postmodernizm

#özgürler 

şu zaviyeden bakalım. şu çağın insanının bilmediği ve ileriki çağlarda daha iyi anlaşılabilecek ve hatta onların da bilmeyebileceği bir bilgi akışı vardır. bu sadece birikim değil yığın olarak da olabilir ama zamanı dondurmak ve buna göre gerçeklik tespitleri hep eksik kalacaktır, gerçek tespitleri hiçbir zaman yeterince gerçek olmayacaktır. teori pratiğe vardığında bozulma kaçınılmazdır ve bu hep böyle olacaktır. islam felsefesi olarak tabir olunan literatürdeki maddeleşen şeyin kaçınılmaz eskimesi gibi insanın seküler anlamda oluşturabileceği her düzenin, kutsalının, bilgiyi yorumlama biçiminin de bozulmakla kaim oluşuna vurgu öncelenir.

bilimsel, dini, gündelik veya başka türlü, yani her türlü bilgiye karşı sadece şüpheci yaklaşmak değil, şüpheciliği de aşan şekilde yetersizliğimizin farkında olarak yaklaşmalıyızdır, fakat bu yetersizliği de kabul etmeyecek kadar ihtiraslı sorularımız olmalıdır. daha doğrusu içinde bulunduğumuz zaman dilimindeki gerçeklikleri evrensel ve değişmez olarak sunmamız çağcıl bir etnosantrizmden başka bir şey değildir.

işte modernizmin öngördüğü bu mutlak gelişim vaadi, bilimsel bilgi ile sunduğu kesinlikler de dini bilgiler gibi sorguya açıktır. yani modernizmden farkı modernizmin dini aştığı iddiasına karşılık hem dini hem bilimi aşmış daha kapsamlı yaklaşım ve şüphecilik alanının genişletilmesi, dinsel bilgiden bilimsel yaklaşım ve felsefeye de sıçratılması. tabii katı modernizmin hücumu karşısında bunalan din müntesiplerine bu bilim eleştirileri anlamında postmodern argümanlar sığınak olarak görülebiliyor. fakat bu şemsiyedeki iğne delikleri sinsi bir ıslanmayı ve yakini uzaklaştıran insan biçimini de doğuruyor. ayrıca düşman müphemleşiyor. postmodernizmi esasında katı modernizmin tıkanmışlığı ve bir anlamda soluklanması, felsefesini daha kapsamlı ve insana dair daha kuşatıcı hale getirme sancısı olarak okumak da tartıştığı konulardan azade düşünmek de bakış aöısı olabilir. bilimle din çürütülmüştür savına karşılık, bunun çarpıp yamulduğu alanlarda adeta seküler bir ilahiyat oluşturma arayışları diyebiliriz. böylece ahlak da rölativizmin kucağında bireye dönük, bireysel bir din mesabesinde ve insanın yetersizliğine dair yeterlilik hissedecek raddede zengin verilerle beslenecek, çelişkilerden doğan üretim her halükarda belirsiz de olsa daha sağlam bir zemine oturavaktır.

üstelik bu arada postmodernizmin yansımalarının yanında katı modernist hava da tamamen dağılmış değil. insanın yetersizliği değil, insanın yeterliliği üzerinden yürümek ve bilgiyi biçimlerken onun en zayıf noktası olan ihtirasının dinsel ya da dindışı tezahürleri kim ne derse desin baskınlaşmaktadır. aksine bilimin somut ayağı teknolojinin sunduğu icatlar insan bazında düzeni değil daha karmaşık ve hızlı, insanlığın başa çıkmakta zorlandığı kaosu tetiklerken yabancılaşan insanın yabancılığına dahi yabancılaştığı bir oyalanma, hakikate dair arayışın dahi ihtiyaç olmaktan çıkışı gibi süreçler, hızın insan dimağı üzerinde direkt yansımaları evrimi yönlendiren gücün evrimden etkilenen güçle karmaşası, bu gücün temel bakış sağlayıcılarının ihtirasıyla harmanlanmışlığı gibi hususlar ve işte postmodernizmin gelip de durduğu nokta da bu kaosu tanımlamaya dönük daha zengin içerik kullanımı, genişliği, aşmışlık ve yetersizlik arasında sıkışıklığı kabulden başka bir manaya geliyor değil. postmodernizm artık yeni sorular sormanın vakti geldiğini öngörür ve esasında cevap vermek değil soru sormak üzerine konumlanmışlıktır dersek belki de hata etmiş sayılmayız.
devamını gör...
insanlığın kendi necasetiyle oynama evresidir. ve doğal sonuçtur. çünkü dünyanın bütün pencereleri sanat, bilim ve felsefe yoluyla kapatılmıştır.
devamını gör...
felsefenin ve sanatın bilimdeki kuantum derecesidir. anladığınızı düşünüyorsanız anlamamışsınız demektir. bir nevi felsefe ve sanat için gerileme veya herhangi bir yere gitmeme dönemidir. avrupa'da 2. dünya savaşından sonra tetiklenmiş bu akım artık insanlara her şeyin saçma ve gereksiz gelmesinden doğmuştur. buhrandan doğan bu akım lastik gibi nereye çekerseniz çekin ben postmodernistimdir der.

not: ontoloji bir gün yeniden doğacak, ontolojinin askerleriyiz.
devamını gör...
tarif edilmesi çok zor bir kavramdır. modernizm sonrası der geçilir ve bu tabir hiç bir "post" u anlamanıza yardımcı olmaz. şöyle söyleyelim; modernizm dediğimiz şey, sanayi devrimi sonrası oluşan modern toplumun her türlü anlayışını tasvir eden bir kavramdır ancak zaman ilerledikçe ilim, teknoloji, hayata bakış açısı kısacası her şey değişim gösterir. değişim gerçekleştikçe modernizmin ürünü olan anlayışlara, çağın gereklerine tam olarak cevap veremediği için eleştiriler yönetilir ve ufak rötuş ve dokunuşlar yapılarak çağa uygun olarak revize edilir. revize edilmiş modernizm anlayışına postmodern denir. işte benim postmodern tarifim bu.
devamını gör...
postmodernizm tartışmaları kültürel teori alanında,
modernist sanat biçimleri ve pratiklerinden koptuğu iddia edilen
bir dizi kültürel yapıntıyı tanımlayan mimari, edebiyat, resim vb.
alanlarda yeni “postmodern” kültür biçimlerinin
işaretleri olarak başladı.

felsefe alanında, kartezyen-lockeçu-kantçı gelenekler
içinde kurulmuş bulunan bunalım içindeki felsefe geleneğinin
yerini alacak yeni bir postmodern felsefe ihtiyaç olduğu
iddiaları ortaya çıkmaya başladı.

postmodernizm, meta-anlatılar karşısında
kuşkuculuğu savunur ve metafizik, tarih felsefelerini ve
herhangi bir totalleştirici düşünce biçimini reddeder.

sonuç olarak, postmodern toplumsal teoriler üretilemediği gibi
modern ve postmodern arasındaki kırılma ya da kopuşta
neyin söz konusu olduğu da yeterince teorileştirilemedi.

buna rağmen postmodernizm entellektüel bir olgu olarak
özellikle batı dünyasında etkisini gittikçe arttırmakta
ve büyük tartışmalara neden olmaktadır.
devamını gör...
modernizm sonrası, modernizm ötesi. [ing. is. fel.]
modernizmi düşünce, ilim, sanat ve sosyal hayatın farklı alanlarında eleştiren, sorgulayan, reddeden anlayış, düşünce ve oluşumların tamamı.
*
devamını gör...
1. [fel.] aydınlanmaya karşı, evrensel, tümel, nesnel bir doğruluğun varlığına kuşkuyla bakan, bu kuşkuları doğrultusunda da keskin kavram karşıtlıkları üzerine kurulmuş ikilikleri yıkmayı amaçlayan düşünce akımı.

2. [topb.] felsefe, bilim, mimarlık, yazın ve değişik yaşam alanlarında 'üst-anlatı'ya duyulan inancın ve 'özgürlük ve doğruluk mitleri'nin geçerliliğini yitirdiğinin düşünüldüğü toplumsal duruş ve modernizmi sorgulayan anlayışlar bütünü.

3. [yazb.] 20. yüzyılın ortalarında başlayan, modernizmden özellikle uzaklaşmaya özen gösterip daha önceki biçem ve geleneklere dönmeyi, büyük kuram ve ideolojilerden, önemli olarak görülen sanat akımlarından uzak durmayı savunan, özellikle sanayileşme sonrası bir bakışı yansıtmaya çalışan güzel sanatlar, kültür ve eleştiri akımı.

(alm. postmodernismus, m; fr. post-modernisme, m; ing. postmodernism) *
devamını gör...
kuralın kuralsızlık, ilkenin ilkesizlik olduğu kavram. 1980 ve 90 larda türkiye solu tarafından aman efenim postmodernizm patlayacak, alacak başını gidicek
diyerek bir dönem yaygara koparmaya çalışının tırt çıkması unutulmamalı.
devamını gör...
*

apolloncu yaklaşımı terkederek, tamamıyla dionyosçu yaklaşıma angaje olmuşluktur.

(bkz: apollonculuk ve dionysosculuk)

apollon ve dionysos çiftlemesini ortaya atan ilk kişi schiller'dir ve sonrasında bunu sistemli bir şekilde sunan niçe'dir (bkz: tragedya'nın doğuşu). bu çiftleme çok tartışılsa da, avrupa'daki tüm ezberleri bozmuştu ve apolloncu olmak çok mantığa yatkındı. 20. yy'la beraber avrupa'da hemen apolloncu bir sanat anlayışı gelişmişti ama ne olduysa ikinci dünya savaşı'ndan sonra olmuştu, lakin abd'yle beraber resmen dionyosçu sanat anlayışı gelişmeye başlamıştı. apolloncu tavrını sürdürmek isteyen avrupa, abd'nin kültür emperyalizmi'ne karşı çok dirense de buna dayanamamış ve kendisi de diyoniyosçu anlayışa geçme zarureti hissetmiştir.

bu iki figürü bir hatırlayalım:

apollon - güneş tanrısı: aklın, mantığın, hayallerin, estetiğin

dionysos - şarap tanrısı: sarhoşluğun, coşkunluğun, kendinden geçmenin

karakter karşılığı olarak sembolize edilmektedir, dolayısıyla bu yaklaşımın modernizm ve postmodernizm üzerine ne denli belirleyici olduğu görülmektedir.
devamını gör...
post-modernizm kesnlikle bir akım değildir, lakin içinde bulunduğumuz dönemdir. dolayısıyla ne kadar kaçınsakta, çevremiz bunun etkisindedir. evet kimi kişiler post-modern üslubu çok benimsemiştir ama bu etkilenmeyeceğimiz anlamına gelmez. neticede insan, iletişim ortamında her zaman alıcı konumundadır ve verici de kitle iletişim araçları'nı çıkarları doğrultusunda kullanan erklerdir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar