özge dirik

bir aralar "dergah"ta şŸiirleri yayımlanan genç şŸairlerden. bankacıyken ve kapitalizmle ciddi düşŸünsel problemler yaşŸarken ve üstüne üstlük bir de şŸairken.... intihat etmişŸtir...
devamını gör...
"özgedir" mahlasıyla şiirler de yayımlamıştır özge dirik. "kuzey yıldızı" çevresindendir. arkadaşları şimdilerde saçma sapan adamlar oldularsa da, onun zamanında kuzey yıldızı da, arkadaşları da başkaymış. 26 yaşında, oturduğu apartmanın 10. katından, ağustos 2004'te atlar dirik. bankacıdır. boğaziçi yahut odtü mezunudur. karısının adı meral değildir.
devamını gör...
iyi şairdi, çok erken öldü. şiirleri nasıldı dersen bir tane aşağıda var. ahmet abiyle anarız kendisini arada, anason kokuları eşlik eder..

ışık içinde yatsın. bu dünya ona hardcore geldi.

anestezi

içindekini sızdıracaksın bir akşam
tomurcuklanan beynin saçılınca ortaya
yasal olarak uyuşturulacaksın acıya.
ilk kanın demli rengi
hiç pıhtılaşmayacak gibidir ania.

bileklerini bozduracaksın bir akşam
sen avaz avaz bağırsan da
karabasan diyecek sağırlar buna da.
aşk henüz var iken
kafasını namluya sokacak teslimiyet
bir katilin kendini öldürmesidir ania,
en adil cinayet.

çocukluğunu camii avlusuna bırakacaksın bir akşam
aylar sonra ilk farkeden seni
sırf çocukları için dualarla sevişen
köşebaşındaki dilenci.
belden ve dizden büzgülü
demode bir don şimdilerde aşk
ağzını hangi musluğa dayarsan ania,
kan karışacak şehrin içme suyuna.

bildiklerini uyutunca bu akşam
gözlerinin önünde hayatını şeritleyecek
perdedeki bıçak silueti.
sokakların meryemliğini yaptığı çocuklara
utanmasam bi gözyaşı daha.
sen, içimdeki üçben
bazı notalarda sevişemeyiz ania
devamını gör...
kalabalık

"ipek böceği attım
eşarp düştü içime..."

'uyandım
rüyamda kanamış dilim
belki kıtlama jiletle bağrılan
yaşam öyküleri anlatmışımdır çocuklara.
çocuklar dedim de
onlar da kanadılar
kanınca bana.

kalktım
bir eşkiya rica etti yüklerimi
güzel de bir kadın
çocuğunu öleceği yaşa büyütemeden giden
bir anneyi uğurlamış olsa da
onyedi kalp kriziyle

yürüdüm
adımlarım nasıl da uyarılıyor
kapıyı çalan biri olduğunda
isterse bir hırsız olsun
kapıyı çalmaya yeltenen

öldüm

ve yarın üşüştüler başıma; yaşlar, ayaklar, gözler
ve yarı yaşam yakınmaları sürdü adıma
ve yar uzun saçlı bir adamla geldi mezarlığa
ve ya bir kadınla...

ve

gömdüler beni,
öldürdükleri gibi
özenle.'

özge dirik
devamını gör...
geleni uyuşturmaya yeminli
saklı karıncaları vardır ormanların
gözlerini genişleten bir aldatmaca; orman çabukluğu
istersen kulağına gerçeğini de fısıldar;
"çamlar kendi kendilerini budar."

senin içinde de hırsızlar vardır
uykundan uyandırır geceleri tıkırtıları
senin içinde de boşluklar vardır
düşebilir insan her sahte adımında
ki ben adım gibi bilirim bu acıyı

şarap’nel kırıklı bir geceyi sabaha emanet ederken
dilinde tatlanır kan revan sevda yemleri

evin içinde de dağlar vardır
kalbinin ısrarını saydırır geceleri
evin içinde de mezarlar vardır
kadın mezarları
kimilerinde yoncalanırken ellerin
bir dua bir ömrü tüketir kimilerinde …

devamını gör...
“sakat bir attım
kimse kurşununu harcamadı bana”

yeryüzünün eyvanında kısa süre konaklayıp seri adımlarla sunağına varan ve henüz 26 yaşındayken kimsenin acısını dindirmek için çaba harcamadığı nahif ruhunu bedeninin esaretinden kurtaran şair. özge… vasiyetinde tüm şiirlerinin bir araya getirilip kitap halinde yayımlanmasını ve bir nüshasının da kendi mezarına gömülmesini isteyen müntehir şair. kimseler bilmeden büyümüş ve yine kimselerin görmediğini görmüştür; umudun sendelediğini…
1978 yılında manisa’da doğmuş öğrenimini odtü iktisat bölümü’nde tamamlamıştır. yeryüzünde kısa süre soluklanan şairlerden biridir. istanbul’da yaşadığı evin balkonundan 27 ağustos 2004’te içinde bulunduğu boşluktan sıyrılarak kendisini bir başka boşluğa bırakmıştır. içinde bulunduğu çevreyle ve sistemle olan uyumsuzluğu onu şiirlerinde karanlık sayfalara iter. kimi şiirlerinde ölüm ve intihar teması göze çarpmaktadır.

“öldüm

ve yarın üşüştüler başıma; yaşlar, ayaklar, gözler
ve yarı yaşam yakınmaları sürdü adıma
ve yar uzun saçlı bir adamla geldi mezarlığa
ve ya bir kadınla...

ve

gömdüler beni,
öldürdükleri gibi
özenle.”

intihar, faillerinin sayısız olduğu bir cinayet biçimidir. maktul birdir. güçsüzdür, yalnızdır ve yenilmiştir. toplum her ne kadar bir aradayken tüm insanları kalbinde sonsuza dek yaşatacakmış gibi görünse de, ilk fırsatta uyum sağlayamayanları kendinden kusar. onları ittiği tecrit halinde yalnız bırakır. yalnızlık bir insana verilebilecek en ağır cezalardan biridir. toplum tarafından bir şekilde dışlanan kişi içine kapanır ve insanlar tarafından sarılmayan bedenine toprağın sarılma ihtimalini düşlemeye başlar. özge sosyal hayatta etkin bir insandı. bir işi vardı, çevresi, arkadaşları… ama devamlı içsel anlamda savaş halinde olduğunuz bir ortam nihayetinde sizi yener. yenilmek insana has bir şeydir çünkü, sistemler yenilmez.

hakkında fazla bilgi bulunmayan şairin başarılı bir şiiri vardır. dünyadan bu denli erken ayrılması türk edebiyatı için de kayıptır. şiirleri ağır ol bay düz yazı, hece, öteki-siz, pencere, varlık dergilerinde yayımlanmıştır. kuzey yıldızı’nı yayına hazırlayan ekipte de yer almıştır. hayatını sonlandırmadan önce geriye bıraktığı notta bir kitapta toplanmasını istediği şiirlerinin adı yazmaktadır. isteğine göre, yayımlanan kitabın bir nüshası da mezarına gömülecektir. bu isteği uzun zaman ne yazık ki karşılık bulamamıştır. nihayet 2014 yılında ve yayınevi nokta durağı ismiyle birlikte kitabını yayımlamıştır.
devamını gör...
"evden jilet aşırıp, kesti yanaşan uçurtmanın kuyruğunu
hayalinde aldatılmış bir kadın vardı.
o’na anlatmaya çalışıyor hâlâ;
birbirine sarılan iki uçurtmanın
bir daha asla uçamayacağını…"
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar