nefes vatan sağolsun

gösterim tarihi ve gecikme sebebini öğrenmek için attığım postaya film ekibinden şöyle bir cevap gelmiştir:

"aslında filmle ilgili tam bir vizyon tarihi duyurmamıştık şimdiye kadar fakat bazı internet siteleri ve biz tahmini tarihler vermiştik doğal olarak.tahmin edersiniz ki böyle önemli bir konuda çekilen bir filmi gerçekçi kılmak adına bazı zor koşullarda çalıştık. gerek doğa gerek iklimle mücadeleler verdik ve sonunda filmin çekim aşaması aralık ayı sonunda tamamlandı. şu an kurgu sürecinde çalışmaktayız ve çekim süresini göz önünde bulundurursanız bu aşamanın da ne kadar uzun ve zorlu geçeceğini tahmin edebilirsiniz. "nefes" hem içerik hem kalite yönünden türkiye'de mihenk taşı olacak bir proje. hiçbir şekilde ve hiçbir koşulda kaliteden taviz vermemek için çok hassas, çok ince çalışıyoruz. vizyon tarihi de 2009 yılı 29 ekim günü olarak belirlendi ve açıklandı. gururla izleyeceğiniz ve gurur duyacağınız bir film yapmaya çalışıyoruz. biraz daha sabır. bu arada mart ayında yeni fragmanımız gösterimde. ilginiz için sonsuz teşekkürler."

böyle bir film yaptıkları için sağ olsunlar, var olsunlar.
devamını gör...
çok etkileyici fragmanları bulunan , daha önce türkiyede benzeri yapılamamış film.
filmi görmeden konuşmak pek mantıklı olmayabilir ama fragmanlar bile çok kaliteli , çok sağlam.
devamını gör...
"uyursan ölürsün" sloganıyla 29 ekim'de vizyona girecek kesinlikle izlenmesi gereken film. bir güzellik yapıp filmden bir parça yayınlamışlar.
devamını gör...
kürt sorununa dair açılımların yapıldığı şu zaman diliminde, bu sancılı açılım sürecini baltalamak için sanki önceden planlandığı izlenimini veren gereksiz şövenist betimlemelerin yer aldığı, yakında gösterime girecek sinema filmi.
devamını gör...
29 ekimde gösterime girecek ve çok ses getireceğini tahmin ettiğim film.

çok sonradan gelen edit : gösterim tarihi 16 ekim olmuş*.

[link] adresinde yayınlanan bir sahnesiyle daha şimdiden adından söz ettirmeye başladı bile. tam da benim devamlı üzerinde durduğum bir soruna örnek olabilecek nitelikte sahne. bu nedenle bu sahne üzerinden film değil askerlik sistemi ile ilgili bir eleştiri yapmak istiyorum yüksek müsadenizle.

sahnede büyük ihtimalle nöbette uyuyan bir eri, komutanın içtima alanında uyarması gibi bir durum sözkonusu. kesinlikle çok etkileyici ve duygusal bir sahne.
özetle komutan diyor ki, burada disiplinsizliğe yer yok, bir an uyursun herkesi öldürürler. dikkatli olmak zorundasın, dikkatli olmak zorundayız vs.
kesinlikle haklı. öyle hatalar vardı ki, bunlar hiç istenmeyen sonuçlar doğurabilir. ama işte sorun bu sorumluluk altındaki insanların durumunda zaten.

filmde uyuduğu takdirde tüm arkadaşların ölür, nasıl uyursun diye azarlanan ve gerçek hayatta da benzer ve daha ağır sorumlulukları, terörle mücadele adı altında sırtında taşıyan insanlar daha 20 yaşında. ne varmış fatih in istanbu u fethettiği yaş işte diyenler olabilir. hatır fatih in istanbul u fethettiği yaş değil artık 20 günümüzde. fatih gibi doğduğun andan itibaren osmanlı yı yönetecek şekilde eğitilirsen tamam ama sen 20 yasındaki gençleri daha hayatla ilgili en ufak bir sorumluluk almadan, anne kucağından vatan borcu diye askere alır, sadece 3 aylık bir eğitimden geçirip dağa, yıllarca eğitim almış ve pusu kuran teröristlerle savaşmaya gönderirsen orada sorun vardır.

ben türk askerini küçümsemiyorum yanlış anlaşılmasın. ancak arkadaşlar herkes asker olamaz. böyle bir mücadeleye gönderilen askerlerin her şeyden önce psikolojik analizlerinin yapılması gerekir. herkes öyle bir mücadelede gözünü kırpmadan insan öldüremez. şahsen ben yapamazdım. öleleri vardır ki 18 aylık askerlik görevi kahramanlıklarla doludur eyvallah ama insaf edin herkes yapamaz. bunu layıkıyla yapabilecek olanlar bile, yetersiz eğitimden dolayı bir sürü yanlış işlere imza atabilirler. sadece fiziki durumuna bakılarak ve 3 aylık bir eğitimden geçirilerek terörle mücadelede kullanılmaları bu gençlerin, yazık, günah. topyekün savaşa girmek gerekir en önde gideriz o başka bir durum ama bu şekilde olmaz, olmamalı.

askerliğim sırasında, doğuda çeşitli çatışmalarda bulunan bir görevliden bizzat dinlediğim bir anıdır. onun ağzından aynen aktarıyorum ;

''daha ilk kez dağa çıkan askerlerin de içinde bulunduğu bir grupla dağda dolaşırken teröristlerle temas sağlandı. hemen mevzi alıp çatışmaya başladık. kimse yerinden kıpırdayamıyordu. uzaktan ilk kez dağa çıktığını bildiğim bir askeri gözetliyordum. tamamen şoka girmiş durumdaydı. büyükçe bir taşın arkasına saklanmış, tüfeğine sarılmış tir tir titriyordu. yanına gitmeye yeltendim, mevzimdem çıkacak durumda değildim, yoğun ateş altındaydım, keşke gitseydim. o taşın hemen yanına kadar yaklaşan bir terörist tarafından başına ateş edilerek oracıkta şehit edildi. gözlerimin önünde ve hiç bir şey yapamadım.''
tahmin edeceğiniz üzerine devam edemedi.

ben eminim bir sürü kahramanlık hikayesinin yanısıra benzer şekillerde can veren kardeşlerimiz mutlaka vardır. çünkü bu çocuklar böyle bir mücadeleye hazır değiller. nöbette uyuduğunda arkadaşların ölür diye azarlanan çocuklara bu sorumluluk fazla. kendinizi koyun yerinize, 20 yaşındaki halinizi düşünün ve onlarda istenenleri hayal edin.
profesyonel bir ordu kurarsın, yıllarca hem psikolojik hem taktiksel olarak bu insanları terörle mücadele konusunda eğitirsin ve bu insanlar başarıyla bu mücadeleyi yapar. diğer vatan borcu görevini ifa edenler de bu birliklere yardımcı olarak kullanılır. sorunu oturduğun yerden şöyle yapılır diye çözmek tabi ki kolay, o işler öyle olmuyor diyenler vardır elbet. ama nasıl oluyorsa öle yapılsın o zaman bu işler. insanlar bu kadar kolay ölmesin. gencecik çocuklar hayatının baharında gitmesin. anneler ağlamasın, babalar üzülmesin, gencecik kızların ellerinden sevdaları, hayalleri alınmasın. ülkemde ölmek bu kadar kolay olmasın.

askerlik kutsaldır, gereklidir, biz asker bir milletiz, tarih boyunca vatanımız ve özgürlüğümüz için, dinimiz için savaşmışız, gerekirse gözümüzü kırpmadan yine savaşırız. bu vatanın her karış toprağı ayrı ayrı değerlidir bizim için, hiç kimseye hediye etmeyiz, sonuna kadar savunuruz ama bu şekilde değil.
devamını gör...
senaristinin ulusalcı bir kalem olduğunu duyduğum, sinemasal anlatımı ve oyunculuğu kuvvetli, fakat genel yaklaşımın biraz ideolojik olacağını tahmin ettiğim film. uzun zamandır sinemalarda fragmanları dönüyordu. fakat sanırım bu sene gösterime girecekmiş. inşallah şu hassas dönemde yeni problemler, yeni yaralar açılmasına vesile olmaz.
devamını gör...
reklamlarda yer alan fragmanında uygun adım saydırmayı göstererek karizmatik ve etkileyici falan olduğunu zanneden bir film. sanırsam yönetmemi henüz askere gitmemiş.

ayrıca;

"askeri marş eşliğinde uygun adım yürümek için beyne ihtiyaç yoktur, omurilik yeterlidir."

albert einstein
devamını gör...
yapılan reklamların ve insanda merak uyandıran fragmanının ardından gittiğim ve iyi ki gitmişim dediğim muhteşem film. son dönemde çekilmiş filmlerinin en iyisi olduğunu düşünüyorum. hele sonda bir karakol baskını sahnesi var ki enfes enfes..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar