nuri bilge ceylan

reha erdem'le mukayese edildiğinde hala fotoğrafçılığından kalan mirasla ayakta durmaya çalışan yönetmendir kendisi. kasaba'dan bu yana epey bir gelişme kaydetmiştir. lakin hala kurgu ve senaryo yanı zayıftır abinin. sinemanın yalnızca görsellik ya da metin ya da müzik olmadığını bilakis bütün bunların harcıyla karılmış bir büyü olduğunu henüz idrak edememiş gibidir.

tarkovski'ye özenmektedir evet. takdir de edilebilir bu ilgisinden dolayı. lakin bu özenti onun yalnızca biyografisinde işe yarar, filmlerinde değil.
devamını gör...
yeni bir tarz yeni bir soluk nbc. filimlerinde gerçek üstü karekterler yoktur. bildiğin halktan insanlar. konuşmalar edebi bir dil içermemekle bildiğin sokak konuşması çoğunlukla. bu kadar ilgiyi hakediyormu diye kendime sorduğumda son zamanlarda çıkan abidik gubidik türk filimlerine açık ara fark attığını görüyorum.
devamını gör...
iklimler filminde geçen basit bir fotoğrafı, tüm türk sinemacıları birleşip çekmeye kalkışsalar ancak çeker.
ama;
sinema da salt görüntüden ibaret değildir. üç maymun, senaryo bakımından zayıflığın zirvesidir.
doğal replik barındırma adına tembellik yapmaktadır bilge ceylan.
müzik kullanımı konusunda da yeteneksizdir.
işte bu yüzdendir ki, fransız sinemacılar tarafından pek sevilir.

"benim yalnız ve güzel ülkeme" diyerek sean penn'in hayretler ifade eden bakışları arasında 'ne olursa olsun, helal olsun adama' dedirtmiştir bizlere...

'iklimler', imgesel anlatımda kendini aştığı filmidir.
devamını gör...
taksimde karşılaştığım şimarmasın diye selam vermeyip yüzümü çevirdiğim sonradan bu yaptığıma hiç anlam veremediğim aslında filmlerini çok beğenerek izlediğim cannes da bu kadar ödül almasının tek sebebinin fransız sineması tarzında film yapmasından kaynaklı olduğunu düşündüğüm filmlerinde genelde aile bireylerinden birini ya da bir kaçını mutlaka oynatan türk sinemasının duayenlerinden biridir. bir filme rastladığınızda nuri bilge 'nin oldugu ilk 5 dakikada anlasılır çok kolaydır bu eğer uzaklardan yürüyen bir adam varsa ve o yürüyüş hiç bitmeyecek gibi geliosa mesela film büyük ihtimalle nuri bilge'nindir.
devamını gör...
iklim'leri izlediğimde tam anlamıyla beni hayal kırıklığına uğratan yönetmen. gerçek kesit bozması oyunculuğuyla, bozuk konuşmasıyla beni adeta bunalıma sokmuştur. tamam filmleri resim karesi gibi hatta klişeleyelim kartpostal gibi. manzaraya bakarak oyuncunun ruh halini, düşüncelerini çok güzel anlayabiliyorsunuz fakat filmdeki oyunculuk gibi küçük bir ayrıntıyı (!) atlıyor ne yazık ki yönetmen.
ayrıca filmlerinde cinsellik sahneleri çok rahatsız eder. bazen kaç dakika sürdüğü belli olmaz ve midenize kıramplar girer eğer arkadaş ortamıyla izliyorsanız.
devamını gör...
nuri bilge ceylan özellikle rus yönetmen tarkovski'den derin etkilenmiştir.kamera açıları her zaman durağandır.sanki resimleri slayt halinde izliyor havası verdirir.bir sahneyi uzun tutar,oyuncuya yüklenir,oyuncu diyalogları her zaman doğaldır bunu hissedersiniz.

(bkz: üç maymun,) (bkz: iklimler), (bkz: uzak), (bkz: kasaba), (bkz: mayıs sıkıntısı)uzun metrajlı filmleridir. hepsini izleyerekten söyleyebilirim ki ülkemizin tartışmasız en iyi yönetmenidir. filmlerinde çoğu şeyi kendi yapar,kamerayı kendi kullanır,senaryoyu kendisi yazar,yönetmen kendisidir,yapımcı kendisidir,kurgucu kendisidir. insanın hayatında yaşayabileceği basit şeyleri gerçekten çok doğal yollarla anlatır

izlenilmeli,izletilmelidir
devamını gör...
senaryolarımı alıp cihangirdeki evine gittim..beni kapıda görüp kim olduğumu bilmediği halde içeriye buyur etti..konuştuk..ikimizinde mühendis oluşu muhabbeti daha da uzattı..beni bu işler için teşvik eden konuşmalar yaptı..daha sonra ben iznini istedim..ve evinden ayrıldım..

cihangirden taksime yürürken hep şunu düşündüm..

"daha bir ay önce cannes'da ödül alan bu adam ne kadarda mütevaziydi"
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar