oryantalizm

kendini doğŸulu zanneden edward said, amin maalouf gibi ve tabi ki dir de bizdeki versiyonları vardır* düşŸünürlerin doğŸuyu batının istediğŸi gibi anlatmasıdır hem deve hem kuşŸ olduklarını zannederler ama ne deve gibi dayanıklı asildirler ne de kuşŸ gibi özgürlerden
batının doğŸuyu anlamaya çalışŸmak istemesi sonucu anca onlarla diyolog kurabilmesidir sadece batı için diyolog hoşŸgörü humaniz kendi içinde vardır barbarlara değŸil nede olsa temellerini juda-chist ve kadim roma üzerine kurmuşŸlardır.
devamını gör...
oryantalist bakış açısında, doğu hükmedilesi, hak etmeyenlerin elinde kalmış, var olmaması gereken kısımdır. doğu kadınları ise, onları hak etmeyenlerin boyunduruğu altında, yakışıklı vatikan askerleri tarafından kurtarılmayı bekleyen, muhtaç, egzotik ve gizemli doğulu unsurları barındıran şahıslar olarak tasvir edilir. demek istediğim bu manyakça şeyleri anlamak adına, 3-5 dönem ressamına bakın siz de canım Allah Allah...
devamını gör...
e.said lübnanlı bir hristiyan olarak batının şarkiyatçı bakışının patolojik noktalarını eleştiren "sağlam" bir entellektüeldir.eleştirileri batıya yol göstermiş olabilir ancak bu bakış açısı kapitalizmin fişini das kapitalle çeken k.marks ın da kapitalizm ve batıyı eleştirmesinin "adamları uyandırmak" olduğu anlamına yol açar. bu bakış açısı marazidir hastalıklıdır sayrıldır. asmayalım da besleyeli mi der gibi eleştirmeyelim de ne edelim dedirtir.netice itibariyle şarkiyatçılık doğu ve güneyin batı ve kuzey tarafından daha nasıl ne kadar sömürülebileceğinin reçetelerini hazırlayan batı hezeyanıdır.ama said onlardan değildir.
devamını gör...
oymalı kapıların, tahta kafeslerin, incecik peçelerin ardında saklanan doğulu kadınlardan biriyle bir kez sevişebilmek için yanıp tutuşurmuş batılı seyyah. süzülebileceği açık bir kapı bulabilmek ya da rüzgârın azizliğine uğramış bir çarşafın altındakileri dikizleyebilmek ümidiyle hep ara sokaklardan yürürmüş.
ülkesine döndüğünde, hiç dokunmadığı doğulu kadınların hiç görmediği sütbeyaz tenlerini, kılsız apış aralarını, etli dudaklarını, sanki görmüş ve dokunmuş gibi ballandıra ballandıra anlatırmış arkadaşlarına. her sene muhakkak gelirmiş doğu'ya.
seneler sonra nihayet hayali gerçek olmuş. doğulu kadınlardan biri arzusuna arzuyla karşılık vermiş. seyyah kadının evine vardığında, bir de bakmış ki dış kapı onun için ardına kadar açık bırakılmış. kendi kendine açıklayamadığı bir sebepten ötürü hiç mi hiç hoşlanmamış bundan. içeri girdiğinde, doğulu kadının soyunmaya başladığını görmüş. telaşla atılmış. "ne yapıyorsun? çıkarma. sakın ha çıkarma üstündekileri." kadın şaşkınlıkla yüzüne bakınca, kaçarcasına oradan ayrılmış seyyah.
memleketine döndüğünde, doğulu kadınlarla yeni gönül maceralarını dinlemeye can atan arkadaşlarını etrafına toplamış.her sene olduğu gibi bu sene de onlara anlatacak çok şeyi varmış.

(bkz: nazar sözlüğü)
devamını gör...
bir edward said baş yapıtı.

kulandığı dil, entellektüel kimliği icabı biraz ağır gelebilir.

kitap oryantalizm hakında kronolojik bir bilgi vermekten çok onu kulananların ruhunu okumak üzerine şekillenmiş.eğer daha önce oryantalizm hakın da bir kaç eser okuduysanız kitap oldukça anlamlı ve sevimli gelebilir.ama oryantalizm ile ilk tanışma için biraz sıkıcı gelebilir.
devamını gör...
geç antik dönemden sonra islam ve beraberinde yetişen ilk islam felsefesinin avrupada ilgi bulması daha ileriki zamanlara tekabul etmiştir. bu felsefe butunu, once kaynaklarıyla latinceye cevrilmiş, sonra avrupa dillerine tercume edilmiştir. avrupa düsünce hayatında o vakitler hukum suren skolastik düşünce için yeni ve karmaşık bu disiplinin irdelenmesi başlarda kendi dogruluklarının bir sağlama işlemi gibi görünmüştür. 8.-9. yyda germen halklarının iskandinavyada hristiyanlaşması ile aynı zamanlarda avrupanın kısım kısım yonetimsel kaderine etkide bulunan islami ekspansiyon da hızla devam ediyordu. mesela sicilya 9. yydan itibaren muslumanların yonetımınde 250 yıl kalıcakken, endülüs 8. yydan beri muslumandır. bu gidişat karşısında islam cografyası altında hristiyan kutsal yerleşim ve ibadethanelerini 'musluman kafirler'in elinden geri almak isteyen batı 11. yyda haçlı seferleri ne başlayacaktır. bu aynı zamanda avrupalılarla müslümanların tarihte ilk onemli kontagı olacaktır.

haçlı seferlerinin en önemli motivasyonu misyonerlik tir. muslumanlar hristiyan mirasın düşmanı değildir yalnızca, bilakis saptıkları yanlış yoldan geri kazanılması gereken hristiyan potansiyeldir. bu anlamda misyonerliğin en mühim aracı doğu dillerine hakimiyetten geçer ve 13. yyda avrupanın başlıca egitim merkezlerinde arapça ögretilen yüksek okullar açılır. bunlardan en önemli dördü paris, oxford, polonya ve ispanyadadır. aynı zamanda kuran tercume çalışmaları da çoğalmıştır. fakat bu dönemlere ait oryantalist veriler için bilimsellikten bahsedilemez olup, müslümanlar için yalnız savaş düşkünü, medeniyet yoksunu, bilimden ve ilerlemeden aciz bi kültür yorumuna varılmıştır.

19. yyda kolonicilik ve emperyalist yapılanmanın gelişmesi ile kolonial avrupa güçleri sahip olmak istedikleri ülkeler hakkında birikime ihtıyaç duymuşlar ve şuan orientalistik adı altında var olan yuksek okulları kurmuşlardır. bu yuzdendir ki bu fakultelerin o zamanlarki adı kolonial enstitüdür. alman oryantalizminde ilk kolonial enstitü kurucusu carl heinrich becker olup hamburg ta açılmıştır. oryantalizmin akademik bir disiplin olarak ilk açıldığı yer 18. yyda paris ken, ardından 19.yyda alman şark cemiyeti, ilerleyen yıllarda ise viyana üniversitesine bağlı orientalist fakultesi kurulmuştur.
devamını gör...
oryantalistlerin nedense hep batıdan çıkması beni hep düşündürmüştür.adamlar batının bilmem ne vahşi! batısından çıkarak yıllarca arapça,farsça öğrenip orada kalıp nedense ''bende sizdenim''demeye çalışan batının birer ''tarassut kulesi''olmuştur.oryantalistleri nedense hiç olumlu bakamam.tamam belki onlara göre bir bilim dalı olabilir,fakat oryantalistlerin bakış açısı sürekli olarak islamın geri kalmış bir din olduğu ve bu dinin ''yönetilmeye''mahkum olduğu tezidir.küçümseme üzerine kurulmıştur bir nevi http://oryantalizm.doğu sömürmenin bir başka adıdır oryantalizm.bir de bizde ki oryantalistler vardır ki onların bildiğimiz anlamda ''oryantalistlerle''hiç bir bağlantısı yoktur.onlar doğunun sömürgedelerinin verdiği villarla,banka hesaplarının kabarmasıyla hakikaten oryantal olurlar ya neyse!
devamını gör...
edward said'in muhteşem kitabı.

bu kitabı okuduğunuzda türk basınındaki israilperestleri de laikcanları da avrupalının bizlere bakışını da anlıyorsunuz.
bu kitabı okuduğunuzda ülkemizde ve dünyada müslümanı küçümseyen veya kullananan yahutta kullandığını sananların tahmin ettiğinizden çok daha fazla olduğunu idrak ediyorsunuz.
devamını gör...
bu fakultenin, bilimsellik iddiasındaki zilyon milyon ideolojik yaklaşım içinde güç bela yolunu bulmaya çalışan öğrencileri arasında kızların sayısı ortalama bi seminerde erkeklerinkinden 25e 5 gibi acık ara farkla fazladır ve onlara yönetilen en uyuz sorulardan biri 'ee bitirince nolcaksın dansöz mü? 'dür. ne olucağını anlattığında motivasyon uçurucu beteri gelir: 'hmm işsiz kalıcaksın yani? '
devamını gör...
dini inkara dayalı saçma sapan bir sistem. bu işi icra edenlere yanlış şekilde islam öğretilir ve tebliğ yapmaları istenir.

aslında bu zıkkımı icra edenlere neden oryantal demiyoruz? onlar da kıvırıyor bunlar da.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar