nereden biliyorum

bir şeyi nereden biliyorum diye sorma ihtiyacı hissetmiyorsan dayandığın dogmatik duvarları görmüyorsun demektir, demiş sinan canan. nereden biliyorum sorusu içe yönelik bir meraktandır. su kaç derecede kaynar sorusu ise dışa yönelik bir meraktır çünkü bilimin en güvenilir bilgi kaynağı olduğuna dair inancına dayanarak bu merakı gidermeye çalışırsın. nereden biliyorum sorusu bize temel varsayımlarımızı fark ettirir. bir şeylerden nasıl emin olabiliyoruz, neye inanarak emin oluyoruz, bunu bulmamıza yardımcı olur.

noam chomsky şöyle demiştir:

"insanları edilgen ve itaatkâr kılmanın en zekice yolu kabul edilebilir düşüncenin alanını olabildiğince sınırlamak, ama o alan içinde 'canlı' tartışmaların yapılmasını sağlamak, hatta insanları o alan içinde kalmak koşuluyla daha 'muhalif' ve 'eleştirel' olmaya cesaretlendirmektir. bu tutum, insanlara düşünce özgürlüğünün varolduğu hissini verirken tartışmalara sistemin koyduğu sınırları dayatır."

işte nereden biliyorum diye sormayan insan bu sınırları fark edemez ve özgür düşündüğünü zanneder. 5 partiden birine oy ver denildiğinde özgürce seçebileceğine inanır ve 5 parti arasında kıyas yaparak, özgürce eleştirilerde bulunarak hür bir tercihte bulunduğunu zanneder. bu basit bir örnek tabi, birçoğumuz zaten bu örnekte yeterince özgür olmadığımızın farkındayız. benim seçtiklerim arasından birini seçmekte özgürsün. seçmekte özgür olmak, seçmenin dayatıldığını da, zaten önceden seçilmişlerin arasından seçmenin getirdiği mahkumiyeti de gösterir aynı zamanda.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar