ne giycem şimdi

çoğu kıyafetin kirli sepetinde, yıkanıyor veya asılmış ama kurumamış olması durumunda evden beklenmedik bi anda çıkılması gerekince söylenen cümle.
devamını gör...
yaz ve kış, tatil ve iş sezonu fark etmeksizin kendime sorduğum soru. pijamalarını bile uyumsuz giyemeyen hassas kalpliler için bu soru tam bir cehennemdir.
ayrıca hem çamaşır ve ütü rutini bozulmuş hem de bu soruyu sorma cüretinde bulunduysanız vay halinize... bir biriyle uyumlu yüz tane kıyafetiniz yok gibi yüzbirinciye takarsınız kafayı.
bu sorudan bir kaç günlüğüne de olsa kurtulmak için 3 4 günlük veya haftalık kombinler yapıyorum. ama hâlâ valiz krizini aşamadım. mevsim geçişlerinde bir yere gittiğimde valizdeki kıyafetler beni terletebilir ya da üşütebilir düşüncesi ile neredeyse 4 mevsimlik, 5 de olabilir, kıyafet alıp bir yarısını giymeden geri geliyorum ve diğer yarısı da bana yetmemiş oluyor. yeniden ne giycem şimdi sorusu eşliğinde dolap ile değil valiz ile bakışarak kısır bir döngüye giriyoruz.
bazen dolabımdaki eşya sayısını en aza indirip bu sorudan komple kurtulmayı düşünmüyor değilim ama şu an minimalizm popülerleştiği için bunu yapmayı da kabullenemiyorum.

(bkz: çok dertliyim be sözlük)
devamını gör...
evlenen dostlarının ayakkabısına ismini yazmaktan bıkıp kaşe yaptıran kız olarak şahsımın her sene en az bir defa uzay boşluğuna bıraktığı haykırışlı sorudur.
yeter ulan yeter evlenmeyin. biri yazın biri kışın evlenir. biri coşmalı kına yapar diğeri mevlütlü yemek. birinin düğününde yağmur yağma ihtimali vardır diğerinde yerler kır zeminidir. kısacası sen bir yerde giydiğini öyle kolay kolay başka yerde giyemezsin. dolabında kıyafet olmasına rağmen aklındaki tek soru budur: ne giyeceğim ben şimdi?
ufaktan sinyal verirsin ben gelmeyeyim diye. o da olmaz ki... birinin en yakın arkadaşı, bir diğerinin zevci ile tanışma vesilesisindir. mecburen çarşı yollarına düşülür...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar