munis tekinalp

1883'te serez'de, bir hahamın oğlu olarak yahudi bir aile içinde moiz kohen adıyla dünyaya geldi. ittihat ve terakki cemiyeti'ne üye oldu. selanik'te çıkan asır adlı bir türkçe gazetede yazılar yazdı. balkan savaşı'ndan sonra istanbul'a geldi. ismini munis tekinalp olarak değiştirdi. türkiye'deki yahudileri türkleşmeye ikna etme amaçlı yazılar yazdı. 1961 yılında tedavi amacıyla gittiği fransa'nın nice kentinde öldü.
devamını gör...
cumhuriyetin resmî idelojisi yapılan ve atatürk’ün vefatından sonra ortaya çıkmış bu menfur ve menhus kemalizm isimli idelojinin mimarı malûm alîleriniz, asıl adı moiz kohen ve takma adı buram buram oğuz türkü kokan munis tekinalp denilen dönme yahudidir. bu adam sağlığında da mustafa kemal paşayı etkilemiş, onun dinden kaçış ve batı’nın tam taklidi yolunda devrimler yapmasına sebep olmuştu.
fakat «kemalizm» m. kemal’in sağlığında yoktu.. moiz kohen bu isimde bir kitap yazdı ve içindeki tüm islâm düşmanlığını bu kitapta kustu.. kitabın bölümlerinden biri, «kahrolsun şeriat» başlığını taşıyordu.
kahrolsun şeriat zındıklığı bir islâm ülkesinin resmî idelojisi olursa o ülkede felaket hiç eksik olmaz.. nitekim olmadı.. hemen her on yılda bir askerî darbe ile ülkemiz geri kaldıkça kaldı. kardeş kanı aktı.. devlet ve devletin güçleri (polis ve asker) itibar kaybetti. darbeler bu devlet güçlerinin itibarını kaybettirdiği için pkk terörü azdıkça azdı ve hálâ bunun ceremesini çekiyoruz...
«kahrolsun şeriat» bir dönme yahudi projesiydi ve onu takip eden yani yerine yetiştirdiği dönmeler de bu projeyi daim kılmak için devletin en mahrem ve mühim noktalarına yerleştirildiler. müslümanların böylesi dertleri olmadığı, onların en mühim işleri camilere hangi tür fırıldaklar, ışıldaklar, zırıldaklar takmak olduğu için atı alan üsküdarı geçti. müslümanlar gün geldi büyük çoğunluklarla iktidar oldular ama muktedir olamadılar. kâh seçimle gelen ve kahir ekseriyetin seçtiği menderes gibi biri ihtilâl ile devrilip idam edildi, kâh bir muhtıra ya da postmodern darbe ile alaşağı edildi ve kahrından öldü..
nihayet bu günlere geldik. 10 yıldır müslümanların kahir ekseriyetinin seçtiği bir iktidarımız var ama hálâ muktedir değiliz. hálâ «kahrolsun şeriat» idelojisi anayasa ve tüm kanunlarımıza hâkim. bu anayasadan kurtulmamıza izin vermiyorlar! meclise seçip yolladığımız vekillerimiz bu zındık idelojinin yeminini ediyorlar! zındıklığa bağlı kalacağıma... diye yemin ediyorlar..
çocuklarımıza din kültürü ve ahlâk bilgisi adı altında verilen kitapların bile kapak resminde paşanın resmi var.. dünyada böyle bir garabet hiçbir ülkede yok. kitapları geçin, diyanet işleri başkanının makam koltuğunun arkasında da devasa bir paşa fotoğrafı yer alıyor!.. sembolik ama çok anlamlı bunlar.. bunlar «kahrolsun şeriat» idelojisinin bitmediğini, kolayca bitirilemeyeceğini isbatlıyor.. hani adam demişti ya, “28 şubat bin yıl sürecek” diye.. sonra bizim bedeviler bu adamları içeri tıkınca “ne oldu, hani bin yıl sürecekti?” diye keyiflendilerdi.. sonra ne oldu? birden önce yeşil, sonra kıpkızıl bir sivil ihtilâl filizleniverdi... az kalsın ülke bir iç savaşa giriyordu...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar