namazların sadece farzlarını kılmak

vakit darlığı adı altında üşenmenin bir ürünü. günün yarısını malayani işlerle heba eden insana 5 dakikalık bir eylem ağır geliyor, bilmek yetmiyor.
devamını gör...
ben de farzını kılarım. bir kere sünnet namaz olmaz. peygamber farz namazların dışında kıldığı namazları muhakkak bir niyetle kılıyordu. mesela şükür niyetiyle. siz de aynısını yapın.
devamını gör...
islam indirileli yaklaşık 1500 sene olmuş, milyarlarca müslüman, yüzbinlerce islam alimi yaşamış göçmüş. bunları diriltip namazın sünneti ne yea desen suratına okkalı bir tükürürler. islam garip geldi garip gidecek buyurmuş efendimiz. eskiden islam alimleri islam adına bir kelime yanlış söylememek için tir tir titremişler, bugün sıradan bir adam çıkıp namazın sünneti ne yea diyebiliyor. şu cümledeki arkaplan, bilgi birikim bir sincapınki kadar anca.

tanım: namazın kolunu bacağını kesmektir. ha yaşar mı? yaşar. ama kolsuz bacaksız bir insan ne kadar yaşarsa o kadar.
devamını gör...
taviz verdikçe alışkanlık haline gelmesi pek muhtemel eylem.
(taviz: sünnetleri bırakmak.)

şeytan öyle bi yaklaşıyo ki sağdan soldan, maazallah...
devamını gör...
sözlüğün yarısı alim, şeyh kesilmiş yine. size ne arkadaşlar. farzını kılmış, sorumluluğu üzerinden kaldırmış, Allah kabul etsin demek düşer. sünnet kılar veya kılmaz, zorunluluğu yok. nedense burada kalabalık yapan yazarlarımızı değil 60-70 yaşında dedeleri görüyorum hep camilerde. neredesiniz?

vakti olmayan veya sadece dini vecibesini yerine getirmek isteyen bir inanandır.
devamını gör...
sünnet namazları hakkında bir çok muallak mevcut her sünneti her cemaat kılmıyor ya fazlası var ya eksiği, mesela yatsı namazının ilk 4 rekat sünneti hakkında cevap verebilecek bir babayiğit bulunamadı hala kim uydurdu belli değil. birde elin namazından size ne isteyen kılar istemeyen kılmaz.
devamını gör...
kendi açımdan önce tek vakit farzı kılıyordum. şimdi günde 3-4 vakte çıktı. bir iki seneye beş vakit namaz işi inşallah oturacak. sonra sünnetler gelir.
devamını gör...
en hafif tabiriyle tembellik denilebilecek eylem. sünnetin terkinin tembellikle veya kasten terk edilmesiyle alakalı olarak islam alimleri ayrım gözetmişlerdir. ben o kısma girmem çünkü geçmişte bunu izah etmeye çalıştığımızda "tekfirci" olarak adlandırılmıştık, halbuki Allah azze ve celle sünnete ittibanın ne olduğunu ayetlerinde açıkça belirtmiştir. her şeyin üstünde kimsenin dinine karışmak gibi bir durumda söz konusu olmadığından, her insan kendi başına kendi hesabını vereceğinden bizim yapacağımız tek şey "nasihat" olacaktır. çünkü Allah rasulü aleyhissalatu vesselam "din nasihattir" buyuruyor, hadisin sıhhati ve devamı hepimizce malumdur.

benim değinmek istediğim asıl konu ve göz ardı edip sanırım hafife aldığımız konu ki Allah bizi korusun bundan; biz nafile ibadetlerle Allah'a yaklaşmayı mı kendimize yediremediyoruz? yahut bu ağır olduysa bunun mu tembelliğini yapıyoruz? bu söylediklerim elbette önce nefsime.

imam buhari rahimehullah'ın sahih'indeki hadiste "ebu hureyre (r.a.)’den şöyle dediği rivayet edildi: rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki: “allah teala buyurdu ki: kim benim velime düşmanlık ederse ona harb ilan ederim, kulum bana kendisine farz kıldığım şeyden daha sevimli bir şeyle bana yaklaşmamıştır, kulum bana nafilerle kendisini sevinceye kadar bana yaklaşmaya devam eder, ben onu sevince işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum, eğer benden istese muhakkak ona veririm, bana sığınsa onu korurum.”

düsturumuz sanırım bu olursa işin içinden daha kolay çıkarız.
devamını gör...
türkiye dışında hiçbir müslüman ülkede camiye gidenlerin farz dışında namaz kılmadığını bilmeyenlere saçma gelir. ben de sünneti kılıyorum ama sünnete farz muamelesi yapılmasını mantıklı bulmuyorum. (pardon bulmuyorum demişim de benim öznel görüşüm gibi olmuş. mantıklı değil ve olamaz da.)

ek: suratımıza tükürürlermiş peh. peygambere de taif'te tükürdüler, üzerine deve işkembesi boşalttılar. gerçek değişti mi? yok. anca boş beleş demagoji.
devamını gör...
sadece üzerindeki farzı görevi yerine getirmektir. fakat bu borcu güzelleştirmeli güzel paketlere koyup etrafını sağlamlaştırıp öyle sunmalı.sünnet namazlarda o güzel paketi farz etrafındaki duvarları oluşturabilir. günün 24 saatinde biraz daha ibadetle hemhal olabilmek için güzel bir vesile olabilir sünnet namazlar.
devamını gör...
madem herkes alim bizim de ağzımız torba değil... farz ile sünnetin ayrımı meşguliyete ve Allaha duyulan kulluk aşkına göredir. yoksa mesela öğle namazı 10 rekat. hiç bir ilmihalde 4 rekat yazmaz. vaktin yoktur, o zaman en az 4 rekat kılarsın çünkü farzı terketmek çoğu zaman haram, sünneti mazeretli terketmek ise çoğu zaman haram değil. mazeretsiz terketmek sıkıntı asıl. sünnet yaratılmışların en güzeli peygamberin sözü ve fiili. çoğu zaman öğleni 10 rekat kılmış ki alimler farz ve sünnet ayrımını yapmış. mesela sünnetleri çok nadir kılsaydı biz de ona uyar sadece farzı kılardık.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar