özledim

#ilişkiler  #özgürler 

uykusuza masallardan güzel mi güzel fd şarkısı

bir yıldızın gökten kaybı kadar arsız
ah bu gidiş çok zamansız..
sensizliğin tam ortasında
oyunsuz oyuncaksız..
ellerin..
ellerin..
şimdi ellerin elleri..
saçlarından bir yol inerdi
ortasına ellerimin
şimdi bir akarsu misafir
içinde gözlerimin.
gözlerin
gözlerin
gözlerin
gözlerin..
ben acılarımı dışladım
seni kendime eşledim
yokluğunda yağmur oldum
saçlarını düşledim..

özledim!
özledim!
özledim!

bazen susar bazen bağırır
yaralanmış sözlerim
sesin suskun
bu bir çığlık
vuruverir özlemin

özledim..
özledim..
özledim..
özledim..

ben acılarımı dışladım
seni kendime eşledim
yokluğunda yağmur oldum
saçlarını düşledim..

özledim!
özledim!
özledim!
özledim!
devamını gör...
yağmur da var
çok sevdiğim rüzgar da
bugün pazar
daha uyanmadı komşular
damların üzerinde kuşlar
daha rahatlar
radyolarda eski şarkılar çalıyorlar bu saatlerde
gönül penceresinden ansızın bakıp geçenlere doğru
yağmur da var
çok sevdiğim rüzgar da
daha uyanmadı komşular
bugün pazar
ve ben seni çok özledim
dışan çıkmak istiyor canım
tek başına haytalık etmek
ıslanmak pazar sabahında yağmurda
boş caddelerde dolaşmak
vitrinlerine bakmak mağazaların
sinemaların afişlerine
sokakların isimlerine
telefon kulübelerinde uyuyan çocuklara
bir merhaba demek sessizce
sahilde martılara simit atmak
otobüslerin ilk seferlerine binmek
gitmek istiyor canım
hayatın gittiği yere
ıslık çalıp şarkılar uydurmak kendi kendine
fırından taze ekmek alıp
buğusunu çekmek içine
ve ben seni çok özledim
tam böyle bir şey
çiçeğe su yürümesi
bebeğin ağlaması
toprağın uyanması
yağmurun yağması
ateşin sıcağı
bu pazar sabahı
tam böyle bir şey
bir sabahçı kahvesine uğramak
bir bardak çay
taze dem kokusu
hayatın atardamarlarında dolaşmak
bölmeden şehrin uykusunu
bir siir yazmak
pazar bulmacasının boş karelerine
åžiirde tam da bunu anlatmak delice
tam böyle bir şey
hesapsız gölgesiz bedelsiz kimsesiz
bir şiir yazmak
bir bardak çay içmek
sokaklarda gezmek
yağmurda ıslanmak
ve ben seni çok özledim..

(ibrahim sadri)

*
devamını gör...
fettah can'ın yazdığı murat boz'un okuduğu bir ceyda hatipoglu şarkısı. kardeşim dediğim murat boz'un bana attığı ikinci kelektir. ne var olum ben de şarkı yazarım, ben de söylerim, benim de six packim var. üstelik ben saksafon değil davul çalıyorum. alırım aklını murat, o kızı rahat bırak...


dışarıdan gördüğün gibi değilim
bir kez olsun buradan bakmadın
üzüldüm zannediyorsan şunu bil
canım yandı geçti çok yakmadın

yaz gelir içimi sarar aynı telaşlar
kim bilir belki de bir aşk başlar
dalgalanır deniz ne çıkar durur yavaşlar
kim bilir belki de bir aşk başlar

ben özledim galiba seni
bu yüzden bu kadar sitemlerim
sen üzülme acıdan bu sözlerim
karşımda görsem dolar gözlerim
devamını gör...
funda arar parçasıdır.

pişirdim sevdiğin yemekleri
suya koydum sevdiğin çiçekleri
evde ne varsa baktım, elledim
özledim, çok özledim

kucağımda senin aldığın bebek
dinledim hep aynı şarkıyı, dinledim
mumlar bitti ben yine bekledim
özledim, çok özledim

hep yürüdüğümüz sahildeyim
åžu küçük tekneyi nasıl da severdim
resmin buruştu terli elimde
onu denize atsam mı yoksa
bağrıma bassam mı bilemedim

önünden geçtim abonesi olduğumuz kahvenin
girip oturmaya cesaret edemedim
seni sordu bizim balıkçı
gözyaşlarımı tutsam mı yoksa
salsam mı bilemedim

http://www.dailymotion.com/...
devamını gör...
hit olmuş bir selami şahin parçası, sözleri şöyledir:

sen gittin ya yaşantımın bir anlamı kalmadı,
sen gittin ya pencereme bir kez güneş doğmadı.
sen gittin ya senden sonra mutluluğum olmadı,
senle geçen günlerimin değerini bilmedim.

özledim teninin kokusunu özledim,
özledim sımsıcak sohbetini özledim,
özledim sohbetini o sesini özledim,
gelmedin gözbebeğim can yoldaşım gelmedin.

sen gittin ya gözlerimde yaşlar bir an dinmedi,
sen gittin ya ellerimden resmin bir an düşmedi,
sen gittin ya o gün bugün inan yüzüm gülmedi,
gelmedin gözbebeğim can yoldaşım gelmedin.
devamını gör...
annemle bozuştuk biraz. kız kardeşim de tuhaftı bugün. aslında sabah namazına kusursuzca kalkmıştım, ezan sesi başka alemlerdendi sanki. rabbim, nasıl bi enerjiydi o! ezanın sonuydu ve onu duydum sadece. o an tüm hücrelerime bi bilgi mi desem, bi ruh mu, bi, bi, bi olumlu ürperti yayıldı. ha bak, suya taş atarsın ya hani, o böyle dalga dalga gölün kıyılarına dek genişler, izdüşümleri de dışardan bakılınca bile mutlu eder. işte öyleydi ezanın sonundaki Allah büyüktür söylemi. uyandığımda gözlerim yaşarmıştı, uyurken de dinliyormuşum meğer. özlemişim, hem de nasıl...
evet, aslında çok güzel bi gündü. sabah namazına sorunsuzca kalkabilmiştim. ama gün pek de güzel değildi işte. evvelki akşam zatınla konuştuğum için pek de mutluydum uyumadan önce ama, sonraki gün bi baş ağrısı vuku buldu.. zonk zonk zonk..

zaten hayal kuramadığım şu günlerde bi yerlerde hayal,lerimi çaldığını düşündüğüm kişileri farkettim sonra. öyle sinirlendim ki. ne bencilmişim sevdiğim... kurmaya kıyamadığım senleri bile sahipleniyormuşum. çocukken böyle değildim ama, hiçbir şeyime sahip çıkamazdım. haftada bir kalem kaybederdim. hayır annem de almıyordu, ben gidip alırdım. etrafımdaki insanlara bile rahat olmalarını öğütlerdim falan.. kaleminin ucu bitmiş çocuklara saldırıp ver kaleminin ucunu açayım kalemtıraşım var derdim. çocuklar kalemlerini öyle de çok sever, benden korurlardı. bu tuhaflıkta bu caniliğimi hatırlamak ne acı Allah ım; nereden çıktıysa...

ketumluğumun içerisinde bi yerlere sakladıklarımı çıkarmaya korkmamın tek sebebi işte pesimizm. hala vazgeçemediğim izmler.. gerizekalı insanların ellerinden çıkmış saçma putlar..

özlediğim güzel günleri başka dillerden duyunca hani benimkiler deyip onları hatırlamak kadar acısı yokmuş sevdiğim.
ellerim takatsiz. daha güzel günleri görmeden anlamsız duygulara hapsolmuşlar sanki.

acıdır ki insan istediği kapıdan girip çıkabilirken mahkumiyet duygusuyla kendini tek kapıya sıkıştırabiliyor.
bir kiviye mana buldum az önce, ekşi diye attım kenara sonra yine canım çekti. biraz önce de babamı üzdüm. en kötüsü bu ya zaten...

sabahtan beri en güzel olmam gerekirken en tuhaftım yine. namaza sorunsuzca uyanmıştım. seni özledim, baharatlı, elma kokulu güzel günlerimizi. toprak içtenliğini.. hayallerimi işte. niye kasıyosam...

büyüyünce yine geleceğim. uçan balonu yakalayabilince.. *
devamını gör...
doksanlı yılların başından, henüz ilkokula giderken dinlediğim bir izel çelik ercan şarkısı.. o zamanlara has kıyafetler, ormanlık bir alanı mekan seçmiş klip yönetmeninin yine o yıllara özgü dans figürleriyle harmanladığı o unutulmaz kareler.. çocuktum ve şarkıyı gerçekten keyifle dinlerdim, hatta sözlerini kağıda bile yazmışlığım vardı.. kimi özlüyorsam artık bilmiyorum ama repertuarıma kattığım ilk şarkılardandır.. şimdi çalsa yine o masumiyette ama muhakkak ki hüzün taşan sesimle söylerim.. özledim, özledimseni ben..

gözlerim dolu dolu oluyor
sen burdan çekip giderken
içimde bir özlem uyanıyor
ellerim kuru kuru duruyor
resmini alıp bakarken
özledim özledim seni ben

bırakıp ta gittin gideli
dudaklarım bomboş şimdi
giderken hiç düşünmedin mi
yalnızlık taketti canıma
ağlarken duyduklarıma
özledim özledim seni ben

şarkılar hep bizi soruyor
buluştuğumuz kafelerde
içimde fırtınalar kopuyor
ellerim kuru kuru duruyor
resmini alıp bakarken
özledim özledim seni ben


devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar