mükremin çıtır

#özgürler 

telviye ve burhan çıtır'ın serseri oğulları , lütfiye çıtır fıdıllıoğlu'nun abisi, fadıl fıdıllıoğlu'nun kayınçosu ve tirbişon'un dostudur. bizim ise zamanında kahkalarla güldüğümüz dizinin olmazsa olmazıdır.
devamını gör...
13.
mükreminin babasına söz vermesi akabinde evde takılmaya başlamasına tepki olarak arkadaşlarıyla kapıya gelip mükremini kızdıran tirbüşon'un ardından;

-sen onlara aldırma mükremin abi, onlar zamanında aldırılması gereken çocuklardı..

diyen zeka küpü kızkardeş..

-mükremin gel ulan buraya gene ne yaptın lan hayvan herif..

diye dönüp duran asabi ama duyarlı baba..

ve

-anne ya sen az daha uğraşsan bomba da yaparsın!

demesine sebep olacak denli berbat bir çorbayı şifadır diye içirmeye çalışan saftirik anne..

arasında yaşamaya mahkum edilmiş delikanlılığı maalesef yanlış yorumlamış sevilen ve unutulmaz olan karakter..
devamını gör...
feriştah'in eşi, oduncu numan ile diyaloglarına bayılırdım:

öğle tatilidir ve numan ile mükremin yemek yemektedirler. daha doğrusu amele
kahvaltısı sözkonusudur, önlerinde sadece ekmek, peynir, zeytin ve helva vardır.

numan: hey gidi günler hey... askerdeki günleri bazen çok özlüyom mükremin. mesela bizim bir nizipli çavuş vardı, beni iki ay her gün dövdü.
mükremin: sebep?
numan: bizim çavuş kalender adamdı. dövmek için illa bir sebep aramazdı!
mükremin: delikanlıydı diyorsun yani*
numan: tabii... hatta bir keresinde beni döverken palaskası koptu, hiç istifini bozmadı, yarım palaskayla dövmeye devam etti.
mükremin: eee?
numan: o kadar disiplinliydi yani...
mükremin: haa... numan amca uzun bir askerlik yapmana bir şey demiyorum, her şeyi aklında tutmana da bir lafım yok ama hepsini bana anlatma istersen.
numan: o zaman da nasıl sevdalıyım bir görsen.
mükremin: kime?
numan: kime olacak mükremin, feriştah'a tabii. giderken de bir tutam saçını verdiydi bana.
mükremin: onun saçından muhakkak diğer taburlarda da vardır.**
numan: yine bir gün içtimadayız... askerliğin bitmesine de daha bir ay var. nasıl da
sevdalıyım.
mükremin: numan amca on saniye içinde al şu teskereyi yoksa ben firar edeceğim! insan seninle biraz muhabbet edince şu odunların kıymetini daha iyi anlıyor ha...*
numan: o zaman her gece bir mektup yazıyordum feriştah'a.
mükremin: her gece...
numan: yaa... ne var ki? Allah göstermesin şimdi ayrı düşsek şimdi de yazarım.
mükremin: ulan bu adam seviyor be... numan amca hakiki bir sevda adamısın ama haybeye...
numan: nasıl yani?
mükremin: yani senin sevdiğin, senin tarafından sevilmeyi sevmiyor ki... senin sevdiğin, senin sevdiğinden daha az seviyorsa seni, sen de sevme gitsin o zaman seni sevmeyeni... vay be amma tekerledim muhabbeti ha. bu lafı bir çikletin içine kaydetmek lazım*
numan: hı?
mükremin: nizipli çavuş'un adı neydi diyorum?
numan: nizipli çavuş işte...
mükremin: adını soruyoz be kardeşim.
numan: nizipli çavuş... kendisi yüzbaşıydı.*
mükremin: hadise giderek karışıyor numan amca.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar