öğretmen adayları başka işe yönelsin

gerçeği hiç eğip bükmeden söylemiş olan meb müdürüne ait beyan. 92 adet eğitim fakültesi nedir Allah aşkına! devlet öğretmenlik olayına tedbir almak yerine daha çok üniversite açarak bugün yaşanan sıkıntıya adeta çanak tuttu. özel sektörde ise işverenler, "eğitim fakültesi" mezunu insanlara vasıfsız eleman gözü ile bakıyor ve asgari ücretle çalıştırıyor.


öğretmen yetiştirme ve geliştirme genel müdürü semih aktekin, öğretmen adaylarına gelecekte iş bulma sıkıntısı çekecekleri uyarısında bulundu. çeşitli alanlarda lisans öğrencileri ve eski mezunlarla birlikte 1 milyon öğretmen adayının atama için beklediğini, ihtiyacın ise 100 bin civarında olduğunu söyleyen aktekin, bu adayların başka iş alanlarına yönelmesi gerektiğini belirtti.

http://www.memurlar.net/hab...
devamını gör...
muazzam ironi..
kadrolu olmaya ramak kalanları da yeni yeni sınavlarla mülakatlarla elemeye çalışmaya ne demelii.

matematik öğretmenliği mezunu bir arkadaş atanamayınca emlakçı oldu. 2+1 ne kadar diye sorsan 3 der garibim.. öyle bi içinde kalmış meslek.
devamını gör...
tabi ki muhalefetin tek suçlusu olduğu doğru söz.

hepsi kılıçdar yüzünden lan, hep o açtı o kadar eğitim fakültesini.... lanet olasıca chp zihniyeti...
devamını gör...
nereye yöneleceklermiş?

ciddi mantık hatası olan söylem. eğitim fakültelerinin kontenjanlarını düşüreceksin ve bu şekilde sayıyı azaltacaksın. otomatikman yükselen puanlar daha başarılı kişilerin bu mesleğe yönelmesine olanak sağlayacak. tabiki eğitim kalitesi de yükselmiş olacak. bak 1 taşla 3 kuş... ama sen buna rağmen gidip de açıkta kalanları yönlendirmeye çalışıyorsan bu senin sorunun müdür bey.
devamını gör...
madem ögretmen adaylari baska bir işe yönelmeli ee fen edebiyat fakulterinini öğretmenliğe yönlendirilmesinin amacı nedir?

kimse kendi bölümünde iş bulamıyor herkes başkasının iş alanına yöneliyor.
devamını gör...
memleketin kanayan yaralarından bir diğer atanamayan öğretmenler, bir kısmı ücretli öğretmenlik yapıyor ki memleketin en rezil sistemi. taşeron işçi olarak çalışanlar bunların yanında kral. kadrolu öğretmen gibi çalışıp, nöbet falan hepsini yapmasına rağmen 1 asgari ücret alamıyor yine. ve ayda da en fazla 15 gün sgk primi tahakkuk ediyor. böyle bir sürü öğretmen var.

ben bunun bu şekilde olduğunu bilmiyordum, bu ne mevzuatta var ne de vicdanda. bu kadar rezillik başka yerde var mı bilmiyorum. evlet suç işliyor "devlet" hem de yıllardır. özel sektörde 3 gün eksik gösterildiğinde hemen yazı gönderiyorlar hayırdır peş peşe niye eksik günler ama ücretli öğretmenler için en fazla 15 gün. neymiş saat esasıymış da bilmem ne. yahu kadrolu ile birebir aynı çalışıyor onlar ne yapıyorsa bu da aynısı kadar çalışıyor ama aradaki fark muazzam.

bence öğretmenlik mesleği kaldırılsın, okuma yazması olan herkes memlekette bu mesleği yapar emin olun! sonuç da ortada işte, kimse memnun değil.
devamını gör...
1 milyon öğretmen adayı tepkisini referandumda çeksin de nasıl tutuşurlar. daha bu öğretmen adaylarının yakınları da var.

"ücretli kölelik"leri kaldır abartılı milletvekili, bakan harcamalarını ve maaşlarını düzenle o adayların yarısından fazlası karşılanır.
devamını gör...
doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar atasözünü benimsememiş meb müdür söylemi.

öncelikle kendisini tebrik ediyorum bu delikanlı söyleminden dolayı.

sonrasında bu söylem ile ilgilenmesi gereken makam ve mevkidekileri en canı gönülden küfürlerimle anıyorum.

yine gerçek hayattan bir anımı anlatarak olayı daha kanıksayıcı bir hale getirmek istiyorum.

teknik öğretmenlik mezunu bir insanım bende ve atanamadım evet. tabi atanamadım diyerek öyle salya sümük ağlamadım çünkü bizim bölümün piyasada iş alanı oldukça geniş. yeterki çalışmaya gönüllü ol sen. ayrıca mezun arkadaşlarımının çoğu 3000 ve üzeri maaşlar alıyorlar çalıştıkları yerlerde ve yönetici kademesindeler.

neyse benim mevzum üniversite de okuduğumuz yıllarda yaptığımız isyan bayrağı ile alakalı. 2001 girişliyim ünivetsiteye. 28 şubat dolayısıyla 4-5 yıl geç girdik bu arada. bizim bölümün ataması 0 (yazıyla sıfır) idi. bizim girdiğimiz senenin 2. yılı bizim bölümün 2. öğretimi de açıldı. doğal olarak dayandık dekanın kapısına ve bu karar ile paradan başka bir nane düşünmeyen soytarılardan başka birşey değilsiniz la siz dedik hep bir ağızdan. savunmalarımız felan alındı ama işleme konamadı tabi. keşke konsaydı da ülke çapında gündem olsaydı. tabi bir naneye yaramadı o isyan ateşi. 2. öğretim açıldı.
tabi bizimkilerin mantıklı cevapları vardı bize verebilecekleri. öğretmen olarak atanma odaklı düşünmeyin, sizin bu bölüm inşaat sektörü olarak binlerce iş alanına hakim bir bölümdür dedi doğru olarak. hocamızın dediği gibi içimizde bir tane atanan öğretmen arkadaşımız oldu oda 10 yıl sonra 2015 yılında. diğer arkadaşların hemen hemen hepsi bir işte çalışıyorlar. tabi ülkenin lokomotif sektörü inşaat olduğu için güzel işler bulduk tüm mezunlar olarak.

yani atanamayan öğretmenler durumu devletin sırtında bir kambur. atanamayan bu kadar öğretmen varken neden hala eğitim fakülteleri açılıyor ve formasyon ile öğrencilerin paraları cukkalanıyor. tabi sadece devletimiz değil, öğrencilerimizde kabahatli bu durumda. üniversite bitiren herkesin devlet dairesine atanması gibi bir durum söz konusu değil ve milli eğitim bakanlığı en iyi öğretmeni atamak için belli bir kıstaslar ile eleminasyon yapmak için normalden fazla bir sayı alabilmelidir. yani milli eğitim bakanlığı o öğretmenlik bölümlerini zorla tercih ettirmiyor kimseye. bu bilinçle tercih yapmalı öğrenciler.

tabi devletin kabahatleri ise şöyle. tabi bu sadece akp hükümetleri ile alakalı bir durum değil, eskiden beridir gelen bir eksiklik öğretmen açığı. benim lisede tarih hocam ziraat mühendisiydi. o zaman ki ecevit hükümeti çğretmen açığını bu şekilde kapatmak istedi. şimdiki akp hükümetleri ise vekil öğretmenlik, ücretli öğretmenlik yöntemleriyle bu açığı kapatmak istiyor. demek ki devletin böyle geçici uygulamalara bir mecburiyeti var.

tabi hep sorunlardan bahsetmeyi sevmem ve kendimce çözüm önerilerim de olur her zaman.

1- devletin öğretmen açığı tespit edilecek. edilmiştir tabi bu.

2- milli eğitim bakanlığı her sene alacağı öğretmen sayısını net olarak açıklayacak ve öğretmenlik bölümünü tercih eden öğrencilere gelecekleri ile alakalı konferanslar ile bilgiler verecek. yani öğrenciler tercih ederlerken atanamama gibi bir durumlarının olduğunu bilecek. yani mühendisler nasıl atanmak için devleti zorlamıyorsa öğretmenlerde zorlamayacaklar ve en iyi puanları alanlar atanacaklar bilincinde olacak öğrenciler.

3- yök ile milli eğitim bakanlığı 5-10 yıllık bir plan yapacak ve bu plan çerçevesinde üniversitelerdeki eğitim fakültelerini ihtiyaca göre kontenjanlandıracak. 100 kişi ile değilde 30 kişi ile eğitim görecek öğretmenlik adayları ve en yüksek puanları alanlardan kontenjanlara yerleştirme yapılacak. ve kazanamayanlar daha en başta kendilerine başka yol çizecek.

4- milli eğitim bakanlığı vekil öğretmenlik ve ücretlik öğretmenlik işinden vazgeçecek zamanla. öğretmen açığı var ama öğretmen atamıyorsun saçmalığı olmayacak.

vesselam.
devamını gör...
(bkz: merdi kıptı şecaat arz ederken sirkatini söylermiş)

yalnız mesele bu değil, ben " bu öğretmenlerle ancak bu kadar," lafına takıldım. sevgili dostlar bakın; ben 2006 yılında istanbul, izmir, ankara dışındaki bütün hukuk fakültelerine girebileceğim bir puanla dokuz eylül üniversitesi eğitim fakültesine yerleştim. türkiye'de eğitim bilimleri alanında duayen olan hocalardan 4 yıl eğitim aldım. yapılandırmacı eğitim anlayışıyla yetiştirildik. abartmıyorum, ben de arkadaşlarım da herhangi bir avrupa ülkesinde rahatlıkla öğretmenlik yapabilecek bir seviyede mezun olduk. gel gör ki, atamamız yapıldığında önümüze koydular kara tahtayı, elimize verdiler beyaz tebeşiri, 35 kişilik sınıflara tıkıp," haydi bakalım kolay gelsin," dediler. veli Allahlık, idareciler Allahlık, milli eğitim müdürü şube müdürleri Allahlık...şimdi gel de maksimum 12 kişilik sınıflarda uygalanabilecek etkinlikleri, yöntem ve teknikleri uygula uygulayabilirsen! biz öğrendimiz herşeyi bir kenara bırakıp, öğretmenliği bir daha öğrenmek zorunda kaldık. çünkü öğrendiklerimizin çoğu hiçbir şeye yaramıyordu. eğitimin üç sac ayağı vardır: okul, çevre ve aile.

bizim elimizde ne var? sadece okul! ailelerin ve çevrenin bırakın eğitime bir faydasının olmasını bilakis zararları var. sonra öğretmenler çok lolo.. öğretmenlerin içinde de kansızlar mutlaka vardır..lakin ekseriyeti gayretli ve elinden geleni ardına koymayan fedakar insanlardır. ben buna şahidim. Allah da şahittir.

eğitim sisteminin ırzına geçen milli eğitim bakanlığına ve hükümete tek laf etmeyip tüm suçu eğitimcilere kitlemek ise tek kelimeyle ahlaksızlıktır. mantar gibi her yere eğitim fakültesi açıp; eğitim fakültelerine giriş puanlarını magmaya kadar indirirsem eğitim kalitesiz diye bıdı bıdı etmeyeceksin. önce bunu yapanlara ses çıkaracaksın sonra devlet memuru olan yani emredileni yapan öğretmenlere çamur atacaksın vesselam.
devamını gör...
herşeyin doğru olduğu bir ülkede doğru olan tavsiye.

devletin işveren olmasına karşı biri olarak bana makul geliyor. bu ülkeyi geleceğe taşıyacak eğitimli gençlerin çoğu devlet memurluğuna yöneliyor, ülkenin müteşebbis potansiyelini yok eden en önemli neden bence memurluk, bu açıdan bir kalkınma planı içinde de uzun vadede yer alması gereken bir hedef bu.

ama, ama, ama... bu eğitim fakültelerinin öyle bir diploması var ki kardeşim, bu diplomayla özel sektörde ancak çaycı olursun. sorun eğitim fakültelerinin daha niteliksiz olması değil (bütün fakültelerin durumu ortada), sorun özel sektörün algısı. bu algıyı kim oluşturmuş, nasıl bu kadar büyümüş bilmiyorum ama özel sektörde eğitim fakültesi mezununa bakış "vasıfsız eleman". adam call center'a eleman arıyor, hemen yapıştırmış; "tercihen iktisat-işletme fakültesi mezunu". onca psikoloji, sosyoloji dersi gördükten sonra "iletişim, pazarlama, satış" gibi konularda bile vasıfsız bir eleman olarak görülmek çok acı hakikaten. üniversiteden mezun olduğumuz zamanlarda atanamamış öğretmen arkadaşlarımdan biri bir sigortacının yanında asgari ücret+prim usulüyle anlaştı. çalışmaya başlamadan bir gün önce adam bunu arayıp yerine başkasını aldığını söyledi, yerine alınan kişi de iki yıllık iktisat, işletme, maliye ... gibi bölümlerin birinden mezundu. böyle bir sürü hikaye var.

bir sürü eğitim fakültesi mezunu arkadaşımın iş arama sürecinde diğerleri bir sürünürken beş süründüğünü gözlerimle gördüğümden vicdanım evet diyemiyor bu tavsiyeye. bu arkadaşlara tek bir çözüm yolu kalıyor; kendi işlerini kurmak (onu da demesi kolay). başka bir denklik mi verilir, yeni programlar mı açılır bilemiyorum, ama mevcut durumda, birkaç sene içinde çok ciddi bir mağdur ordusu bizleri bekliyor.
devamını gör...
sanki eğitim fakültesine girerken atanamayacaklarını bilmiyorlardı. boş yapmayın ya. ben burada kimseyi savunmuyorum. kontenjan artırımına kendi bölümüm için de karşıyım ama size öğretmenlik okurken kimse atanma vaadetmedi. ben bildim bileli atanamıyor bu öğretmenler.
devamını gör...
madem paylaşmayı seven bir milletiz şöyle yapalım. şu an tam zamanlı çalışan öğretmenler yarı zamanlı olsun. kalan boşluk zamana atanamayanlar arasından atama yapalım. maaşları yarıya çeksek de asgari ücretin altına düşmeyeceğinden en azından işsiz sayısı azalır.
devamını gör...
eğitim sistemi nin tutulur hiçbir yanı kalmadığı yetmez gibi saçma sapan açıklamalar. yetkililer orda niye var ? siyasiler ? mustesarlar ? surekli degisen egitim bakanlari ? devletten bir seyler bekliyor halk. devlet de kendisine fikir sorulunca konusan rehber ogretmen gibi egitim fakultesi bitirirsen acikta kalabilirsin dolayısıyla baska alanlara yönelmek bik bik bik... bunu zaten herkes söylüyor. ınsanlar buna ragmen neden egitim fakultesine gidiyor ben anlamakta gucluk cekiyorum. ote yandan senin bitirmis olanlara var mi bi cevabın çözümün ? sen kendi payina ne yaptin ? ha merak edilmesin atanamayan öğretmenler zaten baska alanlara yöneliyor.. ama sen ve senin gibiler yani yetkili gorunumlu etkisizler bu kafayla giderseniz baska alanlara yonelsin cinim dediginiz yuzlerce kisi olacak..
devamını gör...
arkadaş 300 000 kapıda atama bekleyen öğretmen var. öğretmen açığı desen 150 000i geçmez. ee ne olacak fazladan 150 bin öğretmen mi alacak meb? rızıklarını başka sahalarda aramaya başlamaları en doğrusu.
devamını gör...
meb'in özel okullara bir standart getirmeyerek yıllardır desteklediği olay. bilmiyorum dünya ülkelerinde durum ne ancak öğretmenler haftada 50 saat temel lisede çalışmak yerine migros'u falan tercih ediyor. bakın bu çok acı.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar