öğretmenlere ıq testi yapılması gerekliliği

tamam ders çalışmış kpss kazanmış falan da mesele bu mu? ekseriyetiyle oturup iki kelam edemezsin. çoğunun algısı kapalı, dünya görüşü dar, ideal desen hak getire. öğretmenler odasında ek derslerden daha fazla konuşulan konu var mı Allah aşkına sorun tanıdıklarınıza. tek dertleri ay sonu hesaba yatacak para. sırtlarını vermişler 657'ye. oh yavrum ya devlet malı deniz yemeyen keriz.

sözün özü; milletin çocukları her Allah'ın günü 6 ile 10 saat arasında bunlara maruz kalıyor. sonra toplum neden ilerleyemiyor. çok düşünmeyin abi. sebebi belli.
devamını gör...
yılın yarısında tatil yapan, geri kalan yarısında da yarım gün çalışıp halen daha iki haftalık seminerleri çok gören öğretmenlerimiz var. aldıkları paranın hakkını verseler gam yemem de yaptıkları tek şey ders anlatıp gitmek. onu bile beceremiyorlar. ülke türkçe konuşmayı bilmiyor, iki ile ikiyi toplayamıyor, iki kelime ingilizce öğrenemiyor, ertuğrul gazi'yi osmanlı'nın kurucusu zannediyor ama tek sorumlu sistem ve aileler. oldu paşam.

daha geçen bir yarışma programında türkçe öğretmenine noktalama işaretleriyle ilgili bir soru geldi ve kadın bilemedi. "ilk defa duydum, çok utanıyorum şu an" deyip güldü bir de.

kesinlikle ve kesinlikle ekstra kriterler konulmalı ve geleceğimiz olan çocuklarımız "ben anlatır anlatır giderim, para mı da alırım" kafalarına emanet edilmemelidir.

(bkz: nesil yetiştirdiklerini iddia eden öğretmenlerin bozuk neslin sorumluluğunu üstlenmemesi)
devamını gör...
katılmadığım önermedir. çünkü birçoğu ıq testini geçebilecek zeka seviyesinde olmasına rağmen, aldığı sorumluluğu yerine getirip getirmeyeceğinden emin olamayacağımız için yeterli olmayacaktır.. zaten test yöntemi ile peynir gemisi yürüseydi biz bu konuyu konuşuyor olmazdık. bize eğitim sahası üzerinde yeni bir şey lazım. hareketle çözülecek işler bunlar.
devamını gör...
olm hangi yüzyılda yaşıyorsunuz la? iq dediğin şeyin o kadar da önemli olmadığı, tek başına pek de bir anlam ifade etmediği kabul edileli çok oldu.

ülkenin ve insanların hali öğretmenlerin suçu değil. daha doğrusu sadece öğretmenlere yüklenemez bu mevzu. öğretmenler de herkes ne kadar sorumluluk sahibi ise o kadar sorumluluk sahibi, herkes kadar dürüst, herkes kadar işini ciddiye alıyor.

ülkenin toptan sorunu var insan kalitesi noktasında. ve mevzunun kesinlikle iq ile alakası yok.
devamını gör...
sayın bay&bayan her ne kimseniz. arada gelip öğretmenler ile ilgili atıp tutunca, aradığınız günah keçisini bulabiliyor musun. ekonominiz düzeliyor mu, daha mutlu oluyor musunuz, hepsini işten çıkarsalar, tatilleri ellerinden alınsa, maaşları yarıya insin, ülke uçup gidecek mi. sen oturduğun yerden kendi sorumluluğunu başkasına atınca, yetiştiremediğin önüne vizyon diye televizyon tablet sunduğun çocuğun daha mı akıllı olacak. zaten bir çocuk altı yaşına kadar şekilleniyor. bitmedi bu saçma muhabbetler. elini taşın altına koyma en kolay saldırabildiğinin üstünden yürü.

aslında sözün özü malum (bkz: dinime dahleden bari muselman olsa)

dip not: dünya sözlüğün girişine de bir test yaptıralım.
devamını gör...
hayır ben bu kadar basit ve dar düşünen biri olmadığimdan, mesleğini iyi yapmayanlar üzerinden kurumları, kişileri genelleyerek konuşanların "ıq"testi yapması gerektiğini söylemeyeceğim.
devamını gör...
eğitim fakültelerinin puanları yerlerde, özellikle son 10 yıldaki girdiler berbat ama iq testi gerekiyor, %99`u iq testini geçemez yani öğretmenlerin %99'u geri zekalı falan bunlar haddi aşan, terbiyesizce ifadeler! bir şeyleri yazarken birazcık o yüksek iq'nuzu kullanın. yarın çoluğunuz çocuğunuz olursa tüm gün haksız yere hakaret ettiğiniz, günah keçisi ilan ettiğiniz öğretmenlerin ellerine bakacaksınız. yüzünüz olur biraz. hiçbir öğretmen geri zekalı değil o ayrı mesele de dua edin vicdanlı birine denk gelesiniz.
devamını gör...
psikolojik danışmanım, ilk ve ortaokulda rehber öğretmen olarak çalıştım. idealist algıladığım ortayaş ve üstü öğretmen onda bir kadar bile yoktu. geri kalan onda dokuzu okulda yaptığım bütün çalışmalardan evrak işi çıktığı gerekçesiyle nefret edip sürekli pürüz çıkarırken kendilerinden ders almam konusunda sürekli bir rica halinde idiler. kaynaştırma öğrencilerini bir kenara iter, eğitimhaneden indirdikleri 20 yıllık dokümanları evrak diye bana teslim ederken hiç utanmazlardı. öğretmenler ne dediğimi anlayacaktır, bu öğretmenler kazanım dahi yazamazdı. hatta bir tane hanım abla istediğim şeylerin çok zor olduğunu, aklına bir şey gelmediğini söyleyerek kağıda benim bastırmadan yazmamı salık verdi. kendisi üzerinden tükenmezle geçip bana yeniden teslim etmek üzere... idealist olanlar da dahil ortayaş ve üstü öğretmenlerin hemen hepsi sabit fikirli, kendi yöntemleri dışında herhangi bir öneri kabul etmeyen, yeniliğe tamamen kapalı insanlardı. bunlardan bir kısmı fazla umursamaz, sınıf yönetiminden bihaberken, bir kısmı dersi anlatır sınıf düzenini sağlarım işime bakarım kafasında en azından anlattığı dersi önemseyen insanlardı. öğretmenler odasında idealist olanlar kendi aralarında hayat pahalılığı, eğitim sistemi, öğretmen hakları, sendika gibi konular konuşurken büyük çoğunluk olan diğerleri tatil planı, yazlık, kiradaki evleri, çocuklarının okulu, yeni avon kataloğu, öğretmenler günü gibi özel günler için eğlence tertip etme, bittabi ek ders konularını konuşurlardı.

genç öğretmenler arasında idealistlerin oranı nispeten fazlaydı doğal olarak. bunlar ceplerinden harcama yapmaya varana kadar her türlü imkanı seferber ederdi derste daha verimli olabilmek için. o kadar emek karşılığında ne öğrenci ne veli bekledikleri çalışmayı göstermeyince büyük hayal kırıklığı yaşarlar, öğretmenler odasında daima yeni proje, öğrenci, veli ve hayal kırıklığı konularını konuşurlardı. idealis olmayan bir kısım öğretmen öneriye açık olmasa da öğrenci ve veliyi dersi dışında umursamasa da dersini önemser, dersle ilgili materyal araştırır, üretir, dersini anlatır, çıkar, teneffüste gelen öğrencileri geri çevirmezlerdi. öğretmenler odasında ek ders, hayat pahalılığı, ev işi, yüzeysel ailevi sorunlar, avon kataloğu, bim-şok-a101e gelen aktüel ürünler, zaman zaman eğitim sistemi konuşurlardı. geri kalan öğretmenler işini çok iyi yaptığına inanırdı fakat tüm okul öğretme konusunda yetersiz olduklarını bilirdi. öğrenciyle mesafeyi ayarlayamadıgı için sınıf yönetiminde de başarısız olan bu öğretmenler her ders ya idareye ya rehberlik servisine haddi bildirilmek üzere öğrenci gönderirdi. fakat işini ciddiye almayan, bilinçli olarak savsaklayan çok az genç öğretmen gördüm.

bir bu kadar daha yazmamak için ayrıntılı veli profili değerlendirmesi yapmıyorum ama velilerin üçte biri iki yüzlü. öğretmenlerin arkasından atıp tutup yüzüne yıkama yağlama yaparlardı, doğumgünü tertip eder, diğer velilerden baskıyla para alıp hediye alırlar ve öğretmenle yakınlık kurup diğer velileri kontrol etmeye çalışırlar, vatsap grubunda harp çıkarırlardı. öğretmenler sürekli yeni bir dedikoduyla sarsılırlardı ahahah. bir kısım veli okula bile uğramazken bir kısım veli çocuğuna tapar öğretmenin açığını kollar, ilk fırsatta resmi yollardan şikayette bulunurdu. çocuğuna evde gerekli aile eğitimini verip okula yollayan ve niyeti bağcı dövmek değil üzüm yemek olan veli en iyi ihtimalle dörtte birdir. hal böyle olunca bu veli profiliyle de yetiştirdiği çocukla da baş etmek kolay değil gerçekten. yeni bir video çıktı gören olmuştur, orman müdürlüğü çalışanı yangını kontrol altına almak için karşı yangın tekniği ile yangın çıkarmaya çalışıyor. bir iki aklıevvel çıkıp adama mani oluyor ve adam ne dese anlatamıyor bu yangını çıkarmak zorunda olduğunu. sonra pes ediyor, ne haliniz varsa görün diyor.

hülasa yukarıda bir tanımda bahsedildiği gibi sorun ne tek başına öğretmenler ne tek başına veli ne de onların yetiştiremediği öğrenci. sorun toplumun kendisi, sen, ben, o. bir çözüm varsa o topyekun toplumu hedef alan bir çözüm olabilir ancak.
devamını gör...
lüzumsuzdur.

ha ille de kurulacaksa böyle bir sistem ve uygulamaya dökülecekse, öğretmenden önce, anne ve baba adaylarına da iq ya da benzeri testler yapılması gerektiği kanaatindeyim.

ki soksunlar hepimizi sıraya, gereken test neyse yapıldıktan sonra da,
"senin yetiştereceğin çocuktan bir bok olmaz, hele öğrenci hiç olmaz" hesabı bir sonuç çıktığı takdirde, kısırlaştırsanlar hepimizi bitsin gitsin.

kafamız rahatlar.

teşekkürler.
devamını gör...
(bkz: daniel goleman)

(bkz: duygusal zeka)

şimdi efendim ıq dediğimiz olay bireyin öğrenmesinden, öğrenme zekasından geçiyor. yani kişiye 2+2 nin sonucunun öğretilmesidir. çok güdük bir anlatım olsa bile * konunun özeti budur. evet bu bilgi 1970 lerde gerçekten önemliydi. gelişme azdı ve bilim kısır bir organizasyonda ilerliyordu felan filan.

ancak dünya değişti ve eq değilen duygusal zeka kavramı ortaya çıktı. bu zeka grubu; duygusal farkındalık düzeyimiz ve duygularla başa çıkabilme becerimizi oluşturduğu gibi doğru karar verebilme ve yeteneklerimizi doğru kullanma hikayemizi de oluşturur.

yani diyeceğim o ki; sadece öğretmenlere değil, yönetsel mekanizmada olan her bireye, hatta evliliklerden önce potansiyel anne ve baba adaylarının hepsine duygusal zeka testi uygulanmalı. kişi 2+2 yi bilmeyebilir. ancak nasıl öğreneceğine, öğrenme gereksinimine ve kendine katacağı değerin ne olduğunu kavrayabilirse, gelecek nesillere daha sağlıklı aktarım yapmış olur.

şu an türkiye de bu test uygulansa, öğretmenlerin %75 i işsiz kalırken, çocukların da %70 i devlet korumasına alınacaktır.
devamını gör...
polis olmak için 4 yıllık fakülte mezunu olmak yeterliyken,
boğaziçi bilgisayar mühendisi bile olsan öğretmen olamazsın.
sanki özel güçleri var.
testi derhal yapalım.
devamını gör...
ülkenin komple iq testine girmesi gerek bence bunca vasatlığın, kalitesiz eğitimlerin, visyonsuz bireylerin, bilinçsiz ailelerin içinde kaliteli öğretmen beklemekte ne bilim biraz şey geliyor. kaliteli bireyler yetiştirelim önce insanlığı öğretelim, insanlar çocuklarının önünde eşlerinin boğazını kesiyor biz daha insanlık mertebesine ulaşamadık ki iyi insan olalım.
devamını gör...
hayallerinizi yıkmak istemem ama maalesef ülkemizde ıq testinde bile torpil var. yapan kişinin ıq'su ne ki gerçekten yüksek olanı ölçüp değerlendirebilsin?
neyse, bence belirli bazı mesleklere karşı temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp aynı meselelerle bu tarz provokatif saldırılar yapılması doğru değil. ülkemizde hangi meslek unvanını ele alsan elimizde kalacak şekilde dökülüyor. hepimiz birbirimizin lacivertiyiz, aynaya baksak göreceğiz belki. çok iyi durumda değil eğitimiz malum. peki ya sağlık, hukuk, tarım, sanayi, teknoloji, bilim, çevre, kültür, turizm... vs.?
ülkem adına topyekün aydınlanma ve diriliş olsun isterim. ama bunun ilk aşaması durumu doğru teşhis etme ve kabullenmeden geçer. kendi rolümüzü esirgeyerek etrafa b.k atarak değil.
devamını gör...
öğretmenliğin temelinde olan bildiklerini başkalarına aktarabilme yetisi, çocuklarla sağlıklı iletişim kurma gibi özelliklerin iq ile hiç bir ilgisi yok. iq testi ile öğretmenin ek ders düşkünlüğünü nasıl çözeceksin? nazi almanyasında tankları füzeleri zehirli gazları keşfeden yüksek yüksek mühendisler vardı, iş ahlakı ile iq arasında bir korelasyon yok.

bilgisayardan anlamayan insanlar sadece işlemcinin ghz hızını pc performansı için bir skala görürler ya, daha sonra teknik öğrendikçe işlemcinin işlediği veriyi aktardığı cache belleğin ddr ın da çok önemli olduğunun farkına varırlar. bir veryi ne kadar hızlı işlediğin kadar o veriyi aktarabilmen de önemli. yoksa çok bilip de çocuklara aktaramayan öğretmene de kafam girsin.

ya bu iq muhabbetini de ortaokuldaki kızlar ağızlarını yaya yaya birbirlerine laf sokmak için kullanırlardı, eşek kadar adamların hala iqnun ne olduğunu bilmeden bu çocukça muhabbetle insanların mesleki yeterliliklerini yargılamaları bildiğin densizlik. ayakkabı numaranız üzerinden de penis boyunuz hakkında yargılara varıp övünüyorsunuzdur da siz şimdi.
devamını gör...
öğretmenleri tek bir zihniyet ve anlayış grubu olarak algılamak hataların en büyüğüdür. her okulda işini en güzel şekilde yapan hayran olunası öğretmenler de var, her fırsatta kaytaran iş bilmez öğretmenler de var. ama günümüz öğretmen nesli bence cumhuriyet tarihinin en iyi öğretmen nesli. çünkü fedakar. fedakar olmasa bu zamanda öğretmen olmaz zaten. öğretmenliğin günümüzde ne kadar zorlaştığını bilmeden bu konuda konuşmamak gerek. burada öğretmenlere atıp tutanlar okullardaki işi gücü boş ver, sadece gürültü kirliliğine iki gün dayanamazlar.
günümüzde türkiyede çok becerikli, yetenekli dev bir öğretmen kadrosu mevcuttur ama sistem bu öğretmenleri verimli kullanmayı bir türlü becerememektedir. memleketteki işgüzarlık hastalığı öğretmenleri gereksiz işlerle meşgul edip duruyor. bir de nesil değişti. 2000 sonrası nesil bu memleketin canına okuyacak, sen dur! hormonlu gıdalarla besleyip teknolojiyle manyaklaştırdığın çocuğu veriyorsun eğit diye öğretmene. çocukların genetiği bozuk. öğretmen genetiği mi değiştirsin?

(bkz: öğretmen ne yapsın)
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar