necip fazıl'la başbaşa

salih mirzabeyoğlu'nun, matbuat piyasasında bir muadili daha bulunmayan, şaheseri. kitap hakkında şunu söyleyeyim; yalnızca necip fazıl'ı anlatmıyor, evet diyaloglarla ilerliyor ama o bir remz -sembol- şahsiyet... bir çağı, topyekûn davayı temsil ediyor. bu kitabı okuyanın hayatı algılayışı muhakkak değişir.

üstad'ın, kendi elleriyle, "hakkımda yazılmış tek harika kitap!" cümlesini not düştüğü bu eserin birinci baskısı 1982, genişletilmiş ikinci baskısı 1989, üçüncü baskısı 2013 yılında yayınlanmıştır.

http://scontent-fra3-1.xx.fbcdn.net/hphotos-xft1/t31.0-8/11999810_967224689967628_7333240413529795071_o.png?efg=eyJpIjoidCJ9

--- alıntı ---

"istidat nedir biliyor musun?.. bir şeyi yapabilmeye doğuştan hazırlıklı olmak, yatkın olmak... (...) onu keşfetmek de çalışmak işi... çalışma da istidat; bir şube istidattan!..

(...)

klişe tekerlemecileri nereden anlasınlar ki imân bir aksiyon davasıdır; nefsi zora sokabilme işi. her ân yeni olmak, doymamak, yorulmamak, kanıksamamak, hep kendini aşmak... (...) bunun ıstırabı duyulsun yeter!... bir de çevreye bak: imân ve ameli günlük solucan hayatının çeşnisi durumuna indirmiş, işini gücünü ve hatta nefes alıp vermeye kadar her şeyini dava için bileceğine, davasını artakalan zaman ve gücü çapına indirmiş, nihayet onu da bir futbol meraklısının gösterdiği kadar olsun gerçek dava alâkasına çevirememiş insancıklar... hani nerede parayı Allah rızası için kullanmak üzere isteyen tüccar?.. hani nerede önce istiklal sonra istikbal şuuruyla okuyan ve cayır cayır yanan genç?.. zaten bu aşk olmadığı içindir ki, kafa yapısı ve fikir alâkası bir futbol maçının neticesini öğrenme merakından fazla olmuyor...

(...)

"bir günü bir gününe eş geçen aldanmıştır" muazzam ölçüsü, insanı eritir... ne yaparsan yap, yine de zamanını değerlendirememiş olmanın insanı su gibi eriten şuuru... bu şaka maka değil, bir imân davasıdır; nefsine ne yüklersen yükle, "acaba daha fazlasına dayanamamam imân zaafı mı?" korkusu...

(...)

insan olmak iki ayak üzerinde durmak demek değil. veli, vaktin babası ve "bir günü bir gününe eş geçen aldanmıştır"ın hakikatine tam uygunluk gösterir. bize düşen, onların temsil ettiği mânâdan kıvılcımlar kapmaya bakmak... "aydın çağından sorumludur"... bu söz, aslı ve hakikatiyle islâmdadır; müslüman, zamanının sorumlusudur. uzun söze ne hacet, zamanın hakkını verebildiğin kadar müslümansın... bir sakal, bir tesbih, cimnastik yapar gibi namaz, tamam çok keskin müslümansın; yok öyle bir şey!.. bugün batı'nın tersinden yaklaşır gibi olduğu hikmetin aslı, esası, gayesi bizde, en mahrum olan da biziz!.."

- "efendim, zaten islâmı yaşamaktan ne anladıklarına bakınca, ruhçu materyalizm gibi tuhaf bir durum ortaya çıkıyor. yapmaktan anlaşılan, dışyüz ve birkaç fiil. (...) düşünmek yapmaktır, yaşamaktır; ama anlayan yok!.."

(...)

"ne kadar zor bizim davamız!.. bir yanda keyfiyetsiz kemmiyetin bir hiç olduğunu anlamayanlar; öte yanda, bizzat kendi mevzuundan başlayarak, keyfiyet olsa, bunun kemmiyet ihtiyacıyla kemmiyet planına intikal edeceğini anlamayanlar... ve herkes islâmı yaşıyor!.. islâmı yaşayamamaktan bahsederken de, kastettikleri şey bize ne kadar uzak!.. (...) "devler gibi eser vermek için, karıncalar gibi çalışmalı!.."... çok çetin bir dava; sana sendekini buldurma davasında, eğer sende bir şey yoksa, şu sözlerim pörsüyüp gidiyor... eğer ruhunda yanma istidadı, aşk ateşi varsa, bir tek kıvılcım yeter tutuşturmak için... kimde ne olduğunu, kim nereden bilebilir?.. hiç kimse karşımıza geçip de, geniş mânâsıyla "dış oluş" tezahürü olarak görmediğimiz şeyin kendisinde mevcut olduğunu iddia edemez; geniş mânâsıyla "yapmak"... (...) bizzat imâna bağlı keyfiyet, kemmiyet ihtiyacını doğuruyor; görünmek için, kemmiyete ihtiyaç var!.. ama keyfiyet olmadı mı, (geniş mânâsıyla) eser dediğin, içi boş kabuk; fikir, davranış, teşkilât, şu, bu, kendi kendinden ibaret bönlük, kofluk ve çirkinlik ifadesi... "dış oluş" görünüşü, kimin ne olduğunu ele veriyor, vesikalandırıyor!.."

--- alıntı ---
devamını gör...
salih mirzabeyoğlu bu eserinde 2 zıt kavramı şöyle muazzam bir harman ile bilinç dünyamıza ekiyor: “islam bu. ölçülerin çerçevelediği hudut içinde ‘allah’a varma’ gayesinin belirttiği hudutsuzluk.
bu hudutsuzlukta mahluk tükenir ve bunun hakikati gaye insan-ufuk peygamberde; başkası olmadan başkası için olmanın son haddi...”
devamını gör...
bir salih mirzabeyoğlu eseri. belki de ibda külliyatına başlangıç eserlerinden... küçük bir iktibas:

''bir tekerlemedir gidiyor; islâm gelmeli, onun için çalışıyoruz, getireceğiz filân... nasıl getireceksin?.. bu senden tecrid olmuş bir şey, senin dışındaki bir şey, bir araba değil ki, ruh ve fikir istemez bir getiriş olsun!.. kendine bak, niçin gelmediğini anla ve yalancıktan nefsinden şikayet etme alçaklığı yerine de, alçaklığını gör ve insan içine çıkamayacak kadar utan... utanmak; o unutulmuş şey!..''
devamını gör...
türkiye'yi gerçek manada ilerletmenin sırrı, onu, ruh ve madde sahasında nisbî muvazene devirlerine kadar geriletmekte, geriye döndürtmekte... bu gerileyiş, uzun atlayan bir atletin hız almak için hedefi ile arasına mesafe katmasıdır. şimdiyedek yakın ve kolay görünen bütün atlayışlar yere kapaklanmakla geçmiştir.
devamını gör...
ibda fikriyatını anlamak isteyenlerin ilk olarak okuması gereken kitapların başında gelir.üstad necip fazıl ve mütefekkir salih mirzabeyoğlu'nun
meseleleri çevreleyen sohbetlerinden oluşan kitap,salih mirzabeyoğlunun diğer kitaplarında işlediği konuların temeli gibidir.gerek döneme,gerek temel meselelere
değinen eser,büyük doğu-ibda anlayışını kavrayabilmemiz için iğdiş edilmiş beyinlerimizde adeta yer açar.dolu bir bardağa nasıl daha fazla su eklenemezse,
ve bu durumda suyu daha geniş bir kaba boşaltmanız lazım gelirse,bu eserde size diğer eserleri kavrayabilmeniz için ufku daha geniş bir bakış açısı sunar.böylece mütefekkir salih mirzabeyoğlu'nun
hem dil yapısına aşina olursunuz hemde onu anlayacak ve diğer meselelere eğilecek fikir istidadı yolunda bir adım atmış olursunuz.fazla söze ne hacet:
''hakkımda yazılmış tek harika kitap''
üstad necip fazıl kısakürek
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar