nefes

nuriye akmanın eşŸşŸiz biricik kitabı. tabende ( hayata merhaba diyenleri karşŸılayan bir ebe ) ve gaffar ( elveda derken son uğŸurlamayı yapan bir gassal ) ın hikayesini anlatır kitap. tabi ki karakedi ve sırrı yı da unutmamak gerekir.
devamını gör...
bir kişinin yaşayıp yaşamadığına dair tereddütler olduğunda ağzına ayna tutmak suretiyle nefes alıp almadığına bakılır. ayna ve ya cam buğulanıyorsa hayat belirtisi var demektir.
özetle; nefes alıp vermek bir hayat belirtisidir.
(bkz: nefesli çalgılar)
devamını gör...
nefes; soluk, hafif rüzgâr, uzun söz, mühlet, bolluk, genişlik anlamlarını ihtiva eden arapça bir kelimedir. kâşânã®'ye göre bu, gaybden gelen latifeler sebebiyle, kalplerin rahatlamasıdır. bu, seven (muhib)'in sevilen (mahbã»b) ile ünsiyetidir. nefes sahiplerinin, hallere sahip olan kişilere göre, daha saf ve daha hassas oldukları kaydedilir. sahib-i vakt, mübtedi iken, nefes sahibi müntehidir. hal sahibi ise, bu ikisinin arasındadır. haller, ortalar, nefesler, terakkinin nihayetidir. vakitler, kalp ehline; haller, ruh erbabına; nefesler ise, sırlar ehline mahsustur.
nefes, bektaşã®lerde, genellikle hece vezniyle yazılmış ilâhã®lere denir. nefesler, şu konularda olur: övme, yerme, mersiye aşk, zaman. alevã®ler nefese, deyiş veya âyet de derler. nefes tabirinin xıv. yüzyıllara kadar dayandığını, yunus emre'nin şu beytinden anlıyoruz:

dedim iş bu nefesi, âşıklar hükmü ile,
bahıllıksız er gerek bir karara durası.

nefes etmek : bir hastaya okuyup üflemek.

nefes ettirmek : okutup üfürtmek manevã® tedavã® ile, hastanın iyileşeceği umulur.

nefes evlâdı : çocuğu olmayan kadına, erenlerden birinin himmet etmesi ile çocuğu dünyaya gelince o çocuğun, himmet edenin manevã® evladı olduğunu bildiren bir terim. bektaşã®ler, hacı bektaş çelebilerini, hacı bektaş velã®'nin nefes evlâdı olarak kabul ederler.
nefes haklamak : söz tutmak anlamınadır.

nefes öldürmek : söylenen sözü, verilen öğüdü tutmamak.

nefeslenmek : yorulanın oturup biraz dinlenmesi, bunalan kişinin rüzgâra karşı oturması.

nefes : esrar. nefes çekmek : esrar çekmek. nefeslere nutuk da denir.

aşkın şarabın içmiyen mest olub hayram olur mu?
zincir-i aşka düşmiyen soyunup üryan olur mu?

akıt gözlerinden yaşı gör, kimdir işleyen işi,
kul olur ise bir kişi bu mülke sultan olur mu?

aşka ciğerin yakmayan mürşide doğru bakmayan
bahr-ı muhã®te akmayan göl iken umman olur mu?

gönül geçirme gel çağın ko, yansın yürekte yağın
gülleri bitmeyen bağın bülbülü nâlân olur mu?

nakşã® açıldı, çün gözün hakkı görür oldu gözün
lâkin bilmem işbu sözün münkire iman olur mu?
nakşã®-i akkermânã®

çıktım kırklar yaylasına gel beri ey can! dediler.
izzet ile selâm verdim: gir işte meydân dediler.

yerli yerinde durdular yerlerinden yer verdiler
meydana sofra serdiler lokmamıza ban dediler.

erenler gönlü ganã®dir yuvduğu kalbi ârã®dir
gelişin kanden beridir. gel, söyle ihvan dediler
hatayã®
devamını gör...
alevi-bektaşi şairlerin törenlerde, meclislerde ezgiyle okunan, tarikat, yol inançları ve bu inançlarla ilgili olayların anlatıldığı koşma biçimindeki şiirlerine verine ad.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar