osman hamdi bey

1842-1910 yılları arasında yaşŸamışŸtır.
türk müzeciliğŸini kurmuşŸtur, arkeologdur, ressamdır.
güzel sanatlar akademisi sanayi-i nefise mekteb-i alisi'nin ve istanbul arkeoloji müzesi'nin kurucusudur.
devamını gör...
aksoy yayınlarından hakkında çıkan bir kitabın editörlüğünü yaptığım zaman tanımıştım. hayranı ve takipçisi oldum. paris te hukuk okumuş, büyük ressamların yanında çalışmış, birçok yerde arkeoloji kazılarına katılmış, türkiye de müzeciliği başlatmıştır.
devamını gör...
hepsinin bir örneğini, tarihçeleriyle bulundurduğum eserleri. erol aksoy en önemli osman hamdi kolleksiyoneriydi eskiden. ama tmsf el koydu hepsine. ne oldu acaba şimdi o eşsiz tablolara..

--- alıntı ---

* Kahve Ocağı (1879)
* Haremden (1880)
* İki Müzisyen Kız (1880)
* Kuran Okuyan Kız (1880)
* Çarşaflanan Kadınlar (1880)
* Vazo Yerleştiren Kız (1881)
* İstanbul Hanımefendisi (1881)
* İstanbul Hanımefendisi (1881)
* Gebze’den Manzara (1881)
* Çekik Gözlü Kız-Tevfika (1882)
* Türbe Ziyaretinde İki Genç Kız I
* Türbe Ziyaretinde İki Genç Kız II (1890)
* Feraceli Kadınlar (1904)
* Pembe Başlıklı Kız (1904)
* (bkz: kaplumbağa terbiyecisi) (1906)
* Mimozalı Kadın (1906)
* Şehzade Türbesinde Derviş (1908)
* Silah Taciri (1908)
* Beyaz Entarili Kız (1908)


--- alıntı ---

devamını gör...
gebze eskihisar da evi ve müzesi olan ressam. ne hazindir ki binanın önünden geçen insanların çok azı böyle bir değerin yaşadığı yerin orası olduğunu biliyor.
devamını gör...
1842 yılında istanbul'da doğdu. 1860'da hukuk öğrenimi için paris'e gitti. hukuk öğreniminin yanı sıra o dönemim ünlü ressamlarının atölyelerinde çıraklık yaparak iyi de bir resim eğitimi aldı.

1869 yılında bağdat yabancı işler müdürlüğü''ne atandı. 1871'de istanbul'a geri dönünce sarayda çalıştı. 1881'de müze-i hümayun (imparatorluk müzesi)'a atandı. bu görevi ile türk müzeciliğinin parlak dönemleri başladı. 1883 yılında güzel sanatlar akademisi sanayi-i nefise mekteb-i alisi'ni ve istanbul arkeoloji müzesi'ni kurdu ve müdürlüklerini üstlendi. 1884'te o güne kadar hiç gündeme gelmemiş olan ve çokça kayıp verilmiş olunan bir zaafı, antik eserlerin yurt dışına çıkarılmasını yasaklayan asr-ı atã®ka nizamnâmesini çıkarttırark yürürlüğe soktu.

osman hamdi bey, nemrut dağı, lagina ve sayda'da arkeolojik kazılar gerçekleştirdi. sayda'da yaptığı kazılarda bulduğu, arkeoloji dünyasının başyapıtlarından sayılan, aralarında iskender lahiti'nin de bulunduğu bir takım antik eserler çıkardı. burada bulunan eserler bugün osman hamdi bey'in bulmuş olduğu birçok eser gibi, kendisinin temellerini attırdığı istanbul arkeoloji müzesi'nde sergilenmektedir.

bazı önemli eserleri

kahve ocağı (1879)
haremden (1880)
iki müzisyen kız (1880)
kuran okuyan kız (1880)
çarşaflanan kadınlar (1880)
vazo yerleştiren kız (1881)
gebze’den manzara (1881)
çekik gözlü kız-tevfika (1882)
türbe ziyaretinde iki genç kız ı
türbe ziyaretinde iki genç kız ıı (1890)
feraceli kadınlar (1904)
pembe başlıklı kız (1904)
kaplumbağa terbiyecisi (1906)
mimozalı kadın (1906)
åžehzade türbesinde derviş (1908)
silah taciri (1908)
beyaz entarili kız (1908)
sarı kurdeleli kız (1909)
kaplumbağa terbiyecisi
leylak toplayan kız

kaplumbağa terbiyecisi

kaplumbağa terbiyecisi"kaplumbağa terbiyecisi", osman hamdi’nin en ilgi çeken ve özgün eserlerinden birisidir. 1906 tarihli eser, özellikle "lale devri"ndeki "sadabad eğlenceleri"nde geceleri bahçelerin aydınlatılması için kaplumbağaların sırtlarına mumlar dikilerek serbest bırakıldıkları bilgisi bir ipucu olabilir. yani osmanlı’nın devlet düzeninde "kaplumbağalar" da "kapıkulları" arasında yer almışlardır.

bu arada birkaç osmanlı kurumunun (sanay-i nefise, asar-ı atika müzesi, duyun-u umumiye, vb.) en üst düzeyinde yönetici olan hamdi bey’in kendi iş yapma alışkanlığı/tarzı ile astlarının yaklaşımlarına ilişkin bir allegori akla gelmektedir. osman hamdi’nin kendisi olan "terbiyeci" elinde neyi, boynunda maşası sırtında "keşkül-ü fıkarası" (dervişane bir tevekkülü akla getirmektedir. hafif öne eğilmiş olarak yapraklarını yiyen üç kaplumbağaya nezaret etmektedir.

arkada kalan iki kaplumbağa ise yemeğe yanaşmaya çalışmaktadır. osman hamdi bey’in mesai arkadaşlarına yönelik acımasız, ümitsiz bir hicvi olarak yorumlanabilir bir resim bu... önemli olan, alçaktaki tek ışık kaynağından gelen ışıkla aydınlanan resmin, öğelerinin ilgiyi konuya odaklayan bir yalınlık ve kurgu ile her tür gereksiz ayrıntının ayıklandığı çok başarılı bir bir başyapıt olmasıdır.

uzun süre işadamı erol aksoy'un koleksiyonunda bulunan tablo erol aksoy'un varlıklarına tmsf'nin el koymasıyla geçici süre devlete geçmiştir. eser aralık 2004'de açık arttırmaya çıkarıldı. türk resim sanatının en yüksek bedeline çıkan fiyatla suna kıraç-inan kıraç vakfı kuruluşu pera sanat müzesi açık arttırmayı kazandı.

tablo bugün suna kıraç-inan kıraç vakfı pera sanat müzesi'nde sergilenmektedir.
devamını gör...
tutunamayanlar' da bir rüyada - bu rüyanın kendisi başlı başına bir komedidir zaten- anlayamadığım bir alakasızlıkta kendisine yer verilmiştir. çok alakasız yerlerde konuşmaya atlayıp bize daha çok traktör gönderiniz, daha çok yağlı boya fırçası gönderiniz, bir yanlış anlaşılma oldu galiba, söz istiyorum, filan der. *
devamını gör...
okulda üniversite seçimlik olarak aldığım "osmanlıda toplumsal yapı" dersinde ,hayatını haftalarca ders olarak işlediğimiz kişi.finalden önce sabancı müzesine gitmiştik.finalde müzedeki osman hamdi resimlerinden soru çıkmıştı.

en ünlü eseri için



devamını gör...
sanatla, resimle en ufak bir ilgisi olmayan bir sahsin bile dilinden kendisine dair ovgu dolu sozler duydugum, gozlerimin yasarma sebebi ressam. hocasi kadar oryantalist turk. renklerine hayran oldugum kisi. kucukken mezarinin basindaki kavuga binaen evliya sanip dua etmisligim de vardir. onunden bilmem kac kez gectigim, benim olsa ya dedigim eski hisarâ´daki muze evine hic girmemis olmakla ne kaybetmekteyim hep merak ederim.
devamını gör...
bir çok kişinin ünlü eseri "kaplumbağa terbiyecisi" nin fahiş fiyata alıcı bulması neticesinde tanıdığı, farkına vardığı yetişmiş en iyi türk ressamlardandır.
devamını gör...
sevgili hocam edhem eldem'in amcası. evde dahi fransızca konuşurmuş. korkunç oryantalisttir. değişik çok değişik bir adamdır. herkesin kafasına göre yorumladığı biridir.
devamını gör...
emperyalist batı'nın orta doğu ve mısır'ın antik eserlerine iştahla saldırdığı ve o coğrafya insanının kültürel miraslarına karşı kayıtsız olmasını da fırsat bilerek en ufak parçasına kadar sömürdüğü devirlerde osmanlı toprağının bu kısmında târihe ve târihi eserlere sahip çıkılması gerektiğini aklederek girişimlerde bulunmuş, pek çok eserin gün ışığına çıkarılmasını sağlamış ve koruma altına alınmasına çalışmış olan kişi. o ve onun gibilerin çabaları olmasaydı, eserlerimizin çoğunu ancak fransa'da, ingiltere'de ya da amerika'da, camekân ardından görüp ah ederdik; ki, yüzlerce, hattâ binlerce islâm ve osmanlı eseri o durumda değil mi?

yoksa biz de biliriz, ressam kimliğiyle mâneviyâtımızı küçük gören resimlere imzasını attığını. ama târihi yargılarken tek pencereden bakarsak, elimizde kalifiye kişi kalmayacak!
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar