu'na benzemeyip, tam aksi istikamette ilerlerse gerçek muhalefet olabilir belki...

hayaller... hayaller...
devamını gör...
siyaset meydanında karşısındaki akp'li vekile ayar vermektedir. mecliste ki kadar sesi yükseltmemektedir. ayrıca bıyık gibi şekilci söylemler içine girmesi buda muhalefetin tanımını dolduramayacağı yönünde bir izlenim bırakmıştır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar