peki, üşenmeyin imanlarınızın kıymetini bununla nasıl ölçtüğünüzü yazın.
ama ben de yaşadıklarımızı yazayım, durun:

6-7 yaşlarında olmalıyım, babamın dayısı da olan şeyhi (kadiri bir şeydi sanıyorum.) öleceğim ben diye ortalığı ayağa kaldırdı. dergahı vardı pendik'te. önüne kendisine türbe yaptırdı. dergahın üst katlarında da oğulları, gelinleri, kızı falan 4-5 dairede oturuyorlardı. ve bu alan, dergah, bina falan bir müridin mülkü idi. beş kuruş da para vermiyordu kira niyetine. işte bu iddia ettiği gün geldi. atv falan da geldi oraya. adam ölmedi elbette. sonra dedi ki imanınızı sınadım.

delice bağlandılar bu olaydan sonra. beyninde kavernom olan ve beyin kanaması geçirmekte olan babamın 40 gün boyunca doktora götürülmesine müsaade etmedi. arızası kalbinde dedi. 2 zeytin bir bardak su ile 41 gün oruç tutturdu. adam zaten beyin kanaması sebebi ile sürekli kusuyordu. o halde o kendine şeyh lakabı takanın dediğini tuttu. bir ayda 18 kilo kaybetti. ölüyordu babam. benim babam ölüyordu bu adamın şarlatanlıkları yüzünden. ama babam iman etmeye devam etti.

sonra mersin'den bir grup kadın gelip yalnız görüşmelere başladı. Allah için bir oluyorlardı. sonra bazı kadın müritleri kendisine haram olan bazı erkek müritlerle önce telefonda sonra yüz yüze baş başa sohbetlere başlattı.

gözüyle cinsel ilişki görmeyen müritlerin imanları daha kuvvetlendi.

bu türbe ayağına annem de dahil bir sürü insanın bütün bilezikleri alındı. asla geri verilmedi. imanlar git gide pekişiyordu.

sonra bir gün annemi istedi odaya, tek. o esnada odadan gelen sesleri duyan babamın imanı şükür kendine geldi. cinsel ilişki yıktı imanını adamın.

bu olaylara rağmen imanı pekişmeye devam edenler oldu, benim babam ayıldıktan sonra bile baygınlığa devam edenler oldu.

dönelim bu olaylardan 5-6 sene öncesine, ailemiz dayısına ilk mürit olduğunda büyük halamı da zorla bir sohbete götürmüşler. ve halan ta o zaman bu adam kadınların gözüne bakarak tatmin oluyor diye söylemiş. ama aforoz edilmiş. bilmem anlatabildim mi?

benim babam perşembe, cumartesi ve pazartesi geceleri hiç evde olmazdı. bu adamın uğruna ölüyordu, maddi kaybımızın hesabı kayıp. en kötüsü adam senelerce insanlara güvenmedi.

sonra ne oldu? gitti başka şeyh buldu kendine. ama çok şükür bu sefer kendi uhrevi dünyasında ara ara takılıyor. bize hiç bulaşmıyor. kendisine ait sosyal hayatı da var. ölüm orucuna da yatmıyor. 2 hafta bir kere bir sohbete gidiyor, hatme yapıyor.

ama diyorum, ama. insanlar böyle şeyler yapıyor. siz hala Allah'tan başkasına nasıl teslim olabiliyorsunuz?
devamını gör...
ve devamında da şu gelir:
---- alıntı---
minah-59 : gavs (k.s) h.z'nin yüce meclislerinde, ihlas üzerine sohbet ediliyordu.ben (halit-i öleki )k.s)) ihlası sordum. cizreli mevlana ahmed (k.s)'in beytini okudu :

ku'ran ve ayetlere yemin ederim.

eğer meyhanenin (tarikatın) piri

lat'a secde edin dese

müridler ona uyarlar.


'' ihlas bu kadarmıdır ?'' dediğimde. '' bu kafi değilmidir ?'' buyurdu.

sonra gavs (k.s) bu fakire (halid-i öleki )k.s)) döndü : '' sen ihlas hakkında ne diyorsun.'' ben de : '' bana göre ihlas hadisi kutsinin delalet ettiği gibi mürid, şeyhinin bütün sözleri, fiilleri, hareket ve sekenelerinin ancak Allah (c.c) rıza ve emri ile olduğuna yakınen inanmasıdır.'' dedim. gavs (k.s) bu cevabımı beğenerek '' gerçek ihlas budur. bundan başkası yukarıdaki dörtlük gibi ehl-i sekrin kelamıdır.'' buyurdu.

incelemek için
devamını gör...
buradaki şeyhten kasıt alim ve evliyadır.

onlara tabi ve teslim olursunuz ki sizi sınadıklarında sınavı geçersiniz.

zaten derin düşündüğünüzde yaptıkları işler hakiket mertebesine uygundur.

yoksa şeriat ehli hz. musa'nın ledün ehli hz. hızır sultanımızın karşısındaki hali benzeri bir durumda kalırsınız.

evliya adam öldürmüştür. bunu da siz şeriat mertebenizden yargılayamazsınız.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar