vay arkadaş ne fesatmışsınız. adamın belki sağlık sorunu var ondan oturamıyor. belki orta kulak iltihabı vav adamda. yapmayın avkadaşlav. *
devamını gör...
apaçi dedikleri donu düşük, saçı eskimiş tuvalet fırçasını andıran zibidilerin yaptığı eylem. adamlar bilmem nereden nereye kadar, elleri kotunun cebinde, bacaklar omuz hizası açık boklu dere kavağı gibi sallanarak gidiyorlar.
devamını gör...
bir kıl dönmesi rahatsızlığından dolayı olması çok mümkündür. etmeyin yadırgar bakışlar sergilemeyin hele birde bağsuru varsa ne zordur yarabbi
devamını gör...
(bkz: hurafe)
her gün otobüsle yolculuk ediyorum, nerde kardeşim o bahsedilen boş koltuklar? hiç rast gelmedim.
(bkz: şehir efsanesi)

hatta fıkrası var bunun, bir çocuk 16b ile okula giderken boş koltuklar olmasına rağmen oturmamış falan diye başlar.
yalan yani.
devamını gör...
bilim adamlarının da içerisinden çıkamadıkları bir durumdur. bir gün bir mühendis, bir iktisatçı, bir mimar, bir fizikçi ve bir de matematikçi belediye otobüsüne binmişler. en arkadaki beşli koltuğa oturduktan sonra kendilerini derin düşüncelere vermişler. otobüste de epeyce boş koltuk varmış. derken orta yaşlarda bir yolcu binmiş otobüse. istanbul kartını okuttuktan sonra boş koltuklardan birine oturmamayı tercih edip, orta koridordaki yerini almış. ve camı hafiften şöyle bir aralayıp rüzgarı bağrına bağrına yemeye başlamış. bilim adamlarımız aynı anda bu yolcuya odaklanmışlar. hepsi neden o kadar boş yer varken oturmayıp ayakta dikildiğini merak etmekteymiş. matematikçi dayanamayıp girmiş söze:

-"hiç boşuna kafanızı yormayın, kendisini altın orana göre konumlandırdı."
iktisatçı itiraz etmiş:
-"olur mu yahu, yakın zamanda ineceğinden tasarufu düşünüp en az adımı atacağı yeri seçti."
mühendis alaycı tavırla:
-"ne kadar mantıksız şeyler söylüyorsunuz, otobüsteki sarsıntıdan en az etkilendiği yer orası."
fizikçi durmaz tabii:
-"sebebini anlamadım ama ayakta dikilip güneş ışınlarını enseye denk getiriyor"
mimar ellerini çerçeve şeklinde tutarak:
-"bulunduğu noktadan şehrin mimarisini rahatça süzebiliyor"

demiş. hiçbiri ortak noktada buluşamayınca yolcuya davranışının sebebini sormuşlar. yolcu hepsini teker teker süzmüş ve:

-"çıban nedir bilir misiniz... hani bööööyle..."
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar