no habra nadie en el mundo

birinin hayatının fon müziği idi. yani hikayesi olan şarkılardan. bazı şarkıların da hikayesi yoktur. çok sevdik diye ona göre bir hikaye buluruz. sonra gün gelir o hikayeyi de yaşarız.

bir ilkbahardı yüreğine doğan
her şeyiyle cıvıltılı
açık pembe
leylak sarı
beyaz
açık mavi gökyüzü

yüreğinde mavi, sözlerinde mavi
tutturdu bir tükü
her şey yalan olmalı, geride kalmalıydı
ilkbahardan önceki kara kışta.
artık üşümemeliydi öylesine
çıplakken ya da giyinik

bir şekilde üşüyor
bir şekilde acıyordu yüreği
olsaydı elinde kazma küreği
kocaman bir çukur açabilseydi
yüreği gibi
doldurabilseydi içindeki kışı
unutur uydu ebediyen? bilmiyordu

yoksa yüreğinde bir tahta kurdu
ara ara - bazen sıkça-
kıpırdanıp hatırlatır mıydı?

baharda kışın sancıları
kışın bahara özlem
bir salıncak misali
bir ileri bir geri
konuk olduğu yaşam
konuk olduğu evler gibiydi
önceleri ilkbahar
sonraları kış

evsiz,ocaksız,yurtsuz
bir başına, bir kız!

*


devamını gör...
müziğin evrensel dili işte. sözleri bilmeden vuruluyorsun şarkıya. buika söylüyor ben söylüyorum. kah kavga ediyorum sözlerle kah resti çekip gidiyorum. sonunda da bir dinginlik çöküyor üzerime duruluyorum.
devamını gör...
güzeller güzeli naif bir buika eseri. müzikle yorum dans ediyor adeta.

" güzel bir öğleden sonra,
zeytin ağaçlarının altındayken,
hiç kimse seni nasıl sevdiğimi görmedi.
ve şimdi zeytin ağaçları uyuyor,
ama ben uyuyamıyorum..."


devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar