osmanlının başarısız komutanları

wikipediayı kaynak olarak alanların sarfettiği talihsiz cümle.
aynı wikipedinin 15 temmuz başlığında fethullah gülen'in darbeyi organize ettiği hususu iddia olarak yer almakta.
ne kadar tarafsız bir kaynak olduğunu siz düşünün artık.
ekleme: şimdi de ajan oldular. e aynı yere geldik be bro. adaları da musulu ve kerkükü veren de bazı varsayımlara göre ingiliz valisi olan zat değilmiydi. musul ve kerkük kime peşkeş çekildi o dönemde. kaldı ki bir kahraman düşünün doğduğu yeri görüşme konusu dahi etmiyor. mantıklı olun derken bunu kastettim ama anlayamadınız.
devamını gör...
1912 de osmanlı'yı sultan reşat'ın yönettiğini zannedenlerin hezeyanı.
onlara göre atatürk bir dehadır muhteşem bir askerdir.
böyle zamanlarda ılımlılık denen şey yerin dibine girsin dedirtiyorlar insana...
devamını gör...
kanuninin cihan devletini anadolunun yarısında zar zor tutanabilecek kadar geriletmiş, dünyadaki gelişmeleri takip edemeyip çsğın gerisinde kalmış en sonunda ülkeyi ve ordularını silahlarıyla teslim etmişlerdir. şükür ki içlerinden yiğit olanlar kurtuluş savaşında meydanlardaydı. malum diğerleri firardaydı.
devamını gör...
resmi tarih resmi tarih diye bir sürü gerçeği keyfi olarak reddeden bazı kişilerin görmezden geldiği gerçek. sadece başarısız değil, osmanlı son dönemi üst kademe komutan ve siyasetçiler arasinda ajanlik yapan, hangi batı ülkesinin muhibi olduğu bariz bir şekilde bilinen bir sürü kişi vardı.
mesela şu meşhur cümleden hiç haberiniz oldu mu ? edirne enver e gideceğine bulgar a gitsin. rakibi başarılı olmasin diye kafire toprak teslim etmeye razı olacak kadar birbirinden nefret eden, bunun vatan hainliği oldugunun farkına varmayan basiretsiz kişilerce yönetilen bir osmanlı son dönemi olduğunu biliyor muydunuz ?
ama yok. osmanlı mükemmeldi. zaten balkan harbini de mustafa kemal kaybetti, onca toprağı da...
devamını gör...
"osmanlı son dönemi üst kademe komutan ve siyasetçiler arasinda ajanlik yapan, hangi batı ülkesinin muhibi olduğu bariz
bir şekilde bilinen bir sürü kişi vardı."

işte onlardan biri de mustafa kemal'di anlıyor musun? sen ittihatçı enver'i ve ötekileri osmanlı paşası ilan et ittihatçı
kemal'i tut kahraman yap. bunlar aynı yolun yolcusu yenilikçi cumhuriyetçi insanlardı ve osmanlı'yı birlikte harcadılar.
olanlardan osmanlı'yı ya da osmanlı'ya sadık olanları suçlamak saçmalık...
t: gerçekleri görmekte diretenlerin ifadesi. zehir girmiş bir kere damara nereden savunacağını şaşırmış adamlar...
devamını gör...
komutanların hepsi başarılıdır. hatta hepsi istisnasız askeri bir dehalardır.
sorun bu askeri dehaların siyaset ve entrikalarda başarısız olmalarıdır. saraydaki çekişmelerden ve sinsi vezirlerin kurbanı olmuşlardır.
dikkat edin her başarılı komutan bir zafer kazandığında sarayda ayağını kaydırmışlardır yükselmemeleri için.
savaş kazanıp zafer ile istanbul'a dönerken ertesi günlerde idam edilen çok paşa vardır.
en yakın örneği plevne savunması kahramanı osman paşadır.
devamını gör...
gerçekler demek... bir hain ile bütün ülkeyi genellemek gerçek mi oluyormuş? desene o zaman ortada müslüman kalmıyor.

peki atasını ilahlaştıranlara ne demeli? mesela nutuk dünyaya inen son kitaptır sözleri? hadi onu geçtik kemalistlerin hep millet ve vatan düşmanı olması? m. kemal'i vatanı kurtardığı için seviyorlardı hani? niye şimdi aynı vatanı gidip gavurlara ağlayarak şikayet ediyorlar? terörist ile kolkola girmeler falan? bu ihanet olmuyor mu?

dur onları da geçelim. gerçekten bütün savaşlarda o mu komutanlık yaptı? niye başka hiçbir komutanın ismi bile geçmiyor? misal kurtuluş savaşını örgütleyen kişinin kazım karabekir olduğundan neden hiç bahsedilmiyor? m. kemal'i de o seviyelere vatana hizmet eder düşüncesiyle onun getirdiğinden falan?

sorular, sorular...

t: illaki var olan fakat ihanet ile yargılamanın saçma olduğu komutanlardır.
devamını gör...
ne ilginçtir ki, osmanlı nın duraklama dönemine kadar, donanma haricinde komutan isimlerinden fazla zikredilmez. genelde bütün başarı, şan, şöhret padişahın omuzlarında taltif edilir. zira padişah hep ordunun başında sefere çıkar. kimbilir ne kadar başarılı ve aldığı hayati kararlar ile savaş kazandıran paşalar vardır ama isimleri günümüze ulaşmamıştır. ruhları şad olsundur. fakat bundan sonraki süreçte ne zaman padişahlar saraya çekilerek üzerlerindeki yetkiyi, baskıyı, paşalara komutanlara bıraktılar, işte o zaman başarısızlık sorgulanmaya başladı. zaten iktalar, tımarlar için birbirleriyle çatışan komutanları da hesaba katarsak, her başarısız komutanın yerine hemen bir başka asker görevi devralmıştır. osmanlı nın son dönemi de malum, paşalar artık darbe yapıp saltanatı değiştirir hale gelmişler, cephelerde alınan her bir başarısızlığın faturasını millet devlet ödemiştir.
devamını gör...
hangi açıdan baktığımızla ilgilidir biraz başarısız komutanların kim olduğunu veya başarısızlıklarının ne olduğunu tespit etmek.
enver bey ile enver paşa arasında bile ciddi farklar vardır, tıpkı komutan mustafa kemal ile siyasetçi mustafa kemal arasındaki farklar gibi. tarih bu iki şahsiyeti defaatle bir kahraman bir hain ilan edip durmuştur hem de yirmi yıllık süre zarfında.

bu noktada konu enver üzerinden gidiyorsa ona şerh düşmekte fayda var.
enver bey kesinlikle hain değildi, kaliteli işler yaparak iyi örgütlenen fakat basiretsiz bir komutan olmakla birlikte gerçekten başarısız bir siyasetçiydi. eğitimi kallavi, oldukça dindar, fevkalade milliyetçi, temsil gücü yüksek bir kişi olmakla birlikte doğru zamanda doğru yerde olma kabiliyeti vardı. çizgisi siyaseten ayrılmakla birlikte devletçi bakışı abdülhamit han ile örtüşüyordu, bu sayede tebaa ve fırka tarafından sahiplenildi. onu bitiren ve osmanlı'nın ömrünü biraz daha kısaltan iki hatası vardı; almanya ile ittifak ve sarıkamış faciası. bugün laikiyle islamcısıyla bilip bilmeyen herkesin gömdüğü ittihat ve terakki kurulmasa, osmanlı'nın son dönemindeki hiçbir dinamik oluşamazdı. balkan harbi kaybedilirken direnişin tek merkezi ittihatçı çetelerdi, edirne'yi geri alma hamlesinin karar mekanizmasında enver'in rolü tartışılmazdı, müdafaa-i hukuk cemiyetlerinin ve milli kuvvetlerin tohumlarını atanlar saray destekçileri değil örgütçü gerilla liderleriydi.

bir parantez de devletin ahvaline açalım. tanzimat ile başlayan tuhaf demokratikleşme çabasının sonucu yalnızca devlette disiplin eksikliğine ve hakimiyetten mecburiyete bir politika değişikliğine sebep oldu. abdülhamit çıkar ve fütühat yerine denge politikasını benimseyerek direnç gösterdi eyvallah fakat bu süreçte kendi öz halkıyla arasını fena halde açtı casusluk faaliyetleri ve sosyal özgürlükleri kısıtlayarak. böyle bir durumda sürgünlerden, nepotizmden beslenen bir karmaşık ve leş bürokrasinin önü açıldı. osmanlı diplomasi noktasında öyle bitik bir haldeydi ki bir posta memuru olan talat bey sadaret makamına ulaşabilecek, ordu kuvvetlerinin yerlerini tayin edebilecek duruma ulaşmıştı.
bu açıdan o dönem ile mevcut siyasi hali benzetenler illaki olacaktır; yine liyakat yerine sadakat sayesinde yükselişler peyda oluyor, yine bilhassa dış politikada bir sağ bir sol yapıp başkalarının menfaatleri üzerinden bekamızı sağlama yoluna gidiyoruz, yine çatlak sesleri sansürle azaltma yoluna gidiyoruz, yine ilimden uzaklaşıp kapitale odaklanıyoruz. mamafih, tarih tekerrür etmiyor ve hiçbir zaman etmedi ki her çağın ve her dönemin hatta her şahsın etkilendiği faktörler ayrıdır diyebiliriz. ancak bazı gerçeklere gözümüzü ne zaman yumsak bizim yani toplumun canı yanıyor sadece, tepedekilerin cesareti ve umarsızlığı da bu yüzden...
devamını gör...
yüzyıllarca kendi çıkarları için kazan kaldırıp, padişaha isyan eden yeniçeri ağalarıdır.

savaşmak işteş bir fiildir ve karşınızda biri ile mücadele ederseniz savaşmış olursunuz. savaşta kaybetmek askeri literatürde başarısızlık sayılmaz, yenilmek olarak kabul edilir ve buna göre anlaşma yapılır. bu mantıkla baktığınızda edirne'yi canı pahasına savunmuş fakat teslim etmek zorunda kalmış olan şükrü paşa başarısız olmaz. aynı örnek medine müdafii fahrettin paşa için de geçerlidir. ama sultan abdülaziz'i tahttan indirmek için isyan edip, sonucunda emeline ulaşamayan serasker hüseyin avni paşa başarısız bir askerdir.
devamını gör...
merzifonlu kara mustafa paşa'dır. aslında ihtiraslı, tutkuları ve hedefleri olan azimli bir paşa'dır ancak 2. viyana kuşatmasında aldığı mağlubiyet bize çok şey kaybettirdi. kara mustafa paşa viyana'yı ele geçireceğine çok inanıyordu aslında. şartlar biraz daha olumlu olsa osmanlı sancağını viyana sokaklarında dalgalandırabilirdi de ancak ne yazık ki öyle olmadı. mağlubiyeti idamı ile sonuçlandı. osmanlı ise geri dönüşü olmayan bir çöküş süreci içerisinde buluverdi kendisini
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar