otlukbeli savaşı

akkoyunlu uzun hasan'la 1473'te fatih döneminde gerçekleşŸtirilen, ilk kez havan toğŸunun kullanıldığŸı, akkoyunlular'ın yenilgisiyle sonuçlanan savaşŸ.
devamını gör...
türkün türkle savaştığı az fakat kanlı savaşlardan biridir.çaldıran gibi,ankara savaşı gibi,hakkında konuşulurken içinde bolca "keşke" geçen cümleler kurulur bu savaşa da.
devamını gör...
osmanlılar ile akkoyunlu devleti arasında anadolu'da egemenlik kurma mücadelesinin neticesinde yaşanmış bir savaştır. akkoyunlu hükümdarı uzun hasan, karakoyunlu devleti'ninin topraklarını ele geçirerek sivas'a kadar gelmişti. karakoyunlu beyleri, uzun hasan'a karşı osmanlı'dan yardım istemekteydiler. buna karşılık, candaroğulları ve karamanoğlu beyleri de uzun hasan'a sığınmıştı ve osmanlı karşısında yardım istemekteydi. bu noktada fatih sultan mehmet'i düşündüren, anadolu'nun birlik sağlanabilmiş bölümünde yeniden kargaşa çıkması ihtimali ve tam yüzünü batıya dönmüş, roma'yı ele geçirme planları yaparken, doğuda böylesine bir tehdidin ortaya çıkmasıydı. fatih doğudaki sorunu çözmeden, roma'ya gidemeyeceğini düşünüyordu ve uzun hasan'ın karşısına çıkma kararını verdi.

diğer tarafta aslında karamanoğlu ve candaroğlu beylerinin istediği yardımlar umrunda değildi uzun hasan'ın, fatih'i yenerse istanbul'un sahibi olabileceği gibi ihtirasları da yoktu. onun için önemli olan doğu anadolu, azerbaycan ve iran üzerindeki hakimiyetini sürdürmekti. fatih'i, bu amacı için tehdit görüyordu. bir de toplara sahip olma arzusu... uzun hasan'ın türkmen süvarileri, osmanlı ordusundan aşağı kalır bir güç değildi. ne sayı olarak, ne yetenek olarak... ama ah o toplar... o topların olmaması... venedik ve roma söz veriyordu kendisine. "toplar bizden, istediğin kadar... yeter ki fatih'i ez", "mısır da destekliyordu. mısır, doğudaki dengeden memnundu. mısır için bu dengeyi bozabilecek tek güç osmanlı idi. işte iki ordu otlukbeli'nde bu şartlar altında karşı karşıya geldi. fatih, ordusunun muazzam top gücüyle, akkoyunlu ordusunu, bir daha belini düzeltemeyeceği şekilde bozdu, parçaladı. doğu anadolu tamamen osmanlı kontrolüne geçti. uzun hasan gücünü kaybetti. "benim ne zorum vardı osmanlı'dan" diyerek venedik ve roma'ya beddualar ettiği bilinir.

bu savaşın uzun dönemdeki en önemli sonucu, dedesi uzun hasan sonrasında bölgede oluşan karmaşa ve otorite boşluğundan faydalanacak olan şah ismail'in ortaya çıkmasına ve güçlenmesine, fırsat yaratacak ortamı yaratmış olmasıdır.
devamını gör...
"hasan padişah iran'ı fethe girişmişken kuzey anadolu'da osmanlı ilerlemesine ses çıkarmamış, daha sonra iki devletin rekabeti karaman ülkesinde yoğunlaşmıştı. fakat eninde sonunda, benzer siyasal gelenekler içinde doğdukları halde değişik gelişme yollarından geçen bu iki güçlü devlet birbirini tartmayı bırakıp doğrudan çatışmaya girecekti. osmanlılar da akkoyunlular gibi anadolu'nun türkmen boylarında yetişmişlerdi. fakat rumeli'nin uç boylarındaki ilerlemeleri sırasında güçlü merkezî yönetim kurumları da geliştirmişlerdi. osmanlı sultanlarının kapıkulu askerleri balkanlardaki savaşımlar sırasında avrupa'da geliştirilen ateşli silahlan en mükemmel şekilde kullanan bir askerî güç haline gelmişti. akkoyunlular ise türkmen oymaklarının birleşmesi ile iç asya tarihinde çok örneği görülen devletler gibi, birdenbire büyüdü ve güçlendi; becerikli bir komutan olan hasan padişah’ın yönlendirmesi ile diyarbakır'daki merkezinden doğuya doğru yayılarak kısa sürede batı asya’nın en büyük devleti oldu. hasan padişah azerbaycan ve iran'daki üstünlüğü ile yetinse, fatih sultan mehmet belki güney doğu anadolu'yu da akkoyunlular'a bırakıp karadeniz, ege ve balkanlar'daki bütünleşme siyasetini sürdürecekti. fakat 1472'de hasan padişah egemenliğini osmanlı elindeki anadolu içlerine doğru genişletmeye girişince osmanlılar elbet buna karşı koyacaktı. ertesi bahar toplanan osmanlı kuvvetleri sivas - erzincan üzerinden akkoyunlu ülkesine girdi. nihayet erzincan - erzurum arasında tercan'a yakın otlukbeli'nde iki devletin orduları bütün güçleri ile çarpıştılar. çok şiddetli bir savaştan sonra akkoyunlular'ın iran'ı fetheden türkmen atlıları, merkezini top ve tüfek kullanarak savaşan kapıkulu askerlerinin oluşturduğu osmanlı ordusuna yenilip çekilmeye mecbur kaldı. otlukbeli'ndeki karşılaşma osmanlı açısından savunma savaşıydı. zaferden sonra hedef akkoyunlu ülkesinin fethi değil, anadolu'daki osmanlı halkının dış tehditlerden kurtulmuş, güven ve barış içinde yaşamasını sağlamaktı. savaş alanına yakın bayburt ve şebinkarahisar kaleleri de alındıktan sonra amacına ulaşmış olan fatih sultan mehmet başkentine ve kendi fetih siyasetine döndü."

kaynak: metin kunt, ayla ödekan, hüseyin g. yurdaydın, suraiya froqhi; türkiye tarihi 2 (osmanlı devleti 1300-1600); s. 92, 93

otlukbeli doğu anadolu'da bayezid ve selim dönemlerine yansıyan ciddi sorunların başlangıcını imleyen savaştır. hem bölgenin demografisine tesir eden bir süreci başlatmak bakımından bugüne bakar hem de osmanlı ordusunun ateşli silahları kullanma becerisi bakımından askerî tarihi ilgilendirir. fatih'in bu savaş için sahra topları döktürdüğü rivayet edilir. bu toplar modern topçulukta sütre gerisi tabir edilen aşırtma atışlar yapabilmektedir rivayete göre. ateşli silahların kullanımında bu gibi hususlar savaş tarihinin ilki mi bilmiyorum, fakat 15. yüzyıl için önemli hadiselerdir.

devamını gör...
otlukbeli savaşı. osmanlılar’la akkoyunlular arasında 1473’te yapılan meydan savaşı.

16 rebîülevvel 878’de (11 ağustos 1473) tercan yakınlarında otlukbeli (başkent) mevkiinde meydana gelen bu savaş, osmanlılar’ın anadolu’daki birliği sağlama mücadelesi içerisinde önemli bir yere sahiptir. fâtih sultan mehmed’in trabzon rum devleti’ni ortadan kaldırmasından ve orta anadolu’da karamanoğulları üzerinde hâkimiyet tesis etmesinden sonra doğuda en güçlü rakibi, o sıralarda iran ve doğu anadolu’nun önemli bir kısmına sahip olan diyarbekir-tebriz merkezli akkoyunlu devleti olmuştu. akkoyunlular’ın başında bulunan uzun hasan, anadolu’da timur’un siyasetine benzer faaliyetlerde bulunuyordu. osmanlılar’la savaş halindeki venedikliler’le de diplomatik ilişki kurmuştu. venedik 1463’te osmanlı devleti ile savaşa girince uzun hasan’a arka arkaya elçiler gönderdi. akkoyunlu elçileri de venedik’e giderek görüşmeler yaptılar. ayrıca macaristan, rodos şövalyeleri ve kıbrıs krallığı ile de osmanlı aleyhine ittifak çalışmalarında bulundular. uzun hasan ordusunun eksikliklerinin farkında olduğu için venedik’ten ısrarla top ve tüfek istiyordu. uzun hasan, kendisine sığınan karamanoğulları’ndan pîr ahmed ve kasım beylerle isfendiyaroğlu kızıl ahmed bey’in tahrikleri neticesinde 877’de (1472) 20-30.000 kişilik bir orduyu osmanlı topraklarına gönderdi. akkoyunlu emîr ömer bey, tokat üzerine yürüyerek şehri baştan başa yağmaladı ve yaktı. bu baskın, fâtih sultan mehmed’in iran’a büyük gelir temin eden ipek ticareti güzergâhı üzerindeki tokat’ta oluşturduğu yeni gümrük ihdasına akkoyunlular’ın bir cevabı niteliği taşıyordu. emîr ömer bey, amasya’daki şehzade bayezid’in üzerine geldiğini haber alınca diyarbekir’e geri döndü. kısa bir süre sonra 1472 kışında bu defa yûsufça mirza kumandasındaki 20.000 kişilik bir akkoyunlu ordusu karaman’a yürüdü. karamanoğlu pîr ahmed bey, akkoyunlu desteğiyle karamanlı topraklarını ele geçirdi.

akkoyunlu ordusunun osmanlı topraklarındaki harekâtının haberi istanbul’a ulaşınca fâtih sultan mehmed otağını üsküdar’a kurdurup hemen sefer hazırlıklarına başlanmasını emretti. vezîriâzam ishak paşa görevden alınıp yerine mahmud paşa tayin edildi. mahmud paşa, kışın yaklaşmasından dolayı hazırlıkların tamamlanamayacağını söyleyerek padişahı seferin bahara tehirine razı etti. akkoyunlular üzerine konya valisi şehzade mustafa gönderildi. osmanlı ordusu, akkoyunlu kuvvetlerini eflâtunpınarı denilen yerde mağlûp etti (rebîülevvel 877 / ağustos 1472).

papalık, venedik, napoli ve rodos şövalyelerinin meydana getirdiği seksen yedi gemilik haçlı donanması da bu sırada harekete geçmişti. haçlılar, uzun hasan’la temas kurabilmek ve karamanlılar’a yardım edebilmek için silifke ve kızkalesi’ni (gorigos) alıp karamanlı kasım bey’e verdiler. böylece kıyı şeridi uzun hasan ile iletişim kurmaya uygun hale geldi. haçlı donanması daha sonra antalya’ya saldırdıysa da şehri alamadı. napolililer, venedikliler’le aralarında anlaşmazlık çıkınca donanmalarıyla italya’ya geri döndüler. venedik ve papalık gemileri 13 eylül 1472’de izmir’e saldırarak şehri ele geçirdi.

bütün kış her iki taraf nihaî karşılaşmanın hazırlıklarını tamamlamaya çalıştı. venedik, akkoyunlu hükümdarının istediği top, topçu ustası ve çeşitli silâhları birkaç gemiyle içel sahillerine gönderdi. ancak osmanlılar’ın aldığı tedbirler yüzünden bu mühimmat uzun hasan’a ulaşamadı. bu arada uzun hasan fâtih sultan mehmed’e yazdığı bir mektupta kapadokya ve trabzon’un kendisine verilmesi şartıyla barış yapabileceğini bildirdi. fâtih sultan mehmed cevabî mektubunda ağır sözlerle uzun hasan’ı baharda savaşa davet etti. fâtih, önce batı sınırlarından emin olabilmek için venedik’le dokuz yıldır süregelen savaşı sona erdirmeye çalıştı. osmanlılar’ın akkoyunlular’la savaşa girmesi üzerine rahat bir nefes alan venedikliler, uzun hasan’dan çok şeyler bekledikleri için eğriboz adasının kendisine teslim edilmesinde ısrar ederek barış teklifini geri çevirdiler. fâtih sultan mehmed ayrıca arkadan vurulmamak için macaristan’a bir elçi göndererek barış teklif etmişti. macar elçilik heyeti istanbul’a geldiğinde onun anadolu’da seferde olduğunu öğrenip arkasından gitmişti. padişah ayrıca memlükler’le de bir ittifak yapmıştı.

uzun hasan bu sırada müttefiklerinin faaliyetlerini ve yardım geldiğini haber alınca osmanlılar’a karşı harekete geçti. venedik elçisi barbaro, gorigos’tan 5 haziran 1473’te uzun hasan’a yazdığı mektupla venedik’in istanbul’a saldırmaya hazır olduğunu bildirince akkoyunlular büyük kutlamalar yapmışlardı. venedik senatosu, haçlı donanmasının ikiye ayrılması ve müttefiklerden işaret alınır alınmaz çanakkale boğazı’nın geçilmesi konusunu tartıştı. başlangıçta reddedilen bu fikir daha sonra kabul edilerek amiral mocenigo’ya bu yönde tâlimat verildi. ancak kıbrıs kralı jacques giacomo’nun ölümü yüzünden mocenigo kıbrıs’a gitti, böylece venedik donanması büyük bir tehlike oluşturmadı. venedik’in uzun hasan’a gönderdiği ateşli silâhlar da bir türlü akkoyunlular’a ulaştırılamamıştı. otlukbeli savaşı’nda osmanlı top ve tüfekleri muharebenin kaderini tayin edecekti.

bütün hazırlıklarını tamamlayan fâtih sultan mehmed, istanbul’un muhafazasına küçük oğlu şehzade cem’i tayin ettikten sonra şevval 877’de (mart 1473) üsküdar’dan hareket etti. padişah yenişehir’e ulaştığında rumeli beylerbeyi has murad paşa, gelibolu üzerinden geçirdiği rumeli kuvvetleriyle orduya iltihak etti. şehzade mustafa beypazarı’nda, şehzade bayezid kazova’da kendi birlikleri ile orduya katıldılar. osmanlı ordusunun mevcudu 70.000 ile 100.000 arasındaydı. osmanlılar’ın hazırlıkları devam ederken uzun hasan da ordusunu toplamıştı. akkoyunlu ordusunun ana gücünü 40.000’i mızraklı ve zırhlı, 30.000’i diğer silâhlarla donanmış 70.000 kişilik süvari birlikleri oluşturuyordu.

fâtih sultan mehmed, sivas’a ulaşınca orduyu savaş nizamında ilerletmeye başladı. buna göre merkezde önünde yeniçeriler, sağında ve solunda sipahilerle silâhdarlar olduğu halde padişah, sağ kolda emrinde has murad paşa bulunan şehzade bayezid, sol kolda maiyetinde anadolu beylerbeyi koca dâvud paşa’nın yer aldığı şehzade mustafa vardı. has murad paşa öncülere kumanda etmekte, dâvud paşa ise hemen onun arkasında yer almaktaydı. osmanlı ordusu bu şekilde kırk gün yol almasına rağmen uzun hasan ile karşılaşılmadı. istanbul’la düzenli haberleşme sağlanamadığı için osmanlı başşehrine akkoyunlular’ın galip geldiği rivayetleri ulaşmış, bunun üzerine şehzade cem kendi otoritesini kurma faaliyetlerine başlamıştı. vezîriâzam mahmud paşa sefer yoluna yakın bir mahalde bulunan uzun hasan’a ait şarkîkarahisar’ın (şebinkarahisar) alınmasını tavsiye ettiyse de fâtih bu teklifi reddederek ilerlemeyi sürdürdü. bu arada zaman zaman iki tarafın öncü birlikleri arasında çatışmalar yaşandı. niksar’da bir akkoyunlu birliğinin taarruzuna uğrayan osmanlı öncüleri bunları mağlûp etti. ordu koyulhisar ve şebinkarahisar üzerinden erzincan’a ulaştı. turahan bey oğlu ömer bey, erzincan’da uzun hasan’ın 5000 kişilik bir kuvvetini yenilgiye uğrattı.

osmanlı ordusu tercan taraflarında fırat’ı takip ederek doğuya doğru ilerlediği sırada akkoyunlular karşı sahillerde ortaya çıktı. buradaki uzun hasan kuvvetlerinin nehri geçmesini engellemek üzere osmanlı ordugâhı fırat’ın genişlediği bir kumsal alanda kuruldu. has murad paşa ile mahmud paşa maiyetine bir kısım asker verilerek nehrin karşı tarafına geçirildi. uzun hasan’ın oğlu uğurlu mehmed bey’in kumandasındaki akkoyunlu birlikleri nehri geçen osmanlı birliklerine saldırıp kısa bir çatışmadan sonra sahte bir geri çekilme yaptı. mahmud paşa bunun bir hile olduğunu anlayarak has murad paşa’ya ileri gitmemesini emrettiyse de has murad paşa, bazı kaynaklara göre maiyetindekilerin zaferin şerefini yalnızca mahmud paşa’ya bırakmaması yönündeki telkinleri, bazı kaynaklara göre de tecrübesizliği yüzünden onu dinlemeyip akkoyunlular’ı takip etti. dar bir geçide çekilen has murad paşa’nın birlikleri burada 9 rebîülevvel 878’de (4 ağustos 1473) cereyan eden çarpışmada bozguna uğradı. has murad paşa nehri geçmeye çalışırken boğuldu, turahan bey oğlu ömer bey, aydınoğlu hacı bey, molla fenârî oğullarından ahmed çelebi gibi devlet ileri gelenleri akkoyunlular’a esir düştü. osmanlı birliklerinin kaybı 4000’i buldu. vezîriâzam mahmud paşa bu muharebeye müdahale etmeyerek geri çekildi. bu ilk savaştaki başarısızlık osmanlı tarafında büyük moral bozukluğuna yol açtı. uzun hasan ise osmanlılar’a ilk darbeyi indirdikten sonra yine geri çekilerek ortadan kayboldu. bunun üzerine osmanlı ordusu bayburt tarafına yönelerek altı gün boyunca bu yönde ilerledi. bölgeyi iyi bilen akkoyunlu birlikleri osmanlı ordusunu takip ederek onları iyice yormak istiyordu. osmanlı ordusu, 16 rebîülevvel 878 (11 ağustos 1473) çarşamba günü tercan civarında sarp bir yer olan üçağızlı adlı mevkide ordugâh kurdu. öğle vakti, fırat havzasını çoruh’tan ayıran otlukbeli ismiyle anılan tepelerde uzun hasan’ın gâvur ishak kumandasındaki birlikleri göründü. dâvud paşa ile mahmud paşa, gâvur ishak’ın üzerine gönderildi. otlukbeli tepelerini tutmuş olan uzun hasan böylece osmanlılar’ı zor bir alanda savaşa mecbur tutmuştu.

dâvud paşa şiddetli bir hücumla gâvur ishak’ın tepeden aşağı inip yolları kontrol altına almasını engelledi ve tepeye çıkıp savaş nizamı almayı başardı. gâvur ishak geri çekilerek diğer akkoyunlu birliklerine katıldı. akkoyunlu ordusunun sağ kolunu kumanda eden uzun hasan’ın oğlu kör zeynel mirza, dâvud paşa’nın üzerine saldırdı. bu esnada fâtih sultan mehmed’in kumandasındaki asıl ordu tepeye tırmanmaya başlamıştı. dâvud paşa’nın anadolu askeriyle birlikte akkoyunlular’ı oyalaması sayesinde ilk olarak şehzade mustafa düzlüğe çıkıp zeynel mirza’ya saldırdı. iki ordu arasında şiddetli bir savaş başladı. bir süre sonra zeynel mirza osmanlı azebleri tarafından öldürüldü ve kesilen başı mahmud ağa tarafından şehzade mustafa’ya gönderildi. böylece akkoyunlu ordusunun sağ cenahı çöktü ve şehzade mustafa sol kol askeri ve diğer osmanlı kuvvetleriyle akkoyunlu ordusunun merkezini kumanda eden uzun hasan’ın üzerine yüklendi. osmanlılar’ın ric‘at etmesi halinde kaçanları imha etmek, akkoyunlu ordusu zor duruma düşerse çevirme harekâtıyla onları arkadan vurmak üzere babasından emir alan ve akkoyunlu ordusunun, sol kolunu idare eden uğurlu mehmed mirza, şehzade bayezid’in taarruzu karşısında biraz geri çekildi. bu kolda asıl savaşlar şehzade bayezid ile mirza mehmed bakır arasında yaşandı. uğurlu mehmed, osmanlılar’la kendi birlikleri arasındaki bir dereyi şiddetle müdafaa ederek şehzade bayezid’in bu tarafa geçmesine mani oldu. akkoyunlu ordusunun bozulmaya yüz tuttuğunu gören fâtih sultan mehmed maiyetindeki yeniçerilerden bir kısmını daha savaş sahasına sürdü.

uzun hasan, artık mukavemetin mümkün olmadığını anlayarak kendisine çok benzeyen alpagot pîr mehmed bey’i yerine bırakıp hızla kaçtı. osmanlılar, uzun hasan zannıyla alpagot’u esir ettilerse de kısa bir süre sonra uzun hasan olmadığını ve onun kaçtığını anladılar. akkoyunlu hükümdarının savaş meydanında kalan sancağı, davulu, mehterleri, cephanesi ve hazinesi fâtih sultan mehmed’in huzuruna getirildi. babasının kaçtığını ve kardeşinin maktul düştüğünü duyan uğurlu mehmed de savaş meydanından çekildi.

angiolello sekiz saat süren bu muharebede akkoyunlular’ın 10.000, osmanlılar’ın yalnızca 1000 kişi kaybettiğini belirtir. osmanlılar’ın galibiyetinde top ve tüfek üstünlüğünün büyük rolü olmuştur. osmanlılar bu savaşta çok sayıda esir almışlardı. bunların arasında timur soyundan mirza mehmed bakır, mirza zeynel, mirza muzaffer ile âlimlerden kadı mahmud süreyhî, uzun hasan’ın nişancısı hoca seyyid mehmed münşî, imamı hasankeyfli kadı ali de vardı. esir alınan türkmen askerlerinin çoğu öldürüldü. ancak kaçan akkoyunlu ordusu takip edilmedi. savaş alanında iki veya üç gün daha kalan fâtih sultan mehmed 28 rebîülevvel’de (23 ağustos) bayburt’u alıp geriye döndü. yolda uzun hasan’a ait olup darap bey tarafında müdafaa edilen şarkîkarahisar kalesi de ele geçirildi.

otlukbeli savaşı’nda elde edilen zafer, timur mağlûbiyetinden sonra doğudan gelecek tehlike korkusu taşıyan osmanlılar’a büyük bir moral kazandırdı. bu muharebe klasik türkmen ordularının osmanlılar’ın ateşli silâhlarla mücehhez düzenli birlikleriyle artık baş edemeyeceğini ortaya koydu. böylece osmanlılar’ın doğu anadolu’ya ve ticaret güzergâhına hâkim olmalarının yolu açılırken akkoyunlular bu yenilginin ardından kendilerini bir daha toparlayamadılar ve kısa bir süre sonra tarih sahnesinden çekildiler. onların boşluğunu ise yeni bir dinî-siyasî oluşum haline gelen, osmanlılar için daha önemli ve ciddi bir rakip olan safevîler doldurmuştur.

bibliyografya:

âşıkpaşazâde, târih (atsız), s. ı; l. chalkokondyles, histoire générale des turcs, paris 1662, ı, 250-252; j. barbaro, anadolu’ya ve iran’a seyahat (trc. tufan gündüz), istanbul 2005, tür.yer.; tursun bey, târîh-i ebü’l-feth (nşr. a. mertol tulum), istanbul 1977, s. 150-168; neşrî, cihannümâ (taeschner), ı, 207-213; ibn kemal, tevârîh-i âl-i osmân, vıı, 316-370; mîr seyyid ali b. muzaffer meâlî, hünkârnâme: tevârîh-i âl-i osmân (haz. refet yalçın balata, doktora tezi, 1992), iü sosyal bilimler enstitüsü; feridun bey, münşeât, ı, 278-289; uzunçarşılı, osmanlı tarihi, ıı, 93-105; barbara von palombini, bündniswerben auslandischer mächte um persien, 1453-1600, wiesbaden 1968, s. 13-30; m. k. setton, the papacy and the levant (1204-1571), philadelphia 1976, ıı, 222-223, 272, 311-321; selahattin tansel, osmanlı kaynaklarına göre fatih sultan mehmed’in siyasî ve askerî faaliyetleri, ankara 1985, s. 299-328; j. e. woods, akkoyunlular (trc. sibel özbudun), istanbul 1993; th. stavrides, the sultan of vezirs. the life and time of the ottoman grand vezir mahmud pasha angelovic, leiden 2001, s. 137-140, 175-180; fr. babinger, fatih sultan mehmed ve zamanı (trc. dost körpe), istanbul 2003, s. 263-278; bir yeniçerinin hatıratı (trc. kemal beydilli), istanbul 2003, s. 73-78; n. jorga, osmanlı imparatorluğu tarihi (trc. nilüfer epçeli), istanbul 2005, ıı, 144-145; uzun hasan-fâtih mücadelesi döneminde doğu’da venedik elçileri, caterino zeno ve ambrogio contarini’nin seyahatnâmeleri (trc. tufan gündüz), istanbul 2006, tür.yer.; necati lugal - adnan erzi, “fatih sultan mehmed’in muhtelif seferlerine ait fetihnameler”, istanbul enstitüsü dergisi, sy. 3, istanbul 1957, s. 177-192; reşit rahmeti arat, “fatih sultan mehmed’in yarlığı”, tm, vı (1939), s. 286-322; bekir sıtkı baykal, “uzun hasan’ın osmanlılara karşı kat’i mücadeleye hazırlıkları ve osmanlı-akkoyunlu harbinin başlaması”, ttk belleten, xxı/82 (1957), s. 261-284; a.mlf., “fatih sultan mehmed-uzun hasan rekabetinde trabzon meselesi”, tad, ıı/ 2-3 (1966), s. 67-83; şerafettin turan, “fâtih sultan mehmed-uzun hasan mücadelesi ve venedik”, tarih araştırmaları dergisi, ııı/4-5 (1967), s. 63-110; ilhan erdem, “akkoyunlu kaynaklarına göre otlukbeli (başkent) savaşı”, aü osmanlı tarihi araştırma ve uygulama merkezi dergisi: otam, sy. 4, ankara 1993, s. 151-159; halil inalcık, “mehmed ıı”, ia, vıı, 523-527.

erhan afyoncu *
devamını gör...
10. (Tematik)
(1473) osmanlılar ile akkoyunlu devleti arasında anadolu'da egemenlik kurma mücadelesi bulunmaktaydı.akkoyunlu hükümdarı uzun hasan karakoyunlu devleti'ni yıkarak, sivas'a kadar gelmişti.candaroğulları ve karamanoğlu beyleri de uzun hasan'a sığınmıştı.1473 tarihinde yapılan otlukbeli savaşı ile fatih sultan mehmet döneminde osmanlı, akkoyunlu devleti'ni yenilgiye uğratmıştır. *
devamını gör...
otlukbeli savaşında osmanlı ordusu aleyhine bir coğrafyada savaşı kabul etmek zorunda kalmasına rağmen ateşli silah üstünlüğü ve ordunun disiplini ve anlık durumlara göre taktik değişikliği sayesinde osmanlılar kolay bir zafer kazanmıştır. şöyle ki osmanlı ordusunun toplardan ve piyade gücünden oluşan kuvvetli bir merkezi ve süvari sınıfından oluşan hareketli kanatları vardır. savaşlarda bu iki kanat ilk önce saldırır ve geri çekilir böylece düşmanı kuvvetli merkeze çeker ve sağ sol süvari kuvvetleri düşmanın etrafını çevirip imha eder. otlukbeli savaşında ise bu taktiğe ters yüksek ve tepelik bir coğrafya olduğu için süvari geri çekilmemiş ateş üstünlüğü ve bu arada uzun hasan'ın çok sevdiği oğlu zeynel mirza'nın da ölümü akkoyunlu ordusunun moralini iyice bozup savaşı kaybetmelerine sebep olmuştur.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar