öğretmenlerle bir alıp veremediğim yoktur zira tanıdığım tüm öğretmenler yaptıkları mesleğin kutsal olduğunu, çünkü nesil yetiştirdiklerini iddia ederler ancak şu yeni neslin, gençliğin içler acısı haline bakıp "bu mu senin yetiştirdiğin nesil?" deyince suçu aileye, çevreye ve sisteme atarlar. madem bozuk nesil üzerinde bir payın, sorumluluğun yok o zaman nesil yetiştiriyoruz demeyeceksin. çünkü sen ya nesil yetiştirmiyorsun ya da yetiştiremiyorsun.
devamını gör...
görsel medya sektöründe iş güzel çıkarsa yonetmen kötü çıkarsa teknik ekip yapmıştır.
öğretmenlikte böyle iyi olursa övünür kötü olursa aile terbiyesi yok, salak denir.
size öğretmenler ve iç anadolululardan nefret ettiğimi söylemiş miydim.

bu 6kişi iç anadolulu mu yoksa öğretmen mi?
devamını gör...
bir öğretmen kısıtlı zaman ve mekan içerisinde bir öğrenciye çok şey katabilir.
çocuğu okulda hediye paketine çeviriyorsun ama evde ailesi tek saçma söz veya hareketle her şeyi sıfırlıyor.
çocuğa dürüst kalmanın önemini anlatıyorsun fakat özümseme aşamasına getirmiyorsun. neden? anne, babadan gizli iş yapıp çocuğa yalan söyletiyor. baba, telefonuna gelen yabancı kadın mesajlarını saklamanın yollarını çocuğa soruyor. abla veya ağabey, aile nasıl kandırılır dersi veriyor. sonra vay efendim öğretmen neden nesli düzgün yetiştirmiyor...

yahu ailece öpüşme sahneleri, çıplaklık, gayrimeşru her türlü ögeyi barındıran diziler izleniyor. adam utanıp kanal değiştirmiyor, binlerce öğrencisi olan öğretmen ise canla başla uğraşıyor.
ne kadar eğitirsen eğit, ailede pekişmediği sürece öğretmenler suçlanamaz.
devamını gör...
elinde sihirli değenek olmadıktan sonra bir kurum bir zümre tüm bir nesilden nasıl sorumlu oluyor anlayabilmek zor. eğitim ailede başlar toplumda şekillenir. hele ki biat ettikleri tanrı sosyal medya olan zamane gençleri öğretmenlerini ya da ailesini dinleyecek. uzak ihtimal.
doğru düzgün çocuk yetiştiremiyorlar ondan sonra yok öğretmeni öyle yok komşunun ebesi böyle. herkes çocuk sahibi olmayacak.
devamını gör...
neslin bozulmasında öğretmenlerin ne kadar rolü olmuştur bilemem ama onarmak için çoğunlukla yeterli motivasyona sahip olmadıklarını söyleyebilirim. ancak mevzu nesilse eğer onarım sırf öğretmenle olabilecek bir şey değil. sorumluluk hisseden her insan evladı örnek olmak yükünü sırtlamalı. mevzuyu öğretmene yıkmak , şikayet etmek yakamizi bırakmayan vicdana verdigimiz sus payıdır.
devamını gör...
aile, internet ve bilhassa sosyal medya tespitçileri belli yaştan sonra öğretmenden daha etkili bilgi kaynakları. ama aile ve ilk öğretmenler temeli sağlam attıysa yalpalasa da toparlar sanki. ha öğretmen de toplumun bir malı. ve evet, hep bir adım önden giden, her şeyiyle örnek, vizyoner vs ideal kıvamda değiller.

ve bir öğretmen; bunca şeye rağmen yetiştirdim diyerek övünebilir.

benim adım cemil, hepinizi severim.
devamını gör...
hakkıdır çünkü bu durum birazda öğretmenlerin etkinliğini ve otoritesini iğdiş etmiş günümüz eğitim sisteminin sonucudur. dayağı bırak en ufak bir azarda öğretmenler şikayet edilir, bir çocuğa düşük not vermek için ciğer yemiş olmak gerekir, sınıfta bırakmak yasak...vs. sorumluluk verilerek yetki ve gücü elinden alınmış bir meslek nasıl terbiye edecek bu nesli?
eskiden eğitim ve öğretim ifadesi tam anlamını karşılıyordu. biz adabı muaşereti de toplumsal kuralları da bilgiyi de okulda alırdık. ancak o zaman öğretmenin de adı vardı. çocuğu şekillendirmesi için emanet edilen öğretmene duyulan itimat, eti senin kemiği bizim inancı vardı.
günümüz öğretmenlerinin bu bozuk düzende yetiştiği için eski öğretmenlerin arifliğinden uzak olduğunu da düşünüyorum gerçi. ancak haklarını da yememek lazım, öğretmenlik mesleğini bu hale getirenler neslin geldiği noktanın ana sorumlusudur.
devamını gör...
öğretmenlik hayati bir meslektir zaman zaman kötü örneklerini görsek de aslında her mesleğin anasıdır. düşünsenize birilerinin hayatına dokunuyor ve değişmesi için ona fırsatlar sunuyorsunuz. bu gerçekten mükemmel bir his küçücük çocukların kalbine dokunmak eyvallah buna diyecek hiçbir sözümüz yok. ancak bugün her sınıfta en az 30 öğrenci var, 30 ayrı kişilik ve her biriyle öğretmenden ilgilenmesi bekleniyor. yani "30 ayrı parçaya bölün".pek çok anne daha bir çocuğunu evde güzelce eğitemiyor ve son çare öğretmenin başına sarıyor. sahi bu nasıl bir vicdan ki beceriksiz olan öğretmen? önce ebeveynler evlerinde çocuklarının temellerini güzelce atsa sonra okuldan ve öğretmenden bir beklenti içine girse daha tutarlı olmaz mı bu? hepimizin bildiği bir gerçek var ki tek başına hiçbir taş duvar olmaz. bir çocuğu yetiştirmek kolay değil ama onu kaybetmek o kadar kolay ki. şu hâlde sorumluluk hiçbir zaman bir kişinin omuzlarında olmamalı. aile ile öğretmen işbirliği yapmalı ve bunun için gerekirse bazı şeylerden ödün verebilmeliler.
ha bir de şu var evet, eskiden öğretmenlerin bir sözü çocuğun hayatında her şeyi değiştirmeye yetebilirdi. ama bugün bahsi geçen ne yazık ki itibarı zedelenmiş bir meslek. buna izin veren de yine toplumun kendisi oldu. o zaman şikayete hakkımız yok.
devamını gör...
69 aylıktan itibaren çocuğu uyanık olduğu zaman diliminde anası babasından çok öğretmeni gördüğü sistemin içerisine sokuyorsun ama öğretmenlerin öğrencinin geliştirdiği ahlaki tutumdan sorumlu olmadığı iddia ediliyor. işte bu devasa bir komedi. sorumlu olmadığını söyleyenler de zaten öğrencileri öğrenci olarak değil iş olarak gören öğretmenlik lisans bölümü mezunları. öğretmen olamamışlar. bu tipleri al banka veznesine koy müşteriye de öğrenciye yaptığı muamelenin aynısını yapar.
devamını gör...
sırf şu konuya direk bilgimi yazmak için onlayn oldum.

teknik öğretmenlik mezunu bir insan tiplemesi olduğumdan mütevellit, formasyon eğitimini aldık haliylen. işte o eğitim esnasında, aklımdan hiç çıkmayacak olan bilgiyi sizlerle paylaşacağım. ayrıca dersimize eğitim fakültesi dekanı profesör emmi giriyordu. sağlamdı yani kaynağımız. neydi o bilgi.

bir çocuk 7 yaşına gelene kadar, yani ilk okula başlayana kadar, tüm özelliklerinin yüzde yetmişini kazanır. yani mevzu öğretmenlere gelmeden bitiyor gibi azizim. aile önemli. bundan mütevellit, anneliğin kutsallığını kaybettiği gerçeği ve kreş vs huzurevleri gibi konu başlıklarını açmıştım zaten.

özetle, konunun öğretmenlerle çokta alakalı olduğunu sanmıyorum azizim. çünkü öğretmenlerin birçoğu bu bozuk (bu tabiri kullanmak istemiyorum ama başlıkta kullanıldığı için kullanıyorum. bozuk nesil felan yoktur, düşük kaliteli nesil vardır diyelim eskiye oranla. ki bazı konularda da üst düzey nesil vardır demeyi de ekleyeyim) nesil dediğimiz nesilden insanlar zaten.
devamını gör...
şimdi şurada kime sorsam “ siyaset çok bozuldu siyasiler çok bozuk insanlar “ der. ama bir siyasetçiye işi düştüğü zaman o siyasetçiyi iş bulma kurumu gibi görür ve “bana şu ihaleyi bağla , amcanın kızını işe sok” diye siyasetçileri iş bulma kurumu başkanı gibi kullanır. siyasetin bozulduğu falan yok onu da bozan biziz. sen ben o yani. toplum bozuk olduğu için siyaset de bozuk. siyaset sadece toplumun talebini yerine getiriyor. gerisi boş laf.

adamın biri yolda giderken bir sarhoş görmüş . adam içmekten bayılmış, öyle bir içmiş ki kafası ayakları her yeri uyuşmuş. onu gören bir zat sarhoşun haline acımış ve bir kufeye atıp sırtlamış ve yürümeye başlamış.

yolda başka bir sarhoşa rastlamışlar ve o sarhoş da içmiş içmiş sapıtmış bir sarhoşmuş. yoldan gelen geçene sataşıyormuş.

fakat bu sarhoş o kufede bayılan sarhoşu görünce:

“a evi yıkılasıca adam benim gibi az içeydin de evine yürüyerek gideydin olmaz mıydı” demiş.

hiç birimizin hali de bu bundan gram ileri değil. eğitimde bir ayıp varsa emin olun ilk ayıp bizdedir. ama biz başkasındaki ayıbı görmeye alışmışız. kendimiz sütten çıkmış ak kaşık gibi tertemiziz çünkü. liyakat ,ayıpları görmeyi hüner olarak bilmek değil kendimizi sorgulamak.
devamını gör...
bu mesleğe yeni girmiş biri olarak bu kadar net bir tarafı suçlayamayız. çünkü yukarıdaki tanımlar da geçtiği gibi çocuklar eğitimini evde ailelerinde alır ilk okula başlayıncaya kadar daha sonra evet vakitlerinin çoğunu çocuk okulda geçirir ama fiziki olarak oradadır ruhen yoktur. neden mi çünkü çocuklar sabaha kadar telefon pc oyun derken sabahlar ve derste uyur.bunu engelleseniz bile uykuyu dağıtmak için konuşur bunlar sorun değil bir türlü derse adapte ediyorsun.(burada kastım azarlamak kızmak değil gerçek anlamda gönlünü yapmak)
ben şahsen din kültürü öğretmeniyim dersleri yetiştirme kaygım yoktur bunaltmadan eğlenerek ders işlerim sohbet muhabbet ederim. çocuklar çok eğleniyor ama anlattığım dersin ailelerinde toplumda karşılığı yok. malesef anlattığımız şeyler sadece 40 dakika etkili.
hep söylüyorum söylemeyede devam edeceğim o yaşlılar yada diğerleri ahlaksız nesil geliyor şöyle böyle demesin bizim annelerimiz babalarımız dedelerimiz ahlaksızlaştı ki bu çocuklar da gördüklerini yapıyor.
örnek vereyim ben tırnaklarıma oje sürüp dedeme göstermeyi bırak sürdüğümüzde dedemize gidemezdik korkudan fakat bizden sonraki kuzenlerimiz bak dede ojemiz nasılll diyerek gelirdi ve dedem beğenirdi demekki toplumca rahatlıyoruz. (mevzu oje değil onu belirtmek isterim).
devamını gör...
tek bir tarafa yüklenmemek gerekir.. eğitimde aile-okul iş birliği çok önemli..
anne ve baba evde çocuğuna belli birtakım şeyleri öğretmeli ardından öğretmen bu öğrendiklerini pekiştirip hayata sunmasına yardımcı olmalı..
bu düzende ne aile tek başına yeterli olabilir ne de öğretmen..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar