ölüm

bir yok oluş olabileceğini aklımın alamadığıdır.
nasıl olur da bir insan yok olabilir? ümitleri, hayal kırıklıkları, öfkesi ve sevgisi nereye gider peki?
toprak onları da çürütür mü?

sevdiğim şu kadının gamze gamze gülümseyişleri de mi toprak olacak? saçlarının kokusu...

hayır hayır! olamaz!

sohbetlerimiz ne olacak peki? gülüşmelerimiz... gözyaşlarımız nereye gider? yapıp ettiklerimiz.
zulmedenin zulmü, yardımseverin iyilikleri de toprağa karışıp gider mi?

ışıl ışıl o gözlerdeki binbir mana, sözleri gereksiz kılıp herşeyi anlatan o gözleri de içer mi toprak?
bir türlü aklım almıyor.
annemin bana olan sevgisi, babamın ettiği sitem...

asfaltın üstünde, ağzında bir parça kanla yatan, üzerini gazete kağıtlarıyla örttüğümüz şu adam, asfaltın diğer ucunda ölü yatan şu köpek gibi midir? otomobil ikisinin de iç organlarını parçalayabilir. asfaltın üzerinde ikisi de cansız yatıyorlar.
hayır hayır! bir fark olmalı!

bizler ölümü idrak edebilen tek canlıyız. ölümü ve hayatı anlayıp düşünen, ölümden korkan tek canlıyız.
bunun bir anlamı olmalı değil mi?

hayata bakışımızın, yapıp ettiklerimizin, öfkemizin, hüznümüzün bir anlamı olmalı.

olmalı.
devamını gör...
canlı için sonsuz yokluğun başlangıcıdır. bazılarının öldükten sonra da yaşayacağım hatta cennete gideceğim tarzı yaklaşımlarını okudukça iyimserliklerine hayret ediyorum.
devamını gör...
Allah'ın hiçbir zaman yıkılamayacak kurallarından biridir.nitekim birçok bilim adamı ugraşmasına ragmen bırakın ölümsüzlüğü kansere bile çözüm bulunamamıştır.
devamını gör...
müstesna bir başa gelmedir vesselam.

- ölümle birlikte dasein, bizatihi kendi en zati varlık imkanıyla yüz yüze gelir. dasein için kendi ölümü, artık-şurada-olmama- imkanının olanağıdır. dasein kendi olma imkanı olarak böylelikle kendisiyle baş başa kaldığında, tamamen kendi en zati varlık imkanına atfedilmiş olur. kendisiyle baş başa kalan dasein, başka dasein'larla olan bütün irtibatlarından arınır. onun en zati, irtibatsız imkanı, aynı zamanda onun en uç imkanıdır da. dasein bir varlık imkanı olarak ölüm imkanını asla atlatamaz. haddizatında ölüm, dasein-imkansızlığının imkanıdır. böylelikle ölümün; en zati, irtibatsız, atlatılamaz imkan olduğu açığa çıkmış olur. bu bakımdan o, müstesna bir başa gelmedir. (varlık ve zaman, 266)
devamını gör...
büyük bir gerçek.
milyarlarca insan öldü şimdiye dek, lakin sanki kendimiz ölmiyecekmişiz bir sözleşme imzalamışızıda bana extra bir milenyum ömür verilmiş gibi algıladığımız, hissettiğimiz mevzu.
devamını gör...
cem karaca ifadesiyle:

ölüm

ölüm bana sırıtarak gel
ölümü öp n olur
yüzünde,o tanıdık riyakarlık
çünkü nice dost dediklerim,
sarılıp öptüklerim,
suratlarında aynı eda
ve sahtekarlık

elbette haksın, haktan gelirsin
kimi gördük ki,
dünyaya kazık kakmış da kalmış
heykelin bile dikilse
sen öldükten sonra
bakarsın tepene kuşlar kakalmış

cahar atıp şeş oynasam
gene yenersin beni
ölüm bana gülerek gel
ölümü öp nâ’olur
sırtımdan vurdurma beni
alnıma sık kurşunu
karşıma geç,yüzüme bak ve
öttür baykuşunu..


beni sordun mu ölüm
ikiz kardeşin doğuma
bağlayan ne çözen ne
bu hayat denen düğümü

kimi havyar yerken
kimi soğan cücüğünü
üç beş arşın beze sarar
öyle gidersin
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar