neşet ertaş

konserine gelen seyircilere "ben sizin ayaklarınızın turabıyım" diyecek kadar alçakgönüllü gönül adamı. sevilen türkülerin sevilen insanı.
devamını gör...
son kalanlardan.hakkında söylenen ve söylenecek olan övgülerin dahada abartılması gereken üstad.kendine özgü bağlamasından çıkan o ulvi sesler insanı kendi içinde muhakemeye çektirir.
devamını gör...
eurovizyon yarışmalarında doğulu motiflerin arzı endam etmesi noktasında bir hassasiyetimiz var. kıvrak bir oryantal figür, ezgiler şarkı ingilizce dahi olsa bir şekilde araya serpiştiriliyor...

araftayız her zaman ki gibi.

olmayacak bir düş benimkisi ama düş işte...

neşet usta, elinde üç telli bağlaması ile ökçeli sivri burun ayakkabısının topuğuna basa basa yürüse sahneye, gömleğinin üç düğmesini açıp şöyle bozkırın orta yerine çöreklenir gibi bağdaş kurup otursa, bağrını sökercesine vursa sazının tellerine, zahide gurbanım ne olacak halim deyip cevaben evvelim sen oldun ahirim sensini çığırsa...

sonra kalkıp gelse, daha da gitmesek oralara
devamını gör...
oldugu zaman *)sira sira methiyelerin duzulecegi,yasarken kiymeti bilinmeyen sazi dile getiren bozkirin tezenesi.ayrica babasi muammer ertas tir ki turkiye de bozlagi en iyi soyleyen insandi.
devamını gör...
kırşehirlilere kendisiyle ilgili şöyle bir fıkra atfedilir:

kırşehirliye istiklal marşını kimin bestelediğini sorarlar, biraz düşünür ve cevap verir:
_neşet deseeeem onun yaşı tutmaz da babası muharrem bestelemiştir kesin..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar