mustafa islamoğlu

#din 

islamın en büyük sorunun bölünme ve birbirini karalamada müslümanların birbiriyle yarışması olduğunu düşünüyorum.

mustafa islamoğluna kendisi hakkında söylenen onca hakaret sorulduğunda ''kardeşinize hiç mi acımıyorsunuz'' diye her zamanki mazlım üslubuyla cevap verdiğini bilirim...

açıkçası bir üniversite öğrencisi olarak aynı metodları ve dillere pelesenk olan konuşmalarıyla klasik hocalardan bıkan ben bir anda kurduğu hilal tv de kendisini keşfettim..

ümmet kavramına verdiği önem, islami hassasiyetleri, çok beğendiğim tefsiri... kısacası islamı yeni ve engin kültürüyle birleştirip arkasına yüzlerce bilinçli öğrenciyi alan bu hocanında bir defa kendine hoca dediğini duymadım!

hep kendisi için ''bende bir talebeyim'' diyor..

hata ise hata!

buhari'nin yazdığı hadis kitabını öğrencisine 80 defa okuttuğunu ve her birinde yanlış bulunca ''allah kendisinden başka hiçbir kitabı mükemmel kabul etmiyor burada bırakalım'' dediğini bilmeyen arkadaşlar hangi hakla hatasız kul arıyorlar burada?

hamdolsun böyle bir hoca yetiştirdi bu ülke...
arapça bilmeden arapça yorumlaya çalışan hocalardan sıkılmıştım açıkçası...

rica ederim insanları din konusunda yargılamadan önce biraz düşünün..

lütfen...
devamını gör...
kendisine yöneltilen dengesiz suallere verdiği cevaplarla insanları silkeleyen, "ula ben naptım" demelerine sebep olan, özlediğimiz müderris profillerinden bir ilim adamı, daha da ötesi bir dava adamı. ilmini cehdine araç olarak kullanan ve "kendisinden birkaç tane daha olsa" denilebilecek güzellikte bir âlim. Allah hizmetini ve gayretini artırsın
devamını gör...
tüm bilgisine ve ilmine rağmen çok yanlış ve islama iyilik etmeye çalışırken kötülük etmesine sebep olan söylemleri de bulunan, son yıllarda arkasından bir çeşit islam fanatikleri grubu sürükleyen iş-din adamı.
devamını gör...
15 yıl boyunca bıkmadan tefsir dersini devam ettirmiş olan, küçük yaştan beri içindeki anne özlemi yüzünden hanımlara karşı normalden fazla şefkat besleyen, herkesin hataları olabileceğini bize şahsıyla hatırlatan, gelenekçilerden olmayan, kendi yolunda gayretli bir hocadır kendisi...
devamını gör...
komünistlerde hikmet kıvılcımlı neyse islami kesimde mustafa islamoğlu odur.bilgi birikimi karşısında hayrete düşürmüştür beni.entellektüel birisidir.emin çölaşana iyi ayar vermişti bir tv programında.kürt sorunu yüzünden 2 sene hapis yatmışlığı vardırki canımdan can alır bu olay.allah başımızdan eksik etmesin.
devamını gör...
bazı kesimler tarafından yalan yanlış tanımlanmaya çalışan nevi şahsına münhasır kişiliktir.
kendi sözü en iyi açıklamadır kanımca;

bir müslüman da 9 hata varsa 1 iyi varsa ben o 9'unu sallarım o geri 1 bana yeter de artar demiş kişidir.

son dönemlerde bazı cemaat liderleri tarafından topa da tutulmuş ama gereken cevabı en iyi şekilde vermiştir.
devamını gör...
aklını vahiy ile inşa eden çağımızın en dikkat edilesi alimlerinden olmakla beraber masum olmaması ve insan olması gözönünde bulundurularak hatadan beri olduğu iddia edilemeyecek gönül insanıdır.
devamını gör...
yalnız bir adamdır. arkasında hazır yığınlar yoktur. varı yoğu kur'an-ı kerim'dir. kelime üstadıdır aynı zamanda. genç yaşında bir çok önemli işe adım atmıştır. değerlidir. değer verip değerlenmek lazımdır. cins bir beyindir velhasıl.
devamını gör...
gazetecidir. takdim şiirini yazmıştır. hilal tv de program yapmakta bu program da bazen komedi sanatından örnekler vermektedir. çok fazla övülmekte olup bu övgülere kendini kaptırdığı görülmektedir. bir siyaset meydanında , türkçe ibadet konsunda imam-ı azamın bir fetvası kenidisine söylendiğinde ;
"ne gerek var imamı azama, bu devir de ondan daha büyük alimler var " sözüyle beni benden almıştır.
devamını gör...
furkan dergisi ekibi ile girdiği münakaşanın detaylarına vakıf olmasam da, detaylarına vakıf olsam bile haklıyı tespit edecek kadar ilmi yeterliliğe sahip olmasam da, furkan dergisi'nde hakkında yazan kişilerin seviyesiz ve hakaret dolu üslubunu gördükten sonra ister istemez kendisine hak verdiğim kişi.
devamını gör...
furkan dergisinin kibarlığı sayesinde gerektiği gibi resmedilmemiş kişi. eksik gedik ilmimle daha önceden birine cevab maili olarak yazdığım bu yazıyı özellikle ilimden, irfandan bahsedenler için düzenleyip burada yayınlıyorum. umarım samimi müslüman arkadaşlar istifade ederler.

kur'ân-ı kerim : Allah'ın kelâmıdır. kur'ân âyetlerine mânâ vermek ve tefsir yazmak demek : Allah'ın adına konuşmak demektir.

ye'cã»c ve me'cã»c'ü inkâr eden, mi'râc hâdisesinin bedenen vukã» bulamayacağını, ay'ın fiziken ikiye ayrılamayacağını, hazret-i isâ'nın ölüyü diriltmediğini, cehennemin ebedã® olmasının ilâhã® rahmete ters düşeceğini iddia edenler ve bu bozuk mânâları kur'ân tefsiri adlı kitaplarına koyan adamlar için : bakıåž açısı diye bir mantıkla yaklaşamayız.

henüz farkında olmayanlar için bir örnek vereyim :

mustafa islamoğlu : hayat kitabı kurâ’an gerekçeli meal-tefsir :

''yecüc ve mecücâ’e helâki hak eden tüm toplumlardan söz edilen bir pasajda daha değinilir (21:95-96= ikisi birlikte düşünüldüğünde, yecüc ve mecücâ’ün belli bir zaman ve makana has mahdut ve belirli bir topluluk olmadığı, her zaman ve mekanda ortaya çıkan yıkıcı ve tahripkar güçleri temsil ettiği anlaşılır. yecüc ve mecüc isimlerinin manaları ve ayrıntılı bir tahlil için 21:96â’nın notuna bakınız'' demiş.

her şeyden önce âyet-i kerimeâ’ye â“pasaj┠adını vermiş.
â“ikisi de birlikte düşünüldüğünde┠demiş, â“â…bunlar bunlar anlaşılır┠demiş. yani, burada resmen â“ben┠zamiri girmiş tefsir metodunun içine. bu â“ben┠diyor ki, bu âyeti şu âyetle birleştirerek düşünürsek, sonra filan pasajı da bunlara eklersek, ve filanca yerdeki falanca kelimenin de arabã® lügattaki 3üncü mânâsına göre düşünecek olursak, buradan bu (benim demek istediğim şey) anlaşılır┠diyor resmen.

anlatabiliyor muyum? â“anlaşılır┠diyor. yani, benim yorumlama tarzımı kullanırsanız ve benim işaret ettiğim ayetlere de bakarak, benim dediğim tercümeye göre düşünecek ve değerlendirecek olursanız, o zaman işte yine bu benim demek istediğim mânâ anlaşılır┠demektedir.

â“yecüc ve mecüc isimlerinin manaları ve ayrıntılı bir tahlil için 21:96â’nın notuna bakınız┠demiş. åžimdi hemen bakıyoruz oraya, ama dikkat, bu varlıkların isimlerinin ve mâhiyetlerinin ne olduklarına dâir kim tahlil yapmış?

enbiya sã»resi 96 âyet-i kerimesi dipnotu :

''musa cârullahâ’ın dediği gibi yecüc ve mecüc yeryüzünün her tarafında, her millette, her çağda bulunabilir. (!!!) kurâ’ânâ’da, bunların cinsiyetleri, zaman ve mekanı sınırlanmamıştır. günümüz itibariyle askeri ve ekonomik gücüyle bütün yeryüzünü işgal etimş olan egemen güçler en dehşetli anlamıyla yecüc ve mecücâ’dür.''

(!!!) eyvah ki eyvah!

ilk cümleye bakar mısınız? â“filancanın dediği gibi, yecüc ve mecüc her çağda bulunabilir┠demiş. yahu el-insaf! bu yazdığın kurâ’ân-ı kerim tefsiridir senin! kim olduğunu bilmediğimiz ve adını ilk defa duyduğumuz musa carullahâ’ın dediği gibi bir fikir, kurâ’ân meâline nasıl dayanak olarak konur! ona mı kalmıştır yecüc ve mecücâ’ü açıklamak veya tanımlamak? kendisi görmüş müdür bunları?

kaldı ki, önce bu adam kimmiş bir bakalım :

musa carullah, 1875 ve 1949 yılları arasında yaşamış (dikkat : kurâ’ânâ’dan 1300 sene sonra dünyaya gelmiş ve kimsenin bilmediği şekilde açıklama getirmiş!) kendisi, dinler tarihi araştırmaları yaparken, bir din hakkında, â“hak dindirâ”, diğerleri ise â“bâtıl dinlerdir┠demek olmaz, böyle demekten sakınmalıyız ve her dine saygı göstermeliyiz demiştir! eyvah!!! rahmet-i ilâhiye bürhanları adlı eserinde de, âhırette dâimã® ve ebedã® azâbın olması, ilâhã® rahmete uygun değildir, ilâhã® rahmet herkesi kapsar! demiştir!! eyvah!! (kaynak : türkiye diyânet vakfı : islâm ansiklopedisi : 31/215)

åžimdi bu noktada ,meseleyi dağıtmamak ve hak din mevzuâ’na girmemek için kendimi zor tutuyorum.. neyse,

Allahâ’ın kâfirler için vaat edtiği sonsuz cehannem azâbıâ’nı inkâr eden bir adam = kâfirdir!

peki, bir kâfirin şahsã® görüşünü, kurâ’ân meâline koyan m.islamoğlu, acaba, â“onlar bu ümmetin yıldızlarıdır┠dediği müctehid imâmlarâ’ın görüşlerine niçin yer vermiyor?

bana uzun süredir maillerle yollanılan islamoğlundan cavap adlı haberde'de açık ve net olarak ben anlayışı öne çıkmış. adam herşeye kendinden cevap veriyor. ortada hiç bir ehl-i sünnet cevabı yok. hatta hayızlı kadın oruç tutabilir diyor! bu, ehl-i sünnet'in dışındadır. bütün âlimler buna itiraz ederler ve ehl-i sünnet'i savunurlar. hala bu şahsı savunanlar var. pop-star yarışması mı zannediyorlar bu işleri!

kadınların ay-başı kanını åžehit kanlarından üstün tutmuş!!! bunu da mı okumadın! hayız kanı necis'dir! bu kan deydiği veya bulaştığı yerde abdest, namaz, ibadet .. hiçbir şey olmaz. necâset demektir. fakat åžehidin kanı mübârek'tir! yıkanmadan ve kefenlenmeden defn edilir. hatta, bir adamın üzerine, kucağında şehid düşen arkadaşının kanı sırılsıklam bulaşsa, o adam yine o kıpkırmızı elbisesi ile namaza durabilir. åžehid kanı mübârek'tir! hayız kanı necâset'tir!

bunu bile inkâr eden bir adamın nesini savunuyorlar Allah aşkına?

daha neler-neler! adam kur'ân mesajı adlı kitabında çaråžaf-ı åžerif'i bile inkâr etmiş. "islâm'da yoktur" yazmış! bunu gazete köşesine yazsa, "ne hâli varsa görsün denir" fakat adam kur'ân tefsirine yazmış! bu ne cüret! bu ne ihânet!

mezhepçilik ve hizipçilik yapmıyorum diye bana hücum ediyorlar diyor. kendisi islâm birliğinden yana imiş. åžia ile aramızdaki ihtilaf sadece teferruat imiş! yani hazret-i ayşe'ye (haşa) fahişe demek teferruat mı oluyor! hazret-i ebu bekr-i sıddıyk (ra)a ve hazret-i ömer (ra) söğmek teferruat mı oluyor! bunları mı savunuyor? hazret-i osman'a köpek diyenleri mi savunuyor?

esas incelemeleri ve reddiyeleri ehl-i sünnet âlimleri şuanda hazırlıyorlar. hepsine birden ilmã® savaåž ilân edildi. fethullah, hayrettin karaman, yaşar nuri, islamoğlu, bayraktar, zekeriya beyaz, muhammed esed gibi birçok ehl-i sünnet dışı bozuk ve sapık itikad sahiplerinin şahsiyetlerine karşı deäžil : eserlerine karşı savaåž ilân edildi. ansiklopedi olarak çıkacak inşaallah..

bölücülük yapmasınlar, gelsinler rasã»lullah (sav)in ve sahâbe-i kirâm'ın yolu olan ehl-i sünnet vel cemaat'te birleşelim.

ama gelmezler! zira, 4 hak mezhep ve 12 hak tarikat'in birlik içinde yaşadığı ve istanbuldaki osmanlı halifesi'ne bi'at ettiği en ihtişamlı devirde bile bunlar, gelip de halife'ye bi'at etmediler! etmezler, çünkü itikad bozuk.

bir tarafta ehl-i sünnet itikadi olan rasã»lullah yolu'nu ve o'nun kur'ân yorumu'nu müdafaa edenler! buna ters düşenlerin ters görüşlerinin neler olduğuna işâret edenler. yani emr-i ma'ruf ve nehy-i münker.

peki ya diğer taraftakiler neyi savunuyor? lütfen dikkat : şahısları.

ne var şahısta?

emr-i ma'ruf yapıyor mu? hayır!

nâmahrem yanında oturamazsın, çalışamazsın, bulunamazsın diyor mu? hayır!
bir erkek, kadın hocadan ; bir kadın da erkek hocadan başta kur'ân olmak üzere hiç bir ders (kimya, matematik) okuyamaz diyor mu? hayır! demez, çünkü kendisi kadınlara tefsir dersi veriyor! peki Allah ve rasã»lü (sav) buna izin verdi mi? hayır!

hayızlıyı câmiye sokuyor, oruç tutturuyor! evliyâ'yı, ulemâ'yı kaale almıyor! tarikat'e kafa tutuyor. ehl-i sünnet'in 4 hak mezhebini ve sapık mezhebleri bir kefeye koyup, "hepsine birden karşıyım" diyor.

usã»l-ü tefsir bile okumamış bir adam çıkıp cd'ler dolusu tefsir anlatıyor.

diyoruz ki "bu görüş ve fikirler tamâmen kendi kafasındandır, ehl-i sünnet dışıdır" ama sen ehl-i sünnet'in değil, onun avukatlığını yapıyorsun.

ne kadar safsınız be! işte bu yüzden islâm birliği olmuyor diyoruz, görmüyor musunuz? eğer, rasã»luulah'ın yorumladığı ve yaşadığı kur'ân' anlayışında birleşilmezse, nerede birleşilecek? fethullahın yorumunda mı birleşelim, yaşar nurinin yorumunda mı birleşelim? islamoğlunun yorumunda mı birleşelim? şianın mı, vehhabinin mi itikadinde birleşelim? alevi mi olalım? dürzi mi olalım? harici mi olalım?

elbette ehl-i sünnet üzere birlik olur. peki, ehl-i sünnet'e hem âyetlerin yorumları noktasında, hem de sünnet-i seniyye noktasında yanaşmayan ve bunlara ters fikir ve görüşler ortaya koyarak, etraflarında light cemaatler oluşturan sözde din adamlarının etrafında toplaşarak, nasıl olup da muhammed (sav) ümmeti olacağız?

peygamber olmadan Allah'a kavuşulur mu? nasıl ki Allah, yağmur yağdırmak için rüzgar esdirip bulut gönderiyorsa, toprağı sulayıp, mahsul çıkartıyorsa.. aynı bu şekilde peygamber gönderip, vahiy yolladı .. ki vahiyi yorumlasın ve yaåžasın.

efendimiz sav buyurdular ki :<<ümmetim için korktuğum şeylerden en korkuncu ; kur'ân'ı kendi kafalarına göre yorumlamalarıdır! âyetlere kendiş kafalarından mânâ vermeleridir!>>

bu ihtâr "dur! demeye yetmez mi! yahu habib-i ekrem buyuruyor ki : "ben zaten bu işi yapmak için, kur'ân'ı yorumlamak ve âyetlerin mânâsını sizlere anlatmak için gönderilmedim mi? islâm dã®ni'nin nasıl yaşanacağını, åžeriat hükümlerinin nasıl uygulanacağını sizlere öğretmek için gelmedim mi?

size ne oluyor da, rasã»lullah (sav)in tefsir ve tatbik yolu olan sünnet ve hadis ışığından uzaklaşıp, 4 senelik fakülte mezunlarının tez yapma yarışlarına din diye sarılıyor ve bunlara bedâva avukatlık yapıyorsunuz!

diploma için değil, tez için değil, cd satmak için değil : fakat, takvâ'da yarışın emrine ne oldu?

1400 yıllık kur'ân ve islâm, yeni tefsir ve yorumlara kapalı'dır! islâm, yaşamak için vardır. haydi yaşayın. bırakın gizli oyun peşindekileri. bırakın bunları savunmayı.

romantik olmayın. duygusal olmayın. åžeriat ve sünnet'i savunun, bunlara sarılın.

ama bedel ister biliyorsunuz.

åžu anda, bütün bozuk fekir ve görüşlerle mücadele eden tek bir cemaat vardır. niye tek? çünkü kalmadı ki! bırakmadılar ki! neslimizi kuruttular! medreselerimizi yıktılar! kılık-kıyâfetimizi yasakladılar! åžeriatimizi kaldırdılar! vakıflarımızı yağmaladılar!

bugün, tekrar bir dirilme devri başlamıştır. türkiyenin her yerinde, kız ve erkek medreseleri, islâmã® kıyâfet giyen, åžeriat üzere yaşayan on-binlerce talebe yetiştirmektedir. hâl böyle olunca, elbette kâfirler hücum ederler! elbette, bozuk fikir sâhiplerini desteklerler.

bu yüzden ümmet birleşemiyor. muhammed (sav) in ümmet acaba muhammed (sav) in sünneti'nde birleşmeyecek de, fethullahın sünnetinde mi birleşecez, isyanoğlunun sünnetinde mi birleşecez, mezhepsizlierin mezhebinde mi birleşecez, şianın okulunda mı birleşeceğiz?!

düşün bakalım, bölücü kimmiş! ehl-i bidat kimmiş! sonradan türeyenler kimmiş! enbiyânın, eshâbın, evliyânın, ulemânın, åžuhedânın, hulefânın, fukahânın yolundan ayrılanlarla nasıl olup da birleşelim?

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar