postmodernizm

#özgürler 

anlam olarak modernizm karşıtı demektir lakin sadece modern karışıtı olalım efendim o zaman postmodern oluruz demekle olmaz.aslında biraz şekilsiz bi fikir,ideoloji,akım ne dersen artık.åžekilsizi bilerek söyledim cünkü postmodernler tam olarak kalıplara karşıdır işte olay burda başlıyor.öncelikle postmodernizmin saçma birşey olduğunun savunan insanlar var ki tam olarak sınırları cizilemiyor diyorlar.peki efendim postmodernler ne diyor buna yahu zaten biz bi sınırı kabul etmiyoruz efendim kaldı ki su an içinde olduğumuz zaman postmodern bir zaman olduğundan tam olarak oturmama ihtimali var diyorlar.yani öyle ki bu adamlar delileri bile "kutsuyor" neymiş efendim bi kalıba bağlı değil (aslında kendi içinde deliliğinde bir kalıbı var ya neyse) sonuç olarak olayı insan doğasına atfederek şöyle diyebiliriz sanırsam önce mağralardaydık sulama kanalları tarım geliştik ihtiçlarımız buyudu hatta yıldızları bile gözledik gel zaman git zaman modern çağa ayak bastık ama noldu yetmedi hayde efendim postmodernizm harmanı oldu diyebiliriz.(ama dersen ki bilader her şey böyle başlamadı mı sen de haklısın ne deyim.

edit:gelen uyarılar üzerine belirtmek de fayda var sanırım anlatım bozukluğu yaşanmış kurduğum cümlede,neyse efendim hatayı düzelip buraya not düşmekte fayda var, aslında kelime manası olarak "modernizm sonrası" demek fakat burada postmodernizmi modernzimin devamı olarak algılamak yanlış olur, kavga eder bunlar sürekli araları yoktur yani.
devamını gör...
80-90'lardan sonra yaygınlaşan ve her yeni doğan çocuğa iki isim vermek gibi etkileri de olan bir süreç.hakkaten de isimleri evrim fatma, sacide özden, åžafak åžakir olan arkadaşlarım var.
devamını gör...
şöyle bir tiyatro oyunu varmış adını bilmediğim o açıklarmış nedir postmodernizm: efendim bir yaşlı teyze, bir genç abla ve bir adamdan oluşan bu oyunda, ilk olarak adam genç ablanın karısı olduğunu fakat kayınvalidesinin yani yaşlı teyzenin kızı olmadığını anlatır dururmuş, dermiş benim ilk eşim yani ki kayınvalidemin kızı ağır bir hastalık geçirdi ve öldü. ben yeniden evlendim fakat bu gördüğünüz yaşlı teyze kızının ölümünü kabullenemedi kafadaki sinirler bir hayli tahribata uğradı. biz de yeni eşimi ona senin kızın diye yutturduk onun da aklı kandırılmak için tetikde bekliyordu zaten. sonra teyze çıkarmış ve şöyle dermiş; kızcağızıma çok üzülüyorum, bu manyak adam ile daha nereye kadar. kızım hasta olup yataklara düştüğünden beridir böyle. tamam anladık üzüntüsünden bizde tasalandık kahrolduk lakin zayıf karakterli bu adam hastalıktan bu yana bu kadın benim eski karım değil, öldü o der durur.
kilit nokta olan genç abla oyun boyunca hiç konuşmazmış ve oyun bir muamma olarak sona erermiş.

devamını gör...
modernizmi çekemeyen bazı çevrelerce oluşturulmuş akım.* şaka şaka bir geçiş akımıdır kendisi. modernizmden ...izme doğru. ... nun adı henüz konmamıştır, absürdizm diyeni topuklarından vuruyoruz. * *
o yüzden bu gün ne kadar dillere pelesenk olsa da yarın kimsenin sallamayacağı bir akımdır. *
bir nevi avant garde sonrası modernizme tekrar dönememe sorunsalı *

bir de bununla ilgili bir anektod:
tiyatroda postmodernizmin babası robert wilson a sorarlar postmodernizmle ilgili düşüncelerini. adam o ne der. efendim derler siz kurucususunuz ya. adamın postmodernizmden haberi yoktur diğerleri en baba örneklerini verdiğini söyleselerde. ama aslında bu durum postmodernizmin ne menem bir şey olduğuna da işaret eder.

son olarak;
öteki beriki meselesidir, modernizmden ayrı bir şey değildir öyle olduğunu sayıklar ama kişilik bölünmesi deyip geçiniz.
zaman hala (bkz: modern times)
devamını gör...
20. yüzyılın sonları ve 21. yüzyılın başlarında gerçekleşen bir takım sosyal, politik ve kültürel fikir ve imajlara gönderme yapılan terim.

modernizmin karşıtı.
devamını gör...
jean-françois lyotard the postmodern condition (1979) da bugüne kadar meta narratives (hikâyeler ötesi) olarak ya da grand theories (muazzam teoriler) olarak adlandırdığımız, din gibi, marxism, kapitalizm veya bilim gibi şeylerin artık hayatlarımızda eskisi kadar önemli olmadığından bahseder.

ilerlemenin konsepti, -sanat, teknoloji, tıp ve bilimdeki gelişmelerin kesinliği, kaçınılmaz olarak greater good (daha iyiye) doğru taşınabilir- şu anda kesin olmayıp, tartışmaya açık görünüyor.

ilerleme (bkz. progress) bazen, insanları kontrol ederek ve cctv* gibi veya devletin şahsi e-postaları okuması gibi şeylerle yani sıradan vatandaşlar üzerinde casusluk
yaparken de görülebiliyor.

*cctv: a television system that is not used for broadcasting but is connected by cables to designated monitors (as in a factory or theater)
devamını gör...
postmodernizm günümüzde çok sık kullanılan bir terim olmasına rağmen hâlâ üzerinde tartışmalar yürütülmekte ve neyin "postmodern" olduğu belirsizliğini sürdürmektedir. içinde yaşadığımız "postmoden toplum"un terim olarak önemi ve kapsamı üzerine biraz daha aydınlanmak için mesela (bkz. dominic strinati)'nin (1995) (bkz. postmodernism and popular culture) denemesini inceleyebilirsiniz.

birçok sanat tarihçisine göre, "modernizm" bir hareket olarak 19. yüzyıl sonlarında başladı ve 1960'lara doğru sona erdi. böylece "postmodernizm", 1970'lerde başlayıp 21. yüzyılın başlangıcına doğru gelişen batı toplumlarının kültürünü ve toplumun cinsini tanımlama ve nitelendirmede yararlanılan bir terim oldu.
devamını gör...
her ne kadar genel tanımı bulunsanda aslında ne olduğu kesin bir dille açıklanamayan kavram. belkide gizli paradoks diyebiliriz. yada bilmiyorum.
devamını gör...

--- alıntı ---
Edebiyatta 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başlarındaki modernist arayışın eski canlılığını yitirmesinden sonra, çeşitli üslüp ve yönelişleri belirlemek için kullanılan terim. Dışavurumculuk ve gerçeküstücülük akımlarına uzanan modernizm, geleneksel biçimlerin yükünden kurtulmak, öznenin yeni yaşantı olasılıklarına denk düşen yeni biçimler yaratmak istemişti. Artık tümüyle yeni hiçbir şeyin olamadığı savıyla yola çıkan postmodernizmse, geleneği bilinçli olarak devralarak, onu baştan yadsımak yerine, onun sunduğu eski biçimler içinde dönüşümler yapma, gedikler açma stratejisini benimseyen bir akımdır.

Modernist edebiyatın öznesi, bireysel ama aynı zamanda evrensel bir öznedir ve çoğu zaman da erkektir. Postmodernizmse her öznenin, her kahramanın, her değerin tarihsel, kısmi ve sınırlı olduğunu baştan kabul eder.

Postmodern edebiyatın başlıca temsilcileri arasında, Umberto Eco, Gabriel Garcia Marquez, Jaques Deridda, İtalo Cakvino, John Berger ve J. F. Lyotard gibi romancılar ve edebiyatla felsefe arasındaki sınırı aşan düşünürler sayılabilir.
--- alıntı ---

*
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar